İçinde GÖNÜL olan 14 kelime var. İçerisinde GÖNÜL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında GÖNÜL olan kelimeler listesine ya da Sonu GÖNÜL ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

GÖNÜLLENDİRMEK

13 Harfli Kelimeler

GÖNÜLLENDİRME

12 Harfli Kelimeler

CANIGÖNÜLDEN

11 Harfli Kelimeler

GÖNÜLDAŞLIK, GÖNÜLLENMEK, GÖNÜLSÜZLÜK

10 Harfli Kelimeler

GÖNÜLLENME, GÖNÜLLÜLÜK, GÖNÜLSÜZCE

9 Harfli Kelimeler

GÖNÜLLÜCE

8 Harfli Kelimeler

GÖNÜLDAŞ, GÖNÜLSÜZ

7 Harfli Kelimeler

GÖNÜLLÜ

5 Harfli Kelimeler

GÖNÜL


Kelime bulma makinesi

G L N Ö Ü Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

GÖNÜL, ÖLGÜN

3 Harfli Kelimeler

GÖL, GÖN, GÜL, GÜN, ÖLÜ

2 Harfli Kelimeler

NÜ, ÖN, ÜN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖNÜLLENDİRMEK

  1. [-i] Gönüllenmesine sebep olmak

GÖNÜLLENDİRME

  1. [isim] Gönüllendirmek işi

CANIGÖNÜLDEN

  1. [zarf] İçtenlikle, çok isteyerek, canıyürekten
    • "Ev halkı da şu kızın bir an evvel başının bağlanmasını canıgönülden istedikleri hâlde, yine de kumarbaz Hayri'ye kız vermezler." (Sait Faik Abasıyanık)

GÖNÜLSÜZLÜK

  1. [isim] Bir işi istemeyerek yapma, isteksizlik

GÖNÜLDAŞLIK

  1. [isim] Gönüldaş olma durumu

GÖNÜLLENMEK

  1. [nsz] Gücenmek, darılmak, alınmak

GÖNÜLLENME

  1. [isim] Gönüllenmek işi veya durumu

GÖNÜLSÜZCE

  1. [zarf] İsteksiz bir biçimde, istemeyerek
    • "Dizginleri tartıyor, kamçısı ile gönülsüzce vuruyor." (Memduh Şevket Esendal)

GÖNÜLLÜLÜK

  1. [isim] Gönüllü olma durumu

GÖNÜLLÜCE

  1. [sıfat] Biraz gönüllü
  2. [zarf] Biraz gönüllü olarak

GÖNÜLSÜZ

  1. [sıfat] Gönlü olmadan, isteksiz yapılan
  2. [zarf] Gönlü olmadan, istemeyerek

GÖNÜLDAŞ

  1. [isim] Duyguları aynı olanlardan her biri, candan dost

GÖNÜLLÜ

  1. [sıfat] Bir işi yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken isteyerek üstlenen
    • "Yabancı dil bildiği için de Kore'ye gönüllü olarak göndermeye kalkmışlardı." (Çetin Altan)
  2. Çok istekli
    • "Henüz nizamiye ve gönüllü taburların neferleri dağılmamıştı." (Ömer Seyfettin)
  3. [isim] Seven kimse veya sevgili

GÖNÜL

  1. [isim] Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı
    • "Gönüllerin birbirine kaynaştığı o günler millî bayramlarımızdan biriydi." (Orhan Seyfi Orhon)
    • "İstanbul'un yetiştirdiği mizaçtan anlar, gönül avlamasını bilir dalkavuklardan biriydi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
    • "Gözünü ve gönlünü avutmak için türlü hoppalıklar yapıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Gözlerin kızarmış, niye ağladın? / Bir başkasına mı gönül bağladın?" (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. İstek, arzu
    • "Okumaya gönlün var mı?"
    • "Çok yüklendiler zavallıya, biraz da gönlünü almalı..." (Tarık Buğra)
    • "Atölyelerde bu işe gönül veren idealist öğretmenler ders vermekteydi." (Cahit Uçuk)
    • "İlk tanıştığımız günden beri bana karşı gösterdiği yakınlıkla gönlümü çelmiş bulunmaktaydı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü