Sonunda RE olan 5 harfli 47 kelime var. RE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde RE olan kelimeler listesine ya da başında RE olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ER, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CEMRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
    • "Bu cemre sözü Arapça kor ateş manasındadır." (Burhan Felek)
    • "Bugün cemre suya düştü."

CEDRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Guatr

EMARE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Belirti, iz, ipucu
    • "Fakat hepsinin yüzünde korku ve endişe emarelerini ayan beyan görmüştüm." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

AŞURE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Buğday, nohut vb. tanelerle kuru yemişlerin bir arada şekerle kaynatılmasıyla yapılan bir tür tatlı

FİFRE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yanlamasına çalınan, altı tane deliği olan, tahtadan bir tür flüt

METRE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yer meridyen çemberinin kırk milyonda biri olarak kabul edilen, temel uzunluk ölçüsü birimi
    • "İskenderun körfezine sekiz yüz metre yukarıdan bakıyordum." (Refik Halit Karay)
  2. Genellikle desimetre, santimetre, milimetrelere bölünmüş ölçü aracı

ESİRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dişi tutsak
  2. Cariye, dişi köle

LİBRE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Yarım kilogramlık bir ağırlık ölçü birimi

SETRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Düz yakalı, önü ilikli bir tür ceket
    • "Müdür Bey, senelerden beri giymediği sırmalı setresini, kılıcını sandıktan çıkardı." (Memduh Şevket Esendal)

İDARE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yönetme, yönetim, çekip çevirme
    • "Aramızdan biri mesela ev sahibi Kâzım Bey müzakereyi idare etsin." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü
    • "Lakin siz, yine sabaha kadar kalacakmışız gibi idare edin mumu." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Bir kurum veya kuruluşun yönetildiği yer veya makam
    • "Meğer Gazi Paşa gelecekmiş. İdare her sınıfa Afet Hanım'ın Yurt Bilgisi kitabından üçer nüsha dağıttı." (Haldun Taner)
    • "Evler ve dükkânların Ahmet'i idare edeceği belli idi." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Bir kurumun işlerini yürüten kurul
    • "Gazete idaresi tarafından zarf kazara açılmış." (Peyami Safa)
    • "Bu kumaşı o fiyata veremem; idare etmez."
  5. Tutum
    • "Bir şeyi idare ile kullanmak."
  6. İdare kandili veya lambası
  7. Hoş görme, göz yumma
  8. Yetinme
    • "Bu son hatıralarla sonuna kadar idareye çalışıyorum." (Sait Faik Abasıyanık)

FLÖRE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Dürtücü kılıç
  2. Bu kılıç kullanılarak oynanan bir tür kılıç oyunu

İBARE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir düşünceyi anlatan bir veya birkaç cümlelik söz
    • "Şu ibarelerin neresinde dilimizin şivesine uygunluk var?" (Ahmet Rasim)

NEKRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Beklenmedik hoş ve şaşırtıcı sözler söyleyen, güldürücü hikâye anlatan (kimse), nükteci
    • "Nekre ve zarif, iyi bir hatipti." (Falih Rıfkı Atay)

ANTRE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Giriş
    • "Antrede duran portmantonun aynasına göz attı." (Refik Halit Karay)
  2. Başlangıç yemeği

DEVRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dönem
    • "Bu kadar uzun bir bekleyiş devresi, tatsız ara veriş yeter." (Aka Gündüz)
    • "Devlet Bakanı borçların eritileceğini, dış borçlanma için bankaların ve özel sektörün devreye alınacağını kaydetti."
  2. Çevrim

SUARE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Gece gösterimi
  2. Akşam yemeğinden sonra yapılan eğlence, toplantı
    • "Karargâh, şerefine büyük bir suare vermek için hazırlanmakta idi." (Falih Rıfkı Atay)

ÇEVRE

  1. [isim] Bir şeyin yakını, dolayı, etraf
    • "Büyük kentlerin çevreleri gecekondularla sarılmıştır." (Oktay Rifat)
  2. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam
    • "Her girdiği çevreye kişiliği ile birlikte olgun ve asil bir huzur havası getirirdi." (Haldun Taner)
  3. Sırma işlemeli mendil
    • "Geçen gün sandığı karıştırırken elime işlemeli çevreler geçti." (Mahmut Yesari)
  4. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit
    • "Siyasi çevreler. Sanat çevresi."
  5. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit
    • "Babanın ve çevresinin var güçleri ile destekledikleri düşünülebilir." (Haldun Taner)
  6. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst
  7. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi
  8. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü

ZERRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çok küçük parçacık
    • "Kendi servetinden bir zerresini vatan namına feda etmemişti." (Ömer Seyfettin)
    • "Bazen o muammalı hâl tamamen üstünden kalkıyor, zerre kadar eseri kalmıyor." (Sermet Muhtar Alus)
  2. 0,00156 g olan ağırlık ölçü birimi
    • "Kadın, içinde zerre kadar şefkat bulunmayan bir sesle..." (Atilla İlhan)

ŞAİRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kadın şair

KÜKRE

  1. [sıfat] Öfke veya cinsel istek yüzünden saldırıcı bir durum alan (hayvan)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü