YUVARLAMAK (TDK)


1 . Bir şeyi bir yerden kaldırmadan ekseni çevresinde döndürerek yürütmek, tekerlemek: "... balta ve küskü ile onu kaldırır, aşağıya yuvarlarız."- R. H. Karay.
2 . (-i) Döndürerek tomar yapmak veya yuvarlak duruma getirmek.
3 . (-i, -e) Hızla düşürmek, devirmek: "Bir çelmede adamı yere yuvarladı."- .
4 . (nsz), mecaz Sözü belirsizce, anlaşılmayacak biçimde söylemek.
5 . (nsz), teklifsiz konuşmada İnanılmayacak yalanlar söylemek.
6 . (nsz), teklifsiz konuşmada İstekle ve çabucak yemek veya içmek: "Birbiri ardınca bilmem kaç şişe bira yuvarlamış."- A. İlhan.

Yuvarlamak kelimesi baş harfi Y son harfi K olan bir kelime. Başında Y sonunda K olan kelimenin birinci harfi Y , ikinci harfi U , üçüncü harfi V , dördüncü harfi A , beşinci harfi R , altıncı harfi L , yedinci harfi A , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi A , onuncu harfi K . Başı Y sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADAMI Nedir?

bir işi ustalıkla yapan.

ANLAŞILMA Nedir?

Anlaşılmak işi.

ARDINCA Nedir?

Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra.

AŞAĞI Nedir?


1 . Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı.
2 . Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri.
3 . sıfat Bir yere göre daha alçak yerde bulunan: "Aşağı katı, sakin ve daha sıcak olduğu için seçtik."- A. Gündüz.
4 . sıfat Bayağı, adi.
5 . sıfat, mecaz Niteliği düşük, kötü: "Aşağı mal."- .
6 . sıfat, mecaz Daha küçük, daha az: "On sekiz yaşından aşağı olanlar giremez."- .
7 . sıfat, mecaz Değeri daha az.
8 . zarf Aşağıya, yere doğru: "Aşağı inmek."- .

BALTA Nedir?

Ağacı kesme, yarma, yontma vb. işlerde kullanılan ağaç saplı, demir araç.

BELİ Nedir?

Evet.

BELİRSİZ Nedir?


1 . Belirli olmayan, belgisiz, gayrimuayyen: "Tatlı ve mahmur bakışlı gözlerini belirsiz bir noktaya dikti."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen, müphem: "Bir ayağın yerlere sürtünmesinden çıkan, silik ve belirsiz sesi işitti."- P. Safa.
3 . Bilinmeyen, meçhul: "Ne olduğu belirsiz."- .

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

BİLME Nedir?


1 . Bilmek işi.
2 . felsefe Bir şeyin ne olduğunun bilincine varma.
3 . felsefe Bilgi edinmenin gaye ve sonucu.

BİRA Nedir?

Arpa ile şerbetçi otunun mayalandırılmasıyla yapılan bir içki, arpa suyu: "Onu iki bardak bira içmeye razı etmişti."- R. N. Güntekin.

ÇABUCAK Nedir?


1 . Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim: "Yatakta çabucak doğruldu."- A. İlhan.
2 . Kolaylıkla.

ÇELME Nedir?


1 . Çelmek işi.
2 . Birini yere düşürmek için ayağının önüne ayak uzatma: "Bir itişme, bir bakışma, bir yanındakine çelme vurup öne geçme yarışıdır gidiyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Arkadan hafifçe bağlanan baş örtüsü.

ÇEVRE Nedir?


1 . Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi: "Büyük kentlerin çevreleri gecekondularla sarılmıştır."- O. Rifat.
2 . Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam: "Her girdiği çevreye kişiliği ile birlikte olgun ve asil bir huzur havası getirirdi."- H. Taner.
3 . Sırma işlemeli mendil: "Geçen gün sandığı karıştırırken elime işlemeli çevreler geçti."- M. Yesari.
4 . mecaz Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit: "Siyasi çevreler. Sanat çevresi."- .
5 . mecaz Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit: "Babanın ve çevresinin var güçleri ile destekledikleri düşünülebilir."- H. Taner.
6 . dil bilgisi Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst.
7 . matematik Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi.
8 . toplum bilimi Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü.

DEVİR Nedir?


1 - Dönme, dönüş, dönü.
2 - Dolaşma, °tur.
3 - Aktarılma.
4 - Bir malın iyeliğini ya da bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme.
5 - Bir görevin, bir kimseden bir başkasına geçmesi.
6 - Sürekli ve düzenli değişme, çevrim.
7 - Bir devinim, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılan başka devinimlerden oluştuğunda devinimlerin her biri ya da bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, °periyot.

DEVİRMEK Nedir?


1 . Ayakta veya dik duran bir şeyi düşürmek, yatay duruma getirmek: "Ağacı devirmek. Masayı devirmek."- .
2 . mecaz Bir yönetim organının veya başkanının yönetim gücünü zorla elinden almak: "Başkanı devirmek."- .
3 . mecaz Bütünüyle içmek: "Birinci, ikinci ve üçüncü bardaklarını hep bu birlik konusuyla devirdiler."- N. Cumalı.
4 . mecaz Bir yana eğmek: "Şapkasını yana devirdi."- .
5 . (nsz), mecaz Bir kitabı başından sonuna kadar okuyup bitirmek.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

DÜŞÜRMEK Nedir?


1 . Düşmesine yol açmak, düşmesine sebep olmak: "Ben şimdi buracıkta tarağımı düşürmüşüm, gördünüz mü?"- O. C. Kaygılı.
2 . (-i) Değerini, fiyatını indirmek.
3 . (-i) Azaltmak.
4 . (nsz) Vücuttan yavru, çocuk, taş, solucan vb. atmak: "Çocuk, solucan düşürüyor."- .
5 . (-i) Iskat etmek: "Bakanlar kurulunu düşürmek."- .
6 . Uğratmak: "Tehlikeye düşürmek."- .
7 . (-i, -den) Değerli bir şeyi ucuz veya kolay elde etmek: "Bu güzel halıyı bedestenden çok ucuza düşürdüm."- .
8 . (-i) Zayıf bırakmak, gücünü azaltmak: "Annemi verem iyiden iyiye düşürmüştü."- Y. K. Beyatlı.

EKSEN Nedir?


1 . Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver: "Politikacıların kendilerini evrenin ekseni saymamaları gereğini anlamaları için..."- H. Taner.
2 . matematik Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru.
3 . Dingil.

GETİRMEK Nedir?


1 . Gelmesini sağlamak: "Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar."- R. N. Güntekin.
2 . (-de) Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak.
3 . (-i) Erişmek veya eriştiğini sanmak: "Baharı getirdik."- .
4 . (nsz) İleri sürmek: "Örnek getirmek."- .
5 . (nsz) Sebep olmak, ortaya çıkarmak: "Bu rüzgâr kar getirir."- .
6 . (-i) İletmek, bildirmek: "Bir zabit nefes nefese şu haberi getirdi."- O. S. Orhon.
7 . (nsz) Sağlamak: "Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse."- Ö. Seyfettin.
8 . Bir makama atamak veya seçmek.
9 . (yardımcı fiil) Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar: "Ateh getirmek. Nedamet getirmek."- .

HIZLA Nedir?

Çabucak: "Dar ve sapa yollardan hızla yürümeye çalışıyorduk."- A. H. Tanpınar.

İÇME Nedir?


1 . İçmek işi: "Lokantaya bir iki kadeh rakı içmeye giderdi."- A. Ş. Hisar.
2 . İçinde birtakım mineraller ve tuzlar bulunan, suyu ilaç olarak ve çoğunlukla iç sürdürmek için içilen kaynak, içmece.

İÇMEK Nedir?


1 - Bir sıvıyı ağza alıp yutmak.
2 - Sigara, nargile vb. nin dumanını içe çekmek.
3 - (Bir şey bir sıvıyı) içine çekmek, emmek.
4 - İçki kullanmak.

İLHAN Nedir?


1 . İmparator.
2 . İran Moğollarında hükümdarın unvanı.

İNAN Nedir?


1 . İnanmak işi.
2 . Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme: "... kendi paylarına düşen fedakârlığı, devlet, millet uğrunda inanla, güvenle, umutla bir daha tazeliyorlardı."- R. E. Ünaydın.
3 . Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.

İNANILMA Nedir?

İnanılmak işi.

İSTEK Nedir?


1 . Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk: "Yanıma yaklaşan gölge, o eski şarkıyı gerçek bir istekle tekrarlıyordu."- Ç. Altan.
2 . Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep: "Bu adamın istekleri bitmiyor."- .
3 . dil bilgisi İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi: "Göreyim, göresin, göre."- .
4 . ruh bilimi Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu.

KALDIRMA Nedir?

Kaldırmak işi.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KONUŞ Nedir?


1 . Konma işi.
2 . askerlik Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.
3 . coğrafya Konum.

KONUŞMA Nedir?


1 . Konuşmak işi: "Gecenin sessizliğini bozan bu gürültülü konuşmaların uğultusu yukarı katlara genişleyerek, sağırlaşarak çıkmaya başladı."- M. Ş. Esendal.
2 . Görüşme, danışma, müzakere.
3 . Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılan söyleşi, konferans: "Bu konuşmaya nihayet verirken okumak terbiyesinden bahsetmek lazımdır."- Y. K. Beyatlı.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

SÖYLEM Nedir?


1 . Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz.
2 . Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.
3 . Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez.

SÖYLEME Nedir?

Söylemek işi: "Düşündüğümü açıkça söylemeyi tercih ettim."- R. H. Karay.

SÖYLEMEK Nedir?


1 . Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak: "Bu konak için de yine senelerden beri aynı şeyi söylerim."- R. N. Güntekin.
2 . Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak: "Hececiler kendilerinden sonra yeni bir edebî neslin yetişmediğini söylüyorlar."- S. F. Abasıyanık.
3 . Yapılmasını istemek: "Biraz sonra nazırın yine beni istediğini söylediler."- F. R. Atay.
4 . (nsz) Türkü, şarkı vb. okumak: "Kanto söyler gibi hareketler ve taklitlerle söylediği şarkılar pek eğlenceli şeylerdi."- R. N. Güntekin.
5 . (nsz) Yazmak, düzmek: "Şiir söylemek."- .
6 . (-e) Haber vermek: "Benim burada nasıl yaşadığımı görenler gidip babama da söylerler."- A. Ş. Hisar.
7 . (-i, -e) Önceden bildirmek, tahmin etmek: "Bir değil iki tane olduğunu size söylemiştim."- R. H. Karay.
8 . (nsz), mecaz Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak: "Ne söyler bu türküler / Ay karanlık gecelerde yüzen gemiler."- N. Cumalı.

ŞİŞE Nedir?


1 . İçerisine sıvı konulan, cam veya plastikten yapılmış, dar ağızlı uzun kap: "Önünde yarım kiloluk bir şarap şişesi yarı yarıya boştu."- S. F. Abasıyanık.
2 . sıfat Bu kabın aldığı miktarda olan: "Olsa da bu zavallıya hiç olmazsa bir şişe kan verilse!"- M. Ş. Esendal.
3 . Gaz lambasında fitil çevresine konulan cam koruyucu.

TEKE Nedir?


1 . Erkek keçi.
2 . Bir karides türü.
3 . Tüylü devenin erkeği ile tek hörgüçlü dişi devenin geriye melezlenmesinden elde edilen bir deve türü.

TEKER Nedir?


1 . Tekerlek: "Araba tekeri. Makine tekeri."- .
2 . sıfat Tekerlek biçimde olan: "Bir teker peynir."- .
3 . İnce ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça.
4 . gök bilimi Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi.
5 . gök bilimi Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü.

TEKERLEME Nedir?


1 . Tekerlemek işi.
2 . Çoğunlukla basmakalıp söz: "Bazısının konuşması, tekerleme hâlinde tekrar ettiği birkaç kelimeden ibarettir."- R. N. Güntekin.
3 . Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı: "Çocuklar, türkülü bir tekerleme ile karşılarlar leyleklerin gelişini."- N. Cumalı.
4 . edebiyat Çoğunlukla, masalların genellikle başında bulunan "Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde." gibi uyaklı giriş veya ara sözler: "Tekerlemelere, bilmecelere gelince bence bunlar aydınlık şeyler. Anlaşılmaz gibi görünmeleri zihni çeşitli anlamlar üzerinde dolaştırmalarından geliyor."- S. Birsel.
5 . edebiyat Saz şairleri arasında yapılan deyiş yarışı.
6 . tiyatro Orta oyununda, özellikle Kavuklu'nun kullandığı sözler.

TEKERLEMEK Nedir?

Yuvarlamak, döndürmek.

TEKLİF Nedir?


1 . Yapması için birinden bir iş isteme.
2 . İncelenmek veya kabul edilmek için bir şey sunma, önerme, öneri: "Elbise değiştirmek teklifini bir kere de ben tekrar ettim."- R. N. Güntekin.

TEKLİFSİZ Nedir?


1 . Samimi, içli dışlı, sıkı fıkı: "Bunlardan başka bazı teklifsiz aile dostları da var."- R. N. Güntekin.
2 . zarf Samimi, içli dışlı, sıkı fıkı bir biçimde.

TOMAR Nedir?


1 . Dürülerek boru biçimi verilmiş deri, kâğıt.
2 . askerlik Topun içini silmekte kullanılan, ucu fırçalı çubuk.
3 . Yığın, küme.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YALAN Nedir?


1 . Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır: "Yalanı en güzel kullanmış olanlar eski şarklılardır."- A. Haşim.
2 . sıfat Uydurma.

YAPMAK Nedir?


1 . Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek: "Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır."- Ç. Altan.
2 . (nsz) Olmasına yol açmak: "Durgun sular sıtma yapar."- .
3 . (nsz) Yol almak.
4 . Onarmak, tamir etmek: "Bozulan saatimi saatçi yaptı."- .
5 . (nsz) Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek: "Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım."- R. H. Karay.
6 . Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek: "Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu."- S. M. Alus.
7 . (nsz) Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek: "Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım."- R. H. Karay.
8 . Düzenli bir duruma getirmek: "Yatak yapmak. Yolu yaptılar."- .
9 . (nsz) Üretmek: "Ayakkabı yapmak."- .
10 . (nsz) Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak: "Koşu yapmak. Sarsıntı yapmak."- . 1
1 . Zarara yol açmak. 1
2 . Etkili olmak. 1
3 . (nsz) Salgılamak, çıkarmak: "Tükürük bezleri tükürük yapar."- . 1
4 . (-e) Dışkı çıkarmak: "Çocuk, altına yapmış."- . 1
5 . Gerçekleştirmek: "İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır."- Y. Z. Ortaç. 1
6 . Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek: "Ben adamı ne yaparım biliyor musun?"- . 1
7 . (-i, -e) Evlendirmek: "Bu kızı sana yapacağız."- . 1
8 . (yardımcı fiil) Bir durum yaratmak: "Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı."- N. Araz. 1
9 . (yardımcı fiil) Edinmek, sahip olmak: "Servet yapmak. Altın yapmak."- .
20 . (yardımcı fiil) Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek: "Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı."- H. Taner. 2
1 . (nsz) Davranmak, hareket etmek: "İyi yapmıyorsunuz, çocuğu çok azarlıyorsunuz. Uyumuş gibi yapmak."- . 2
2 . (nsz) Olmak: "Bu kış çok soğuk yaptı."- .

YEMEK Nedir?


1 . Yemek yeme, karın doyurma işi: "Yemekten sonra gocuğuna sarar yatırırdı beni."- N. Cumalı.
2 . Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam.
3 . Günün belli saatlerinde yenilen besin: "Yemek ya kahvaltıda ya da yemekte yenir. Arada bir şey yenmez."- H. Taner.
4 . Konuklara yiyecek verilerek yapılan ağırlama: "Pek protokolcü olduğu için yemek sessiz geçiyordu."- F. R. Atay.

YUVA Nedir?


1 . Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak: "O zamanlar ... mezarlıkların serviliklerine gizlenen eski bülbül yuvaları meşhurdu."- A. Ş. Hisar.
2 . Genellikle ailenin oturduğu ev: "İnsanın kendi yuvasından daha sıcak ... ve samimi; hiçbir yer olmazdı."- S. F. Abasıyanık.
3 . İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.
4 . Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer.
5 . Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk: "Diş yuvası. Kilit yuvası."- .
6 . mecaz Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer: "Hırsız yuvası."- .
7 . mecaz Bir şeyin öğretildiği yer: "İrfan yuvası."- .
8 . mecaz Bir şeyin çok bulunduğu yer: "Bu oda böcek yuvası."- .

YUVAR Nedir?


1 . Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genellikle yuvarlak veya oval küçük cisim.
2 . gök bilimi Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

YUVARLAK Nedir?


1 . Top veya küre biçiminde toparlak şey.
2 . sıfat Top veya küre biçiminde olan, müdevver: "Yuvarlak bir yüz. Yuvarlak bir masa."- .

YÜRÜTME Nedir?


1 . Yürütmek işi.
2 . Kanunları uygulama işi, icra: "Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır."- Anayasa.
3 . Merkezî yönetim ve yerinden yönetim kuruluşlarının hepsi.

YÜRÜTMEK Nedir?


1 . Yürüme işini yaptırmak, yürümesini sağlamak.
2 . Gerektiği gibi yapmak, uygulamak: "İşlerini eskisi gibi yürütüyorlar."- .
3 . hukuk Bir yargıyı yerine getirmek, uygulamak.
4 . (nsz) Kabul edilmesi veya tartışılması için bildirmek, açıklamak, öne sürmek: "Mütalaa yürütmek. Muhakeme yürütmek."- .
5 . mecaz, teklifsiz konuşmada İşinden veya bulunduğu yerden çıkarmak: "Seni, teğmene bel bağlayıp girdiğin bisküvi fabrikasından nasıl yürüttülerdi."- H. Taner.
6 . argo Habersiz olarak almak, çalmak: "Bizim kalemi yürütmüşler."- .

A A A K L M R U V Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Yavrulamak, Yuvarlamak,

9 Harfli Kelimeler

Uyarlamak, Yalvarmak, Yavrulama, Yavuklama, Yuvalamak, Yuvarlama,

8 Harfli Kelimeler

Akvaryum, Kavrulma, Uyarlama, Yalvarma, Yuvalama, Yuvarlak,

7 Harfli Kelimeler

Akyuvar, Alarmak, Alyuvar, Avlamak, Aylamak, Kalamar, Kalavra, Karlama, Kavlama, Kavrama, Kavurma, Malarya, Malkara, Mavruka, Uyarmak, Vaklama, Yakarma, Yalamak, Yalamuk, Yaramak,

6 Harfli Kelimeler

Aklama, Alarma, Aramak, Avarya, Avlama, Aylama, Kamara, Karama, Karaya, Kavala, Kavara, Kavram, Kulvar, Kumral, Kurama, Kurmay, Makara, Malkar, Mukaar, Ulamak, Uyarma, Varaka, Varmak, Vurmak, Yalaka, Yalama, Yarama, Yarmak, Yavrum,

5 Harfli Kelimeler

Akala, Akvam, Alaka, Alarm, Almak, Araka, Arama, Avara, Avlak, Aylak, Aymak, Kalay, Kalma, Kalya, Karma, Kaval, Kayar, Kayma, Kayra, Kravl, Kumar, Kumla, Kural, Kuram, Kurma, Kurya, Larva, Lavuk, Makul, Malak, Malya, Maral, Marka, Marul, Marya, Maval, Mavra, Rakam, Ramak, Ukala,

4 Harfli Kelimeler

Akar, Akma, Akur, Akva, Alay, Alma, Amal, Arak, Arka, Arma, Arya, Aval, Avam, Avar, Avlu, Ayak, Ayal, Ayar, Ayla, Ayma, Ayva, Kala, Kama, Kamu, Kara, Kaya, Kral, Kula, Kuma, Kura, Laka, Lama, Lava, Mala, Mark, Maya, Ruam, Ulak, Ulam, Umar,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ala, Ama, Ara, Ark, Aya, Kal, Kam, Kar, Kav, Kay, Kul, Kum, Kur, Lak, Lam, Lav, Mal, Ram, Ray, Rum, Ula, Var, Vay, Yak, Yal, Yar,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, Ar, Av, Ay, La, Ra, Ur, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.