Sonunda RE olan 4 harfli 34 kelime var. RE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde RE olan kelimeler listesine ya da başında RE olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ER, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İARE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Eğreti, ödünç
    • "Bu iare tuvaletiyle, kendi güzelliğinin gururunu da feda ederek bahçeye çıktı." (Peyami Safa)
  2. Eğreti verme, ödünç verme

TÜRE

  1. [isim] Adalet

FİRE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Her tür ticari malda kuruma, dökülme, bozulma vb. sebeplerle eksilme, ağırlık yitimi
    • "Sabun kuruyunca çok fire verir."
  2. Bir iş yapılırken çıkan artık parça

PİRE

  1. [isim] Pireler takımında, insanın ve bazı hayvanların kanını emerek yaşayan, iyi sıçradığı için kolay yakalanamayan, küçük, asalak böcek (Pulex)
    • "Onların başıboş duygusallıklarının deve yaptığı pireleri, büyüttükleri sorunlarını çözümlemeye çaba harcamıyor muyuz?" (Haldun Taner)
    • "Hem o kadar nişancıdır ki pireyi gözünden vurur." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

KÖRE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Karınca yuvası
  2. Demirci körüğünün, kömürlerin yandığı bölüme açılan deliği

SERE

  1. [isim] Açık duran başparmağın ucundan işaret parmağının ucuna kadar olan uzaklık, sele

KERE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kez, yol, defa, sefer
    • "Bir kere düştün mü ne arayan olur ne soran!" (Burhan Felek)

TİRE

  1. [isim] Dikişte kullanılan pamuk ipliği
    • "Parmak uçlarında ince ince delik çorapları renkli tire ile iliştiriyordu." (Mahmut Yesari)
  2. [sıfat] Pamuk ipliğinden yapılmış

ESRE

  1. [isim] Arap harfli metinlerde bir ünsüzün ı, i seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, kesre

İÇRE

  1. [zarf] İçinde
    • "Âlem içre muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi." (Muhibbî)

KÜRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim
  2. Yeryüzü, dünya
    • "Ben de yıldızlar gibi, küre gibi, ben de yalnız ve herkese uzaktım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

VERE

  1. [isim] Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi

HARE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır
    • "Uskumrunun hareleri daha sık, gözleri küçük oysa kolyozun hem hareleri daha taraklı hem gözleri daha patlak." (Oktay Rifat)
  2. Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş
  3. Çok sert taş, mermer

FARE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus)
    • "Tarla faresi. Fındık faresi."

İBRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ölçü aletleri, saat ve göstergelerde sayı veya işaret göstermeye yarayan hareketli iğne
    • "Birtakım ışıklar yanıp sönüyor, kadranların ibreleri titreyerek yükselip alçalıyor." (Çetin Altan)
  2. Çam, ardıç, sedir vb. ağaçların yaprağı

GÖRE

  1. [zarf] Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince
    • "... günün modasına göre taranmış saçlarıyla güzel bir kadın başı uzandı bahçeye." (Necati Cumalı)
  2. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran
    • "Bilginlerin dediğine göre on milyona yakın Türk yurt değiştirdi." (Nezihe Araz)

NERE

  1. [isim] Hangi yer?
    • "Buranın nere olduğunu biliyor musunuz? Bu, nerenin resmi?"
    • "Konya nere Ankara nere."
  2. Hangi taraf?
  3. Hangi organ?
    • "Nereniz ağrıyor?"
  4. Tekrarlandığında karşılaştırılan şeylerin uzaklığını belirten bir söz
    • "İzmir nere, Ankara nere?"

UMRE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hac mevsimi dışında Kâbe'yi ve Mekke'nin öbür kutsal yerlerini ziyaret etme

SURE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kur'an'ın yüz on dört bölümünden her biri
    • "İmam Efendi, bir serviye belini dayayıp çömelerek Mülk suresini okumaya başladı." (Memduh Şevket Esendal)

TÖRE

  1. [isim] Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, âdet
    • "Töre anlayışları bu bilinçlilikleriyle pekişmiştir." (Necati Cumalı)
  2. Bir toplumdaki ahlaki davranış biçimleri, adap

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü