Sonunda UT olan 5 harfli 45 kelime var. UT ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde UT olan kelimeler listesine ya da başında UT olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

T U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

TU, UT

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VÜCUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnsan veya hayvan gövdesi, beden
    • "Koltukta vücudunu bir yandan bir yana çevirirken âdeta inliyor." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Erkek sporları tarihe karışıyor, halter kaldıran, vücut yapan kadın atletler gündelik manzaralar arasında..." (Atilla İlhan)
    • "Koridor burada sola kıvrılarak yeni bir dehliz daha vücuda getirmektedir." (Halit Fahri Ozansoy)
  2. Var olma, varlık

HASUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kıskanç
    • "Bu hasutların dedikodularına inanmak caiz mi?" (Peyami Safa)

SUKUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Düşme
    • "Bu davanın sukutunu talep ederim." (Sait Faik Abasıyanık)

KURUT

  1. [isim] Kurutulmuş süt ürünü
    • "Yoğurt kurutu. Kaymak kurutu."

TOPUT

  1. [isim] Çökelti

ARMUT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Gülgillerden, çiçekleri beyaz, yurdumuzun her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis)
    • "Ankara armudu. Hacı Hamza armudu."
  2. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi
  3. [sıfat] Çok bön, çok aptal

HAVUT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Deve semeri

MAMUT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Filgillerden, dördüncü zamanda Avrupa ve Asya'da yaşamış olan, şimdi ancak fosili bulunan iri, kıllı bir hayvan (Elephas primigenius)

TABUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ölünün içine konulduğu sandık biçiminde araç, sal
    • "Eskiden tabutlar arkasında para ile tutulmuş ağlayıcılar giderdi." (Falih Rıfkı Atay)
  2. İçine yumurta konan uzun sandık

MAHUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bilinen, adı geçen, sözü geçen
    • "Kümbetin duvarı içinden mahut kutuyu çıkaran bendim." (Refik Halit Karay)

AKDUT

  1. [isim] Beyaz renkte olan dut

SAMUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Susan, suskun

SOMUT

  1. [sıfat] Varlığı duyularla algılanabilen, müşahhas, konkre, soyut karşıtı
    • "Taş, su, hava somut birer varlıktır."
  2. [isim] Somut olan şey

VÜRUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Geliş, gelme
    • "Ben onun yatağa bu suretle vüruduna hayret ederken o, gözlüklerini çıkarıp yanındaki masanın üstüne koydu." (Memduh Şevket Esendal)

LAHUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tanrı âlemi
  2. [sıfat] Kutsal
    • "Dünya senin bu lahut avazeni duymadıktan sonra kimin sesini dinler, kime kulak asar?" (Samiha Ayverdi)

LAZUT

  1. [isim] Mısır

HUTUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çizgiler
    • "Köy evlerinin kızıl loşluğundan gece karanlığına geçerken keskin hututu eriyordu." (Halide Edip Adıvar)

KOMUT

  1. [isim] Askerlere, izcilere, öğrencilere beden eğitimi çalışmalarında veya bir tören sırasında bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için verilen buyruk, emir

LOBUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kalın, kısa ve düzgün sopa
    • "Yaradana sığınıp Osmanlı tokadını çarptık mı adamı lobut yemişe çeviren biz değil miydik?" (Atilla İlhan)
  2. Kol gücünü geliştirmek için kullanılan, gürgenden jimnastik aracı

HANUT

  1. [isim] Hizmet karşılığı olarak özellikle turist kafilelerini alışveriş etmeleri için belirli dükkânlara götürme işinden alınan yüzde

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü