Başında HAR olan 9 harfli 25 kelime var. HAR ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde HAR olan kelimeler listesine ya da sonu HAR ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında HAR bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A H R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

HAR

2 Harfli Kelimeler

AH, AR, HA, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HARHARYAS

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Harharyasgillerden, boyu 2 m'yi bulan çok tehlikeli bir köpek balığı türü (Carcharhinus lamia)

HARDALSIZ

  1. [sıfat] Hardalı olmayan

HARDALİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İçine hardal katılarak yapılan üzüm şırası
    • "Edirne'nin hardaliyesi."

HARMANCIK
...
HAREKETLİ

  1. [sıfat] Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik
  2. Canlı, kıpırdak
    • "Hareketli bir çocuk."
    • "Bu perdenin hareketli sahneleri hep akşamları oynandığı için..." (Halide Edip Adıvar)

HARCANMAK

  1. [nsz] Harcama işi yapılmak, harcama işine konu olmak
    • "Bu işe çok para ve emek harcandı."

HARILANMA

  1. [isim] Harılanmak durumu

HARBİYELİ

  1. [isim] Harp okulu öğrencisi

HARAMİLİK

  1. [isim] Hırsızlık, haydutluk

HARARETLİ

  1. [sıfat] Isısı, sıcaklığı fazla olan
  2. Coşkun, ateşli, canlı
    • "Hararetli bir pazarlık başladı." (Memduh Şevket Esendal)

HARAMZADE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yasa dışı birleşmelerden doğan çocuk, piç

HARCIALEM
...
HARDALLIK

  1. [isim] Hardal yapımında kullanılan malzeme
  2. Hardal konulan kap

HARCETMEK

  1. [-i] Harcama yapmak
    • "Onun köyde bin türlü hasislik ettiği hâlde İzmir'de bol bol harcettiğini duymuşlardı." (Ömer Seyfettin)

HARİTALIK

  1. [isim] Haritaların saklandığı yer

HAREKESİZ

  1. [sıfat] Hareke konulmamış

HARLATMAK

  1. [-i] Ateşi kuvvetlendirmek, alevlendirmek
    • "Şerefimize sobaya bir iki odunla bir kucak çalı atıp harlattılar." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Coşkunluk vermek, canlandırmak
    • "Millî Mücadele'de aç ve çıplak insanlarımızın yüreğinde alevler harlatmak için tek bir kıvılcım yetmişti." (Aydın Boysan)

HARILDAMA

  1. [isim] Harıldamak durumu

HARABELİK

  1. [isim] Harap olmuş yer, ören

HARFLEMEK

  1. [-i] Harf harf söylemek

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü