YAVANLAŞMAK (TDK)


1 . Yavan duruma gelmek.
2 . Yozlaşmak: "Gün günden daha yavanlaşıyoruz. Bunu da eski ile kıyaslayınca daha iyi anlıyoruz."- H. Taner.

Yavanlaşmak kelimesi baş harfi Y son harfi K olan bir kelime. Başında Y sonunda K olan kelimenin birinci harfi Y , ikinci harfi A , üçüncü harfi V , dördüncü harfi A , beşinci harfi N , altıncı harfi L , yedinci harfi A , sekizinci harfi Ş , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi A , onbirinci harfi K . Başı Y sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BUNU Nedir?

"Bu" adılının belirtme durumu.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

KIYA Nedir?

Adam öldürme suçu, cinayet.

KIYAS Nedir?


1 . Bir tutma, denk sayma.
2 . Karşılaştırma, oranlama, mukayese.
3 . eskimiş, dil bilgisi Örnekseme: "Birçok kelime türleri kıyasla yapılmıştır."- .
4 . mantık Tasım.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

YAVAN Nedir?


1 . Yağı az: "Yavan yemek."- .
2 . Katıksız: "Birçok günler yavan ekmek bile bulamaz."- F. R. Atay.
3 . mecaz Hoşa gitmeyen, tatsız: "Hayatları gerçekten yavan ve dayanılmaz bir sıkıntıyla sonuçlanır."- H. E. Adıvar.
4 . mecaz Görgüsüz, bilgisiz.

YOZLAŞMA Nedir?

Yozlaşmak işi, tereddi, dejenerasyon: "Evlerindeki düzensizliğin, yozlaşmanın ve erinçsizliğin her yanı sarmasının yaratıcısı annesiydi."- M. Uyguner.

YOZLAŞMAK Nedir?


1 . Özündeki iyi nitelikleri birtakım dış etkenlerle zamanla yitirmek, soysuzlaşmak, özünden uzaklaşmak, bozulmak, dejenere olmak, tereddi etmek.
2 . Dönüşen: "Giderek soğuk bir su serpintisine yozlaşan yağmur, ortalığa garip bir kış serinliği getirmişti."- A. İlhan.
3 . Bir şey, manevi anlamda değer yargılarını, özelliklerini ve niteliklerini yitirmek, bozulmak, dejenere olmak, özünden uzaklaşmak: "Toplumun yozlaştığı anlarda bazı kesimler bu yozlaşmanın da tadını çıkarırlar."- H. Taner.

A A A A K L M N V Y Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Yavanlaşmak,

10 Harfli Kelimeler

Yavanlaşma, Yavaşlamak,

9 Harfli Kelimeler

Ayaklanma, Yakalanma, Yaşlanmak, Yavaşlama,

8 Harfli Kelimeler

Anavaşya, Anlaşmak, Avlanmak, Ayaklama, Aylanmak, Kavlanma, Kavlaşma, Kaynaşma, Yakalama, Yaklaşma, Yalanmak, Yanaşmak, Yanlamak, Yanşamak, Yaşanmak, Yaşlanma,

7 Harfli Kelimeler

Aklanma, Aklaşma, Alamana, Almanak, Anlamak, Anlaşma, Avlamak, Avlanma, Aylamak, Aylanma, Kanlama, Kaşanma, Kaşlama, Kavlama, Kaynama, Kayşama, Şaklama, Şavalak, Vaklama, Yalamak, Yalanma, Yanaşma, Yanlama, Yanşama, Yaşamak, Yaşanak, Yaşanma,

6 Harfli Kelimeler

Aklama, Alanya, Anamal, Anlama, Avanak, Avlama, Aylama, Kanama, Kavala, Lavman, Manyak, Maşala, Yalaka, Yalama, Yalman, Yanmak, Yanşak, Yaşama, Yaşmak, Yavaşa, Yavşak,

5 Harfli Kelimeler

Akala, Aklan, Akman, Akşam, Akvam, Alaka, Alkan, Almak, Alman, Almaş, Alyan, Anlak, Anlam, Anmak, Aşama, Aşmak, Avlak, Aylak, Aymak, Ayvan, Kalan, Kalay, Kalma, Kalya, Kaman, Kanal, Kanma, Kaşan, Kaval, Kayan, Kayma, Kayşa, Lavaş, Malak, Malya, Manav, Maval, Mavna, Mayna, Şalak,

4 Harfli Kelimeler

Akma, Akva, Alan, Alay, Alma, Amal, Aman, Anal, Anam, Anka, Anma, Aşma, Aval, Avam, Ayak, Ayal, Ayan, Ayaş, Ayla, Ayma, Ayna, Ayva, Kala, Kama, Kana, Kaya, Klan, Laka, Lama, Lava, Maaş, Mala, Mana, Maşa, Maya, Naaş, Şaka, Şama, Şavk, Vaka,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ala, Ama, Ana, Aşk, Aya, Ayn, Kal, Kam, Kan, Kaş, Kav, Kay, Lak, Lam, Lan, Lav, Mal, Maş, Nal, Nam, Şak, Şal, Şan, Van, Vay, Yak, Yal, Yan, Yaş,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, An, Aş, Av, Ay, La, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.