Sonunda AÇIK olan 5 kelime var. AÇIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde AÇIK olan kelimeler listesine ya da başında AÇIK olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

ALAÇIK, APAÇIK

5 Harfli Kelimeler

KAÇIK, SAÇIK

4 Harfli Kelimeler

AÇIK


Kelime bulma makinesi

A I K Ç Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

AÇIK, AÇKI, ÇAKI, KAÇI

3 Harfli Kelimeler

AÇI, AKI, ÇAK, KAÇ, KIÇ

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

APAÇIK

  1. [sıfat] Çok açık, çok belirgin
    • "Apaçık bir yalanla kızı yanından uzaklaştırıyordu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

ALAÇIK

  1. [isim] Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak
  2. Keçeden yapılan çadır

KAÇIK

  1. [sıfat] Bir yana kaçmış, kaymış
  2. İlmeği kaçmış (çorap vb.)
  3. [isim] Çorabın ilmeği kaçmış yeri
  4. Bazı davranışları dengesiz olan, zıvanasız
    • "Bu köşkün perileri de kaçık galiba." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

SAÇIK

  1. [sıfat] Saçılmış, serpilmiş

AÇIK

  1. [sıfat] Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
    • "Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Çıktık açık alınla on yılda her savaştan."
    • "Yakalanan veya tutuklanan kişinin durumu, soruşturmanın kapsam ve konusunun açığa çıkmasının sakıncalarının gerektirdiği kesin zorunluluk dışında, yakınlarına derhâl bildirilir." (Anayasa)
    • "Mantıksal bir dille açığa vurduğu bu harika önerinin aksayan bir yanı vardı." (Nadir Nadi)
  2. Engelsiz
    • "Açık yol."
    • "Bazı ihtiyarlar bütün hislerini açığa vuran ikinci bir nevi çocukluğa düşerler." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. Örtüsüz, çıplak
    • "Açık baş."
  4. Boş
    • "Kâğıtta açık yer kalmadı."
  5. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal
    • "Açık kadro."
  6. Aralığı çok
    • "Açık adımlarla."
  7. Çalışır durumda olan
    • "Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar." (Ömer Seyfettin)
  8. Kolay anlaşılır, vazıh
    • "Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim." (Reşat Nuri Güntekin)
  9. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen
    • "Bu adamın her işi açıktır."
  10. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen
    • "... her çeşit kafa ve gönül fırtınalarına açık bir adamdı o." (Tarık Buğra)
  11. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı
    • "Açık sarı saçlı, zayıf bir kadın keman çalıyordu." (Ömer Seyfettin)
  12. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.)
  13. [isim] Denizin kıyıdan uzakça olan yeri
    • "Limanda bilinen gemiler, oysa açıklardadır." (Behçet Necatigil)
  14. [zarf] Doğru olarak, açıkça
    • "İnsan mağlubiyetini bu kadar açık kabul eder mi?" (Mahmut Yesari)
  15. [isim] Bir gereksinimin karşılanamaması durumu
    • "Bütçe açığı."
    • "Ülkenin doktor açığı."
  16. [isim] Belli bir yerin biraz uzağı
    • "Tren yolu nehrin açığından geçer."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü