Başında DURU olan 20 kelime var. DURU ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde DURU olan kelimeler listesine ya da sonu DURU ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

DURULANMAK, DURULAŞMAK

9 Harfli Kelimeler

DURULAMAK, DURULANMA, DURULAŞMA, DURULTMAK

8 Harfli Kelimeler

DURUKLUK, DURUKSUN, DURULAMA, DURULMAK, DURULTMA

7 Harfli Kelimeler

DURULMA, DURULUK, DURUMCA, DURUŞMA

6 Harfli Kelimeler

DURUCU

5 Harfli Kelimeler

DURUK, DURUM, DURUŞ

4 Harfli Kelimeler

DURU


Kelime bulma makinesi

D R U U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

DURU

2 Harfli Kelimeler

UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DURULANMAK

  1. [nsz] Yıkanmış şeyler duru sudan geçirilmek
  2. İnsan, yıkandıktan sonra bir daha temiz su dökünmek

DURULAŞMAK

  1. [nsz] Duru bir duruma gelmek

DURULTMAK

  1. [-i] Duru duruma getirmek

DURULANMA

  1. [isim] Durulanmak işi

DURULAŞMA

  1. [isim] Durulaşmak durumu

DURULAMAK

  1. [-i] Yıkanmış şeyleri duru sudan geçirmek

DURUKLUK

  1. [isim] Duruk olma durumu

DURULTMA

  1. [isim] Durultmak işi

DURULAMA

  1. [isim] Durulamak işi

DURUKSUN

  1. [sıfat] Kararsız

DURULMAK

  1. [nsz] Duru duruma gelmek
    • "Bulanık su duruldu."
  2. Gürültü, kımıldanış, karışıklık, yağış, yel dinmek, sükûn bulmak
    • "Kar ve fırtına durulmuş, hava birden açıvermişti." (Haldun Taner)
  3. Uslanmak, sakinleşmek
    • "Canı yanan kısrak acı bir kişneme salıverdikten sonra birdenbire duruldu." (Haldun Taner)

DURULMA

  1. [isim] Durulmak durumu

DURULUK

  1. [isim] Duru olma durumu
  2. Dil veya üslubun karışık olmama durumu
    • "Mustafa Kemal Paşa bizim söylediklerimizi kendine mahsus bir durulukta özetledi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Açıklık

DURUMCA

  1. [zarf] Duruma göre, durum bakımından

DURUŞMA

  1. [isim] Davacı ile davalının yargıç karşısında hazır bulundukları yargılama evresi, mahkeme, murafaa
    • "Ortada zaptiyesiyle, hapishanesiyle, hâkimleri, duruşmaları ile devlet kuvveti vardı, karşı durulamazdı." (Tarık Buğra)

DURUCU

  1. [isim] Sürekli kalan, oturan kimse

DURUK

  1. [sıfat] Hareketi olmayan, belirli bir süre değişmeyen, statik, dinamik karşıtı
  2. Kuvvetlerin dengelenmesiyle ilgili olan
  3. [isim] Hareket etmeyen nesnelerin üzerindeki kuvvet dengeleri ile uğraşan bilim dalı, statik
  4. [isim] Dalgalı akımlı elektrik motor veya üreteçlerinde hareketsiz bölüm, stator

DURUM

  1. [isim] Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon
    • "Genel Sekreter, kazadaki sıtma durumu hakkında verdiğim uzun tafsilattan pek memnun kaldı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Duruş biçimi, konum
  3. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri
  4. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl
    • "Yalın durum. Belirtme durumu. Kalma durumu."

DURUŞ

  1. [isim] Durma işi veya biçimi
    • "Ayol, bu kaçıncı duruş?" (Reşat Nuri Güntekin)

DURU

  1. [sıfat] Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak
    • "Duru su."
  2. Pürüzsüz (ten)
    • "Bu, duru beyaz tenli ve kıpkızıl dudaklı bir körpe Rus kızıydı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü