YORULMAK (TDK)

Yorgun duruma gelmek: "Artık ciddiyetten yorulmuş gibi silkinerek kısa ve gevrek kahkahasını attı."- P. Safa. yorulmak (II) (nsz) Bir sebebe bağlanılmak, yorumlanmak: "Bu davranış iyiye yorulmaz."- .

Yorulmak kelimesi baş harfi Y son harfi K olan bir kelime. Başında Y sonunda K olan kelimenin birinci harfi Y , ikinci harfi O , üçüncü harfi R , dördüncü harfi U , beşinci harfi L , altıncı harfi M , yedinci harfi A , sekizinci harfi K . Başı Y sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

CİDDİ Nedir?


1 . Şaka olmayan, gerçek: "Kısa zamanda yarı şaka, yarı ciddi tenkit edecek kadar yakınlaşmışlardı."- T. Buğra.
2 . Ağırbaşlı: "Ben onu pek ciddi bir genç olarak tanırım."- H. R. Gürpınar.
3 . Titizlik gösterilen, önem verilen: "Bu dönemde yazara konu üzerinde vukuf, ciddi incelemeler şart koşulur."- H. Taner.
4 . Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik: "Hastalığımızın oldukça ciddi olduğuna işaret etmekten kendimizi alamadık."- B. Felek.
5 . Eğlendirme amacı gütmeyen.
6 . Gülmeyen: "O ciddi bir tavırla mühim bir şey anlatmaya hazırlanmış gibiydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
7 . Güvenilir, sağlam, önemli: "Ciddi bir gazetede genç bir muharririn şu sözleri beni hâlâ düşündürüyor."- O. S. Orhon.
8 . zarf Önem vererek, gerçek olarak: "Size bunu ciddi söylüyorum, yalan değil!"- .
9 . zarf Güvenilir biçimde: "Ciddi görünerek göze girmeye çalışıyormuş."- R. H. Karay.

CİDDİYET Nedir?


1 - Ciddilik, ağırbaşlılık.
2 - Tehlikeli sonuçlar doğurabilecek durum.

DAVRANIŞ Nedir?


1 . Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket: "Düşünceleri, davranışları bana ters gelen biriyle bir arada oturamam elbet!"- N. Cumalı.
2 . felsefe Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
3 . ruh bilimi Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

GEVREK Nedir?


1 . Ağzın içinde kolayca parçalanıp dağılacak biçimde hazırlanmış bir tür çörek.
2 . sıfat Kolayca kırılıp ufalanan: "Bazı taşlar çok gevrek olur."- .
3 . sıfat, mecaz Şen, neşeli (gülüş): "Faik'in şişkin ağzından gevrek bir kahkaha boşaldı."- P. Safa.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

KAHKAHA Nedir?

Yüksek sesle gülme.

KISA Nedir?


1 . Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı.
2 . Az süren, uzun olmayan: "Türk milleti en kısa zaman içinde yeni harflerle okumaya, yazmaya başladı."- E. İ. Benice.
3 . Ayrıntısı çok olmayan: "Kısa bilgi. Kısa yazı."- .
4 . isim Kısa olan şey: "Uzun lafın kısası."- .
5 . zarf Kısaca, kısaltarak: "Kısa konuştu."- .

SAFA Nedir?

bakınız sefa.

SİLKİ Nedir?

Uykuda sıçrama.

YORGUN Nedir?

Çalışma vb. sebeplerle beden veya zihin etkinliği yavaşlayan, yorulmuş olan: "Gurbetten gelmişim yorgunum hancı / Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş."- B. S. Erdoğan.

YORULMA Nedir?

Yorulmak işi: "Yaratma heyecanı içinde yorulma denen şey onun dolayına uğramazdı."- H. Taner.

YORUM Nedir?


1 . Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir.
2 . Bir olayı belli bir görüşe göre açıklama, değerlendirme: "Böyle bir yorum hiçbir şey öğretmez."- F. R. Atay.
3 . Gizli veya hayalî olan bir şeyden anlam çıkarma.
4 . Bir ürünün, bir modelin, bir sanat eserinin farklı bir açıdan ele alınarak yeniden oluşturulmuş biçimi, versiyon.
5 . müzik, tiyatro Bir müzik parçasını veya bir tiyatro oyununu kendine özgü bir duyarlık ve teknikle çalma, söyleme veya oynama.

YORUMLANMA Nedir?

Yorumlanmak işi.

YORUMLANMAK Nedir?

Yorumlama işi yapılmak veya yorumlama işine konu olmak, tefsir edilmek.

A K L M O R U Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Yorulmak,

7 Harfli Kelimeler

Koyulma, Oyulmak, Yorulma,

6 Harfli Kelimeler

Koruma, Kromlu, Kumral, Kurmay, Morluk, Morula, Oyulma, Yolmak, Yormak,

5 Harfli Kelimeler

Kolay, Komar, Koral, Koyar, Koyma, Kumar, Kumla, Kural, Kuram, Kurma, Kurya, Lokma, Lokum, Makro, Makul, Marul, Moral, Moruk, Okuma, Olmak, Oylum, Oymak, Uymak, Yamuk, Yokum, Yolak, Yolma, Yoluk, Yomra, Yorma, Yorum, Yular, Yumak,

4 Harfli Kelimeler

Akor, Akur, Amor, Ayol, Kamu, Karo, Klor, Kola, Koma, Kora, Koru, Koyu, Kral, Krom, Kula, Kuma, Kura, Mark, Mayo, Moka, Mola, Okar, Okul, Okur, Olay, Olma, Oluk, Olur, Omur, Orak, Oral, Orya, Oyma, Oyuk, Oyum, Roka, Ruam, Rulo, Ulak, Ulam,

3 Harfli Kelimeler

Alo, Ark, Kal, Kam, Kar, Kay, Kol, Kom, Kor, Koy, Kul, Kum, Kur, Lak, Lam, Lok, Lor, Mal, Mor, Oma, Ora, Oya, Ram, Ray, Rol, Rom, Rum, Ula, Yak, Yal, Yar, Yok, Yol, Yom,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, Ar, Ay, La, Ok, Ol, Om, Oy, Ra, Ur, Ya, Yo,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.