YİNELEME (TDK)


1 . Yinelemek işi, tekrarlama.
2 . dil bilgisi Bir cümle içinde veya arka arkaya gelen cümlelerde bir kelimenin veya bir parçanın tekrarlanması: "Ağla çoban ağla, ovan kalmadı / Gözyaşı dök bülbül yuvan kalmadı."- M. E. Yurdakul.
3 . dil bilgisi Cümlede eş, yakın ve zıt anlamlı sözlerin tekrarlanması.

Yineleme kelimesi baş harfi Y son harfi E olan bir kelime. Başında Y sonunda E olan kelimenin birinci harfi Y , ikinci harfi İ , üçüncü harfi N , dördüncü harfi E , beşinci harfi L , altıncı harfi E , yedinci harfi M , sekizinci harfi E . Başı Y sonu E olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANLAMLI Nedir?


1 . Anlamı olan, manalı.
2 . mecaz Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar: "Sesi anlamlı, söyledikleri içtendi; bir iki yıl öncesinin sert, çatışmacı sesi değildi."- B. Günel.

ARKA Nedir?


1 . Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı: "Evin arkasında bahçe var."- .
2 . Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi: "Çocuğun arkası ağrıyormuş."- .
3 . Geri kalan bölüm, kısım: "Masalın arkası. Yazının arkası."- .
4 . Art, peş.
5 . Otururken sırtın dayandığı yer: "Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu."- T. Buğra.
6 . İnsanın vücudu, bedeni: "Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı."- R. H. Karay.
7 . sıfat Arkada olan, arkada bulunan.
8 . mecaz Kayırıcı: "Memur olmak için büyük bir arka gerek."- H. R. Gürpınar.
9 . mecaz Geçmiş, geride kalmış zaman: "Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti."- Y. K. Beyatlı.

BİLGİ Nedir?


1 . İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.
2 . Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf: "Babası, önce ona, Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti."- H. E. Adıvar.
3 . İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
4 . felsefe Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler.
5 . Bilim: "Doğa bilgisi."- .
6 . bilişim Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.

BÜLBÜL Nedir?


1 . Karatavukgillerden, sesinin güzelliği ile tanınmış olan ötücü kuş (Luscinia megarhynchos).
2 . mecaz Sesi çok güzel olan kimse: "Hanende Nedim Bey ki gençliğinde Boğaziçi'nin bülbülü, en sevgili kuluyken artık onun da ihtiyarlamaya, sesinin bozulmaya başladığı söylenirdi."- A. Ş. Hisar.

CÜMLE Nedir?


1 . Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce: "Ben bu cümleyi üç defa okudum, hiçbir şey anlayamadım."- B. R. Eyuboğlu.
2 . eskimiş Dizge, sistem.
3 . sıfat Bütün, hep.
4 . zamir, eskimiş Herkes: "Cümleye uzun ömürler dilerim."- B. Felek.

ÇOBAN Nedir?

Koyun, keçi, sığır, manda sürülerini otlatan kimse: "Çoban kaval çaldı sordu bülbüle / Sürülerim hani, ovam nerede?"- Z. Gökalp.

GELEN Nedir?


1 . Gelme işini yapan (kimse veya nesne).
2 . fizik Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

GÖZYAŞI Nedir?

Gözyaşı bezlerinin salgıladığı, kimi etkilerle akan duru sıvı damlacıklarından her biri.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

KALMA Nedir?


1 . Kalmak işi: "Asıl derdi, tumturaklı sözler, bitimsiz tartışmalarla gözünü boyayıp birazcık yanında kalmamı sağlamak."- T. Uyar.
2 . sıfat Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan: "Annemden kalma bir evim vardı. Onu rehine koyarak bir ev tuttuk"- Ö. Seyfettin.

KELİME Nedir?

Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük: "Tayyare kelimesine alışan millet, uçak kelimesine de alışır."- O. V. Kanık.

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

TEKRAR Nedir?


1 . Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması: "Gerçi hayat kitaba sığmayacak kadar geniştir fakat tekrarlarla doludur."- A. Haşim.
2 . Bir konuşma veya yazıda aynı düşünceyi, kelimeyi birçok defa söyleme.
3 . zarf Bir daha, yine, yeniden, gene: "Kimi yaralandı geldi, tekrar gitti, kimi şehit oldu."- M. Ş. Esendal.

TEKRARLAMA Nedir?

Tekrarlamak işi.

TEKRARLANMA Nedir?

Tekrarlanmak işi: "... kitap sonlarında eklediği felsefi düşüncelerin, eserin zaten yansıttığı bir ana düşüncenin çeşitli şekillerde tekrarlanmasından başka bir şey olmadığını söylerdim."- A. Ş. Hisar.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAKIN Nedir?


1 - (Zamanda ve yerde) Az bir ara ile ayrılmış olan.
2 - Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.
3 - Aralarında sıkı ilgi bulunan.
4 - Benzeyen, andıran.
5 - Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan.
6 - Uzak olmayan yer.
7 - Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost ya da akraba.
8 - Uzak olmayarak.

YİNELEMEK Nedir?

Bir işi bir kez daha yapmak, tekrar etmek: "Loş alanda gidiyor, geliyor, yineliyordu rolünün bütün sözlerini."- N. Cumalı.

YUVA Nedir?


1 . Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak: "O zamanlar ... mezarlıkların serviliklerine gizlenen eski bülbül yuvaları meşhurdu."- A. Ş. Hisar.
2 . Genellikle ailenin oturduğu ev: "İnsanın kendi yuvasından daha sıcak ... ve samimi; hiçbir yer olmazdı."- S. F. Abasıyanık.
3 . İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.
4 . Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer.
5 . Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk: "Diş yuvası. Kilit yuvası."- .
6 . mecaz Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer: "Hırsız yuvası."- .
7 . mecaz Bir şeyin öğretildiği yer: "İrfan yuvası."- .
8 . mecaz Bir şeyin çok bulunduğu yer: "Bu oda böcek yuvası."- .

E E E L M N Y İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Yenileme, Yineleme,

7 Harfli Kelimeler

Yemenli, Yenilme,

6 Harfli Kelimeler

Elenme, Eyleme, İlenme, İnleme, Yeleme, Yemeni,

5 Harfli Kelimeler

Eleme, Eneme, Enlem, Eylem, Meyil, Nemli, Yelin, Yelme, Yemin, Yenli, Yenme,

4 Harfli Kelimeler

Elem, Elim, Emel, Emen, Emin, Enli, İlme, İnme, Lime, Meni, Mine, Niye, Yele, Yeme, Yeni, Yine,

3 Harfli Kelimeler

İle, İye, Ley, Lim, Men, Mey, Mil, Nem, Ney, Nim, Yel, Yem, Yen,

2 Harfli Kelimeler

El, Em, En, Ey, İl, İm, İn, Le, Me, Mi, Ne, Ye,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.