Başında Ö olan 6 harfli 89 kelime var. Ö harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde Ö harfi olan kelimeler listesine ya da sonu Ö harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖDEŞME

  1. [isim] Ödeşmek işi

ÖVÜNME

  1. [isim] Övünmek işi, kıvanç, iftihar
    • "Bu hatıralar sonradan birçok defa övünmeme vesile teşkil etmiştir." (Reşat Nuri Güntekin)

ÖTÜŞME

  1. [isim] Ötüşmek işi

ÖĞÜTÇÜ

  1. [isim] Öğüt veren kimse, nasihatçi
  2. Vaiz

ÖĞÜTÜŞ

  1. [isim] Öğütme işi veya biçimi

ÖZENME

  1. [isim] Özenmek işi, özen

ÖDEMLİ

  1. [sıfat] Ödemi olan

ÖZENCİ

  1. [sıfat] Amatör

ÖPÜŞME

  1. [isim] Öpüşmek işi

ÖRÜNTÜ

  1. [isim] Olay veya nesnelerin düzenli bir biçimde birbirini takip ederek gelişmesi

ÖLÇÜCÜ

  1. [isim] Ölçme işini yapan kimse

ÖNERTİ

  1. [isim] Şartlı bir önermenin şartı anlatan ön bölümü: "Duman çıkıyorsa ateş vardır" sözünde "duman çıkıyorsa" şartı bir önertidir

ÖRTBAS

  1. [isim] Bir durumun duyulmamasını, yayılmamasını sağlayan önlemler alma
    • "Onlar da rezaleti örtbas etmek için kızı Bursa'ya kaçırdılar." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Her türlü ayıbın örtbas olacağını sandığı bir uzak diyara alıp götürmüştür." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ÖRÜLÜŞ

  1. [isim] Örülme işi veya biçimi
    • "Bu ağır ve etkili örülüşün ilmikleri arasında sıkışıp inceliyor, ufak ufak koparak toz olup dağılıyordu." (Atilla İlhan)

ÖTLEĞİ

  1. [isim] Bir cins kartal

ÖDENME

  1. [isim] Ödenmek işi

ÖDEMEK

  1. [-i] Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek, tediye etmek
    • "Borç varsa benimkidir, onu ödemek ve teşekkür etmek lazım." (Refik Halit Karay)
  2. Bir alışverişte alınan şeyin karşılığını alacaklıya vermek
  3. Bedelini vererek bir zararı karşılamak, tazmin etmek
  4. Bir iş, bir kuruluş harcanan, yatırılan parayı çıkartmak, itfa etmek
    • "Bu fabrika sermayesini beş yılda ödedi."
  5. Bir işin, bir görevin karşılığını vermek
    • "Bir gece de onunla kal. Bize yaptıklarını ödemiş olursun." (Sait Faik Abasıyanık)
  6. Bir şey karşısında fedakârlık etmek, bir şey elde etmek için özveride bulunmak

ÖDEVLİ

  1. [sıfat] Ödev yüklenmiş, olan, vazifeli

ÖVÜNEK

  1. [isim] Övünülecek şey, övünç kaynağı veya sebebi
    • "İnsanoğlu işte şimdi yine başlıca dayanağı ve övüneği olan sağduyusu ve bilinci ile eli şakağında düşünüyor." (Haldun Taner)

ÖĞRETİ

  1. [isim] Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve dogmaların bütünü, meslek, doktrin
    • "Öğretisini başkalarına iletebilmekten umudunu kestiği anlar bile oluyordu." (Haldun Taner)
  2. Belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olan ilke veya ilkeler dizisi, doktrin
    • "Bunlar Çinli düşünürün kitaplarını yaktıkları gibi öğretilerini izleyenleri de öldüreceklerdir." (Salâh Birsel)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü