YATIŞMAK (TDK)


1 . Hızı, etkisi azalmak, aşırılığı geçmek: "Vapurun gürültüsü büsbütün yatıştı."- R. H. Karay.
2 . Coşku, sinir, korku vb.nin etkisi azalmak, geçmek, sakinleşmek: "Nasılsın yavrum, uyuduktan sonra biraz sinirlerin yatıştı mı?"- S. M. Alus.
3 . Ayaklanma, kargaşa sakinleşmek, durulmak: "Kargaşa yatıştı."- .
4 . Yan yana, kucak kucağa yatmak: "Gölgesinde koyun, kuzu yatışır / Servidir, ladindir ormanlarımız."- İ. Sağır.

Yatışmak kelimesi baş harfi Y son harfi K olan bir kelime. Başında Y sonunda K olan kelimenin birinci harfi Y , ikinci harfi A , üçüncü harfi T , dördüncü harfi I , beşinci harfi Ş , altıncı harfi M , yedinci harfi A , sekizinci harfi K . Başı Y sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AŞIR Nedir?


1 - On sayısı.
2 - Bir dinsel tören sırasında ya da cemaatle namaz kılındıktan sonra Kuran'dan okunan on ayetlik bölüm.

AŞIRI Nedir?


1 . Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın: "Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir."- O. Rifat.
2 . Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem.
3 . Gereğinden fazla, çok.
4 . zarf Ötede, ötesinde: "İki ev aşırı."- .
5 . zarf Gereğinden fazla olarak, çokça: "Çocuk aşırı üzülüyor."- .

AYAK Nedir?


1 . Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
2 . Bacak.
3 . Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri: "İskemlenin bir ayağı kırık. Bu köprünün dört ayağı var."- .
4 . Vücudun belden aşağı bölümü: "Ayağına bir pantolon çekti."- .
5 . Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi: "Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız."- .
6 . Basamak.
7 . Fut.
8 . Futun küpü alınarak hesaplanan değer.
9 . halk ağzında Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste.
10 . eskimiş Yarım arşın veya 30,
5 cm uzunluğundaki ölçü birimi, kadem. 1
1 . coğrafya Göl ayağı. 1
2 . edebiyat Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. 1
3 . edebiyat Halk edebiyatında uyak: "Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler."- S. Birsel. 1
4 . matematik Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta: "Dikme ayağı."- . 1
5 . spor Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. 1
6 . spor Altılı ganyanda yer alan her bir koşu.

AYAKLANMA Nedir?


1 . Ayaklanmak işi.
2 . Başkaldırı.

AZALMA Nedir?

Azalmak işi, eksilme, tenakus.

AZALMAK Nedir?


1 . Az denecek bir miktara inmek: "Bakımsızlıklarla göçüp gitmiş bir cihan / Mevsimler soğumuş, sular azalmış."- F. H. Dağlarca.
2 . Eskisinden az bir duruma gelmek.
3 . Etkisini yitirmek, hafiflemek: "Sancısı azaldı."- .

BİRAZ Nedir?


1 . Bir parça, azıcık: "Biraz yağmur yağdı mı Beyoğlu'nun yaya kaldırımlarında yürüyebilirsen yürü."- F. R. Atay.
2 . zarf (bi'raz) Kısa bir süre için: "Uzun etme iki gözüm biraz da bize uğra."- O. Rifat.
3 . zarf (bi'raz) Az miktarda: "Dersini biraz biliyor."- .

BÜSBÜTÜN Nedir?

İyiden iyiye, iyice, tamamen, tamamıyla, temelli: "Seçim günleri yaklaştıkça iki komşu da propaganda faaliyetini büsbütün artırdılar."- H. Taner.

COŞKU Nedir?


1 . Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu: "Coşku ile giriştiği işten, uykuda pişman olabilirdi."- H. Taner.
2 . Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan: "Gençlerin coşkusu coşkuda kalıyor, yaratıcı bir tutarlığa bir türlü dönüşemiyordu."- Ç. Altan.
3 . ruh bilimi Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.
4 . felsefe Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

DURULMAK Nedir?


1 . Duru duruma gelmek: "Bulanık su duruldu."- .
2 . Gürültü, kımıldanış, karışıklık, yağış, yel dinmek, sükûn bulmak: "Kar ve fırtına durulmuş, hava birden açıvermişti."- H. Taner.
3 . mecaz Uslanmak, sakinleşmek: "Canı yanan kısrak acı bir kişneme salıverdikten sonra birdenbire duruldu."- H. Taner. durulmak (II) Durma işi yapılmak: "Mor dağlara karargâhlar kurulur / Eteğinde bölük bölük durulur."- B. S. Erdoğan.

ETKİ Nedir?


1 . Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor."- H. Taner.
2 . Bir etken veya bir sebebin sonucu: "Tokadın etkisi kötü oldu."- .
3 . mecaz Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim: "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."- T. Buğra.

GEÇME Nedir?


1 . Geçmek işi, mürur.
2 . Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.
3 . sıfat Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan: "Geçme çerçeve."- .

GEÇMEK Nedir?


1 - Bir yerden başka bir yere gitmek.
2 - Bir yandan girip öte yandan çıkmak.
3 - Yol olarak kullanmak.
4 - [(Bir şey) Kafasından, yüreğinden, gözlerinden vb. geçmek] Kısa bir anortaya çıkmak.
5 - (Bir duruma) Uğramak, konu olmak.
6 - Bırakmak, vazgeçmek.
7 - Yaşamak.
8 - Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak.
9 - Olmak, vuku bulmak, °cereyan etmek.
10 - (Hastalık için) Bulatmak, °sirayet etmek. 1
1 - Herhangi bir durum, soyaçekim yoluyla birinde görünmek. 1
2 - Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. 1
3 - Yerini bırakıp başka yer almak. 1
4 - Bir konu üzerinde ya da bir yerde çalışmış, yetişmiş olmak. 1
5 - Etkilemek, işlemek. 1
6 - Görev almak. 1
7 - Kalmak, devrolmak. 1
8 - Geride bırakmak, aşmak. 1
9 - Tükenmek, bitmek, sona ermek.
20 - Üstünlük sağlamak. 2
1 - Söylemeden ya da bitirmeden atlamak. 2
2 - (Zaman için) Aşmak, geride bırakmak, harcamak. 2
3 - (Belli bir zaman) Sona ermek, bitmek. 2
4 - Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. 2
5 - Birinden meşk etmek. 2
6 - Sönmek. 2
7 - Bir madde durum, düzey değiştirmek. 2
8 - Yazılmak, girmek. 2
9 - Sürümü olmak, satılmak.
30 - Konuşmada ya da basında sözü edilmek. 3
1 - Yürürlükte bulunmak, geçerli olmak, tedavülde olmak. 3
2 - Okulda, sınavda başarı göstermek. 3
3 - Bir yere gidip oturmak. 3
4 - (Yol ya da akarsu için) Bir yerin yakınından ya da içinden gitmek. 3
5 - Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak, bozulmak. 3
6 - Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. 3
7 - Kimi sözcüklerle birleşik eylem yapar. 3
8 - İyileşmek. 3
9 - Fırsat yitirilmek.

GÜRÜL Nedir?

Bol ve gür çıkan ya da akan şeylerin sesini anlatır.

GÜRÜLTÜ Nedir?


1 - Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin tümü, patırtı, °şamata.
2 - Birçok kişinin karıştığı kavga, karışıklık ya da tartışma.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARGAŞA Nedir?


1 . Kışkırtma ve karışıklık yoluyla toplumda ortaya çıkan düzen bozukluğu, anarşi.
2 . Kalabalık, düzensizlik vb.nin yol açtığı karışıklık, kaos: "Okuma yazma oranının düşüklüğü, bilinçlenmeyi engellediği ölçüde bir kargaşa ögesidir."- O. Rifat.

KORKU Nedir?


1 . Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü: "Yarı çocuk kalbimde korku, kapıya yaklaştıkça büyüyor."- Y. Z. Ortaç.
2 . Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara: "Yollarda korku kalmadı."- .
3 . ruh bilimi Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.

KOYU Nedir?


1 . Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı: "Koyu pekmez. Koyu süt."- .
2 . Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı: "Oturduğu yerden Boğaziçi'nin koyu mavi gecesinde bir balıkçı kayığı kayıp gidiyordu."- H. E. Adıvar.
3 . bilişim Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi.
4 . mecaz Aşırı (davranış, düşünce vb.): "Daha eski zamanda koyu bir Türkçe taraftarıymış."- A. Ş. Hisar.
5 . mecaz Derin, hararetli: "Koyu bir sohbet."- .

KOYUN Nedir?


1 . Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries).
2 . mecaz Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse.

KUCAK Nedir?


1 . Açık kollarla göğüs arasındaki bölüm, aguş: "Kucağımdaki yavrumla yapayalnız kalmıştık."- S. M. Alus.
2 . sıfat Açık kollarla göğüs arasına sığabilen miktarda olan.
3 . mecaz Herhangi bir durumun veya şeyin sınırlarının arası, iç: "Oralar her saldırganlıktan korunmuş Türk kucağı idi."- R. E. Ünaydın.
4 . mecaz Ortam, ocak: "On yıl var ayrıyım Kına Dağı'ndan / Baba ocağından, yâr kucağından."- F. N. Çamlıbel.

KUZU Nedir?


1 . Koyun yavrusu: "Belki beş kuzunun derisinden yapılmış, siyah bir kalpak."- Ö. Seyfettin.
2 . Bir meyve ve sebzeye bitişik olan küçük meyve veya sebze.
3 . sıfat Kuzu etinden yapılan (yiyecek).

LADİN Nedir?

Çamgillerden, 50-60 m kadar yükseklikte olan, düz gövdeli, kozalağı aşağıya doğru sarkık, kerestesi ve reçinesi değerli, çam türüne çok yakın bir orman ağacı (Picea).

ORMAN Nedir?


1 . Ağaçlarla örtülü geniş alan: "Bitmez tükenmez bir orman, bir çalılık içinde gidiyorduk."- M. Ş. Esendal.
2 . Bu ağaçların bütünü.

SAĞI Nedir?

Kuş tersi, kuş gübresi.

SAĞIR Nedir?


1 . İşitme duyusundan yoksun, işitmeyen (kimse).
2 . Ses geçirmeyen.
3 . Isıyı az veren, geç ısınan: "Sağır soba."- .
4 . Vurulduğu zaman ses vermeyen: "Sağır davul."- .
5 . İçi görülmeyen, donuk (cam).

SAKİ Nedir?

(İçkili toplantılarda) İçki dağıtan kimse.

SAKİN Nedir?


1 - Durgun, dingin: Sakin bir deniz .
2 - Sessiz.
3 - Kimseyi rahatsız etmeyen, kızgınlık göstermeyen.
4 - Huysuzluğu, rahatsızlığı azalmış ya da geçmiş.
5 - Bir yerde oturan.
6 - (Bir yerde) Oturan kimse, °sekene.

SAKİNLEŞME Nedir?

Sakinleşmek işi.

SAKİNLEŞMEK Nedir?


1 . Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak: "Bazı dalgalı gecelerin sabahları, metle yükselmiş ve şimdi sakinleşmiş suyun kenarında kedi leşleri bulurdum."- S. F. Abasıyanık.
2 . Sıkıntısı veya heyecanı geçmek.

SERVİ Nedir?

Servigillerden, Akdeniz bölgesinde çok yetişen, kışın yapraklarını dökmeyen, 2
5 m boyunda, ince, uzun, piramit biçiminde, çok koyu yeşil yapraklı bir ağaç, andız, selvi, servi ağacı (Cupressus sempenvirens).

SİNİ Nedir?

Üzerinde yemek de yenilebilen yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi: "Sininin üstünde, çepeçevre tahta kaşıklar ve yerde sini etrafında birer küçük minder dizilmişti."- A. Haşim.

SİNİR Nedir?


1 - Duyu ve devinim uyarılarını beyinden organlara; organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet.
2 - Kas kirişi ve zarı.
3 - Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik.
4 - Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği.
5 - Hoşa gitmeyen, can sıkan.

SONRA Nedir?


1 . Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı: "Hadi sen git yağmur bastırmadan ben sonra gelirim."- A. İlhan.
2 . Daha uzak ve ileri bir yerde: "Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık."- R. N. Güntekin.
3 . Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz: "Evvela arabada, sonra sundurmada uyuyup dinlendiğime fena etmiştim."- R. N. Güntekin.
4 . Yoksa, aksi hâlde: "Tembellik etmesin, sonra sınıfta kalır."- .
5 . isim Arkadan gelen bölüm veya zaman: "Bunun sonrası yok. Bu işi sonraya bırakmamalı."- .

YATI Nedir?

Gidilen yerde geceyi geçirme: "Yatıya bekleriz."- .

YATIŞ Nedir?

Yatma işi.

YATMA Nedir?

Yatmak işi: "Çocuklara yatma zamanının yaklaştığını başıyla anlatan bir mürebbiye edasıyla duruyor."- R. H. Karay.

YATMAK Nedir?


1 - Bir yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak.
2 - Uyumak ya da dinlenmek için yatağa girmek.
3 - Yatay ya da yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek.
4 - Hastalık nedeniyle yatakta kalmak.
5 - Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak.
6 - Boş yere bekleme.
7 - İşlemez çalışmaz durumda kalmak.
8 - Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek.
9 - Hapsedilmek.
10 - (Ölü) Gömülmüş olmak. 1
1 - Düz bir duruma gelmek, düzleşmek. 1
2 - Bulunmak, var olmak. 1
3 - Olumsuz ya da başarısız bir sonuç almak. 1
4 - İşsiz kalmak çalışmamak. 1
5 - Cinsel ilişkide bulunmak. 1
6 - Bir düşünceyi ya da bir öneriyi benimsemek, razı olmak. 1
7 - Hastanede tedavi için kalmak.

YAVRU Nedir?


1 . Yeni doğmuş hayvan veya insan: "Kedi yavrusu. Kuş yavrusu."- .
2 . Çocuk, evlat: "O zaman gördü ki küçük çocuk, memleketlisi minimini yavru ağlıyor."- R. H. Karay.
3 . mecaz Bir şeyin küçüğü: "Ev, bodrumu, tavan arası ve iki katıyla tam bir konak yavrusudur."- T. Buğra.
4 . argo Güzel, alımlı genç kız.

YAVRUM Nedir?

sevecen bir seslenme olarak kullanılır.

A A I K M T Y Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Aytışmak, Yatışmak,

7 Harfli Kelimeler

Atışmak, Aytışma, Katışma, Kayıtma, Takışma, Taşımak, Yakışma, Yatışma, Yıkatma,

6 Harfli Kelimeler

Akışma, Akıtma, Atışma, Ayıkma, Kaşıma, Kayşat, Şakıma, Taşıma, Taşmak, Tıkama, Yaşmak, Yatmak, Yıkama,

5 Harfli Kelimeler

Akşam, Aktaş, Aşmak, Atmak, Atmık, Aymak, Kamış, Katım, Katma, Kayış, Kayıt, Kayma, Kayşa, Kıyam, Kıyma, Makat, Makta, Şayak, Şayka, Takım, Takma, Taşak, Taşım, Taşma, Tıkma, Yakım, Yakış, Yakıt, Yakma, Yamak, Yaşam, Yaşıt, Yatak, Yatık, Yatım, Yatış, Yatma, Yıkma,

4 Harfli Kelimeler

Akım, Akış, Akma, Aşık, Aşım, Aşıt, Aşma, Atak, Ataş, Atık, Atım, Atış, Atkı, Atma, Ayak, Ayaş, Ayık, Ayıt, Ayma, Kama, Katı, Kaya, Kayı, Kıta, Kıya, Maaş, Maşa, Maya, Şaka, Şama, Taam, Taka, Takı, Taya, Yaka, Yakı, Yama, Yaşa, Yatı,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Akı, Ama, Aşı, Aşk, Ata, Aya, Ayı, Kam, Kaş, Kat, Kay, Kış, Kıt, Maş, Mat, Şak, Şat, Şık, Tak, Tam, Taş, Tay, Tık, Yak, Yaş, Yat,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, Aş, At, Ay, Ta, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.