İçinde İL olan 5 harfli 169 kelime var. İçerisinde İL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında İL olan kelimeler listesine ya da Sonu İL ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İLMİK

  1. [isim] İlmek (I)

SİLME

  1. [isim] Silmek işi
  2. [zarf] Ağzına kadar dolu, sıvama, lebalep
    • "O çağlarda saraylar, konaklar, yalılar silme cariyedir." (Salâh Birsel)
  3. Baştan aşağı, tam olarak, tamamen
  4. Duvar, tavan vb. yerlerde yapılan kabartma kenar

FİLAR

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Hafif bir terlik

ÇİĞİL
...
İLKEL

  1. [sıfat] İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif
    • "İran'da ve Afganistan'da bu aşiretleri idare edenlerin ilkel planda kalmış menfaatleri var." (Çetin Altan)
  2. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif
  3. [isim] Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad
  4. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz
  5. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif

İLHAN

  1. [isim] İmparator
  2. İran Moğollarında hükümdarın unvanı

ÇİPİL

  1. [sıfat] Ağrılı ve kirpikleri dökülmüş (göz)
    • "Annesininki gibi çipil fakat daha siyah ve kapakları şişmiş gözleri parlak, ufarak ve batıktı." (Peyami Safa)

KİRİL
...
CAHİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Öğrenim görmemiş, okumamış
    • "Bu maskara sosyete bana cahil diye bakar." (Halide Edip Adıvar)
    • "Bu konularda yeni kuşağın yanında her zaman cahil kalmaya mahkûmuz." (Haldun Taner)
  2. Bilgisiz
  3. Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan
    • "Bu doktorun karşısında cahil, aptal oluyorum." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız)
    • "Esasta batıl itikatlara inanmış cahil bir kızcağızdı." (Refik Halit Karay)

SİLİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kum, çakmak taşı, kuvars vb. silisyumun oksijenli birleşimleri

BİLAR

  1. [isim] Katranlı kıldan yapılan ve kalafat işlerinde kullanılan bir tür macun

BİLİR

  1. [sıfat] "Anlar, sayar, yapar" anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz
    • "İşbilir."

KİLSİ

  1. [sıfat] Kili andıran, kile benzeyen, kil gibi

TACİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hızlandırma, çabuklaştırma, tezleştirme

BİLEK

  1. [isim] Elle kolun, ayakla bacağın birleştiği bölüm
    • "Sonra bileğini avucumun içine alarak nabzını sayıyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Güç, kuvvet

TİLKİ

  1. [isim] Köpekgillerden, uzunluğu 90 cm, kuyruğu 30 cm kadar, ırklarına göre çeşitli renklerde olan, ağız ve burnu uzun ve sivri, kümes hayvanlarına zarar veren, kürkü beğenilen bir memeli türü (Vulpes)
  2. [sıfat] Bu hayvanın postundan yapılan (manto vb.)
    • "İki hanım yaşları geçkince olmasına bakmayarak sürmüşler, boyanmışlar, omuzlarına tilkilerini almış, kurulmuşlar." (Memduh Şevket Esendal)
  3. [sıfat] Çok kurnaz
    • "Ne tilkidir o, bilmezsiniz."

BİLGİ

  1. [isim] İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat
    • "Bildiği ahbaplardan Sami Bey hakkında bilgi edinme ve tanışma yolu bulmak." (Refik Halit Karay)
    • "Sormuş, soruşturmuş, ailesi ve çevresine ilişkin bir sürü bilgi toplamıştı." (Atilla İlhan)
  2. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf
    • "Babası, önce ona, Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti." (Halide Edip Adıvar)
  3. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf
  4. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler
  5. Bilim
    • "Doğa bilgisi."
  6. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam

İLKAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dölleme
  2. Döllenme
  3. Aşılama

EVCİL

  1. [sıfat] Eve ve insana alışmış, kendisinden yararlanabilen (hayvan), ehlî, yabani karşıtı
    • "Ham ağaçları evcile çeviririm, aşı yapmayı bilirim, budamayı bilirim." (Nezihe Araz)
  2. Yerli

BİLME

  1. [isim] Bilmek işi
  2. Bir şeyin ne olduğunun bilincine varma
  3. Bilgi edinmenin gaye ve sonucu

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü