Başında İ olan 3 harfli 17 kelime var. İ harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde İ harfi olan kelimeler listesine ya da sonu İ harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İNÇ

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Futun on ikide biri olan, uzunluğu 2,54 cm olan İngiliz uzunluk ölçü birimi, parmak, pus

İTİ

  1. [isim] İtici güç, ilham verici
    • "Hayalî aşklar ona yaratmalarında en sıcak iti oluyor, iç iklimini uzun süre ısıtıyordu." (Haldun Taner)

İNİ

  1. [isim] Kayınbirader

İMA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dolaylı olarak anlatma, üstü kapalı olarak belirtme, işaretleme, anıştırma, ihsas
    • "Başkalarına ima ile bile söylemekten çekindiğim en mahrem şeyleri bilen insandın sen." (Peyami Safa)
    • "Öyle bir şey olsa laf arasında muhakkak ima ederdi." (Haldun Taner)
  2. Açıkça belirtilmeyen, dolaylı olarak anlatılan şey

İLA

  1. [edat] ...-den, ...-e kadar
    • "Sınıfın mevcudu on ila on beş kişi arasında değişiyor."

İKA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yapma, etme
    • "Zarar ika etti. Cürüm ika etti."

İLK

  1. [sıfat] Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı
    • "Gözlerini açınca ilk işi saatine bakmak oldu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [isim] Herhangi bir şeyin en önde olanı, önce geleni
    • "İnsanı insan yapan duyguların ilkidir aşk." (Necati Cumalı)
  3. [zarf] Birinci olarak, en başta
    • "İlk hatırladığım olay..."

İDE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Düşünce

İLE

  1. [bağlaç] Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
    • "Çabuk bir süvari ile bana haber gönderiniz." (Ömer Seyfettin)
    • "Güneşin batmasıyla beraber hava soğuyuverdi."
  2. Bazı soyut adlara getirildiğinde durum bildiren zarflar oluşturan bir söz
    • "Merhametle ona bakıyordu."
    • "Mektup yazmakla beraber telgraf da çekti."
  3. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz
    • "Annesi ile (annesiyle) babası geldiler. Leyla ile Mecnun. Gelmeleri ile gitmeleri bir oldu."
    • "Yıllarca çalışmakla beraber yine başaramadı."

İYE

  1. [isim] Kendisinin olan bir şeyi, yasaya uygun olarak dilediği gibi kullanabilen kimse, sahip

İKİ

  1. [isim] Birden sonra gelen sayının adı
    • "Nerelerdesiniz, İhsan Bey? Hem sabah sabah iki ayağımı bir pabuca sokuyorsunuz hem ortalarda görünmüyorsunuz." (Atilla İlhan)
    • "İyi geçim iki baştan olur."
    • "O, keyfini etsin; karşılaştığı bir ahbapla iki çift lakırtı etsin de siz ne olursanız olun." (Nurullah ataç)
    • "İki dirhem bir çekirdek kadınların başlarında şemsiye, ellerinde de yelpaze." (Salâh Birsel)
  2. Bu sayıyı gösteren 2, II rakamlarının adı
    • "Amcasının evinde Allah hakkı için söylüyorum, iki elim yanıma gelecek, cami vardı." (Sadri Ertem)
  3. [sıfat] Birden bir artık
    • "Bir sokak başında kavga eden iki çocuğu ayırdı." (Haldun Taner)

İFA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işi yapma, yerine getirme
    • "Hürmetlerimi kendim ifa eder, mektup yazarım." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Ödeme

İYİ

  1. [sıfat] İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı
    • "Bir aralık iyi fal bildiğimi haremde duyurdum." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Ağrılarıma bu ilaç iyi geldi."
    • "İyi ki o günkü acı ile ölmemişiz." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Yuvarlak, şen yüzlü, zaman zaman ince ve alaylı ışıldayan bir tanesi iyi saatte olsunlar ile temasta olduğu zaman şaşılaşan kara gözlü, orta yaşlı bir kadın." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bol, yararlı, kazançlı
    • "İyi yağmur yağdı."
    • "Saçma sapan şeylerle kafamı şişirmesen iyi edersin." (Refik Halit Karay)
    • "Palto üstüne iyi geldi."
    • "Bu elbise size iyi gidiyor."
  3. Çok
    • "İyi para kazandı."
  4. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren
    • "İyi haber."
  5. Esen, sağlıklı
    • "İyi misiniz?"
  6. Yerinde, uygun
    • "İyi bir cevap."
  7. Doğru olan
    • "İyisi bu işe karışmamaktır."
  8. Yeterli, yetecek miktarda olan
    • "Bu yün, hırka için iyidir."
    • "Annemin simasını şimdi iyi hatırlayamıyorum." (Yahya Kemal Beyatlı)
  9. [isim] Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not
  10. [zarf] İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde
    • "İyi konuştu."
    • "Bunun çocukları iyi çıktıkları için ölünceye kadar babalarına bakmışlar." (Memduh Şevket Esendal)

İRİ

  1. [sıfat] Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan, ince karşıtı
    • "Onun getirdiği kızarmış eti, şarabı, iri ve sulu elmaları acele yuttu." (Ömer Seyfettin)

İSA
...
İRS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kalıtım

İTA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Verme, ödeme

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü