Sonunda İNTİ olan 28 kelime var. İNTİ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde İNTİ olan kelimeler listesine ya da başında İNTİ olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

BİRİKİNTİ

8 Harfli Kelimeler

ÇEVRİNTİ, SERPİNTİ, SİLKİNTİ, TİKSİNTİ

7 Harfli Kelimeler

ÇEKİNTİ, ÇİZİNTİ, DEĞİNTİ, DERİNTİ, DİDİNTİ, GEZİNTİ, GİRİNTİ, İRKİNTİ, KESİNTİ, SELİNTİ, SİLİNTİ, VERİNTİ, YİYİNTİ

6 Harfli Kelimeler

EDİNTİ, EĞİNTİ, EKİNTİ, ESİNTİ, EZİNTİ, İLİNTİ, İRİNTİ, İVİNTİ

5 Harfli Kelimeler

PİNTİ

4 Harfli Kelimeler

İNTİ


Kelime bulma makinesi

N T İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

İNTİ

3 Harfli Kelimeler

İNİ, İTİ, TİN

2 Harfli Kelimeler

İN, İT, Tİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BİRİKİNTİ

  1. [isim] Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey
    • "Komşunun kazları birikintilerde kanat çırpıp bağırıyordu." (Reşat Enis)

ÇEVRİNTİ

  1. [isim] Bir şeyin kendi ekseni çevresinde sürekli dönmesi
  2. Çeşitli tahıl karışığı

SERPİNTİ

  1. [isim] Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm
    • "Ali Rıza'nın ayaklarına kadar denizin serpintileri geliyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Damlacıklar, tanecikler durumunda, azar azar yağan yağmur veya kar, çilenti
  3. Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı
    • "Radyasyon serpintisi."

SİLKİNTİ

  1. [isim] Ürkerek sıçramak
  2. Bitkilerde çiçek düşürme durumu

TİKSİNTİ

  1. [isim] Tiksinme işi, tiksinme, nefret
    • "Halktan insanlara duyduğu tiksintiyi bu hastalığına bağlamak gerekir." (Abdülhak Şinasi Hisar)

DERİNTİ

  1. [isim] Toplantı
  2. Gelişigüzel toplanmış eşya
  3. İnsan kalabalığı, güruh

İRKİNTİ

  1. [isim] Su birikintisi
  2. Ürperme, tiksinti
    • "Acaba, başımızdan geçen belalar, çektiğimiz mihnetler ve nihayet rahat, zengin bir memleketin batışını görmüş olmamız bizde, artık dünya hazlarına karşı bir nevi irkinti mi hasıl etmişti?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Korku, çekinme
    • "Yarın en büyük kuvvetlerin karşısında en ufak bir irkinti bile bana yaklaşamayacaktır." (Aka Gündüz)

ÇEKİNTİ

  1. [isim] Duraksama, kararsızlık, tereddüt
    • "... korkuya, hiç değilse çekintiye benzeyen bir şey de getiriyordu." (Tarık Buğra)

VERİNTİ

  1. [isim] Bir dilden başka bir dile verilen söz

GİRİNTİ

  1. [isim] Düz bir yüzeyde bulunan içeri girmiş bölüm

YİYİNTİ

  1. [isim] Yiyecek, yenilecek, atıştırılacak şey

SELİNTİ

  1. [isim] Yağış sebebiyle oluşan ufak sel
  2. Sel sularının bıraktığı çer çöp

SİLİNTİ

  1. [isim] Bir yazının silinmiş olduğunu gösteren iz
    • "Bu sayfada silintiler var."

GEZİNTİ

  1. [isim] Uzak olmayan bir yere yapılan gezi, tenezzüh
    • "O civarın bütün ahalisi oralara yayılarak akşamları gezinti yapmaktadırlar." (Ahmet Rasim)
  2. Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol
  3. Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi
  4. Evlerde oda kapılarının açıldığı aralık, koridor
  5. Sofa, balkon

KESİNTİ

  1. [isim] Kesilen parça, kırpıntı
  2. Bir işin bir süre için durması, inkıta, fasıla
    • "İşimiz hiçbir kesintiye uğramadan yürüyor."
  3. Ödenen bir paradan herhangi bir sebeple kesilen bölüm
    • "Bu ücretin hiçbir kesintisi yoktur."

ÇİZİNTİ

  1. [isim] Ufak sıyrık
  2. Bir yazıda üzeri çizilen yer
    • "Bunlar iyi cins beyaz kâğıt üstüne yazılmamış, basılmıştı sanki. Silintisiz, çıkıntısız, çizintisiz." (Yusuf Ziya Ortaç)

DİDİNTİ

  1. [isim] Güçlük içinde ve sürekli olarak çalışıp çabalama, didişme
    • "Rusya, Fransa, İngiltere ve Avusturya ile o didintiler olmasaydı eserini daha az bir zamanda tarsin ederek halk karşısında da muvaffak olacaktı." (Yahya Kemal Beyatlı)

DEĞİNTİ

  1. [isim] Temas

EZİNTİ

  1. [isim] Açlık etkisiyle midede duyulan tedirginlik
  2. Korku veya heyecan sebebiyle duyulan eziklik, sıkıntı

EĞİNTİ

  1. [isim] Eğelenen bir şeyden dökülen ince toz
    • "Demir eğintisi."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü