İçinde ALKAN olan 17 kelime var. İçerisinde ALKAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ALKAN olan kelimeler listesine ya da Sonu ALKAN ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

ÇALKANABİLMEK

12 Harfli Kelimeler

ÇALKANABİLME

11 Harfli Kelimeler

BALKANOLOJİ, ÇALKANTISIZ

10 Harfli Kelimeler

BALKANOLOG, ÇALKANTILI, KALKANDERE

9 Harfli Kelimeler

BALKANLAR, BALKANLIK, ÇALKANMAK, KALKANCIK

8 Harfli Kelimeler

ÇALKANIŞ, ÇALKANMA, ÇALKANTI

6 Harfli Kelimeler

BALKAN, KALKAN

5 Harfli Kelimeler

ALKAN


Kelime bulma makinesi

A A K L N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

AKLAN, ALKAN, ANLAK, KALAN, KANAL

4 Harfli Kelimeler

ALAN, ANAL, ANKA, KALA, KANA, KLAN, LAKA

3 Harfli Kelimeler

AKA, ALA, ANA, KAL, KAN, LAK, LAN, NAL

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, AN, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇALKANABİLMEK

  1. [nsz] Çalkalanma imkânı veya olasılığı bulunmak

ÇALKANABİLME

  1. [isim] Çalkanabilmek işi

ÇALKANTISIZ

  1. [sıfat] Çalkantısı olmayan
    • "Çalkantısız deniz."

BALKANOLOJİ
...
KALKANDERE
...
ÇALKANTILI

  1. [sıfat] Çalkantısı olan
    • "Gece yıldızsız, deniz hafif çalkantılı idi." (Haldun Taner)
  2. Düzensiz, karmakarışık
    • "Oldukça çalkantılı günler geçirdi, isteklerinin çoğunu gerçekleştirecek zaman bulamadı." (Tomris Uyar)

BALKANOLOG
...
KALKANCIK

  1. [isim] Tohum içerisinde embriyoyu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek embriyoya veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça

BALKANLIK

  1. [sıfat] Sıradağlarla kaplı olan (yer)

BALKANLAR
...
ÇALKANMAK

  1. [nsz] Çalkama işine konu olmak
  2. Deniz, göl dalgalanmak
    • "Bu loş ve serin salonların altında Haliç'in denizliğini unutmuş, uslu suyu çalkanır." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  3. Coşmak
  4. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak
  5. Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak
    • "Herkes, her şey bir bahar sevinci içinde çalkanır durur." (Haldun Taner)

ÇALKANIŞ

  1. [isim] Çalkanma işi veya biçimi

ÇALKANMA

  1. [isim] Çalkanmak işi
    • "Mehtap âlemiyle bütün Boğaziçi'nin çalkanmasına rağmen bu gecenin bir saz gecesi olacağını mutlaka herkes işitmiş olamazdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)

ÇALKANTI

  1. [isim] Deniz ve gölde dalgalanma
  2. Çalkanmış şey
    • "Yumurta çalkantısı."
  3. Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp
  4. Coşku
    • "Lodos rüzgârı es esebildiğine / Dinmesin gönlümdeki çalkantı." (Behçet Necatigil)
  5. Kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum
    • "Beraat etmen büyük çalkantı yaratır basında." (Çetin Altan)

BALKAN

  1. [isim] Sarp ve ormanlık sıradağ
    • "Podima balkanları içinde, bir alandan, bir çalılık içinden Ahmet Efendi'yi çıkarıp getirmişler." (Memduh Şevket Esendal)

KALKAN

  1. [isim] Ok, kılıç vb.nden korunmak için savaşçıların kullandığı korunmalık
  2. Toplum olaylarında güvenlik görevlilerinin çeşitli saldırı araçlarından kendilerini ve başkalarını korumak için kullandıkları, özel olarak yapılmış korumalık
  3. Koruyucu
    • "Akbabanın kanatlarından başka kalkanı yoktu galiba." (Yusuf Ziya Ortaç)

ALKAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü