YARALANMAK (TDK)


1 . Yaralama işi yapılmak: "Adamcağızın yaralanmamış tarafı kalmamış."- R. H. Karay.
2 . mecaz Gücenmek, incinmek, kırılmak: "Gururu yaralanan genç adam, duyduğu acı ile kendisini yeniden yaratmıştı."- Y. Z. Ortaç.

Yaralanmak kelimesi baş harfi Y son harfi K olan bir kelime. Başında Y sonunda K olan kelimenin birinci harfi Y , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi A , beşinci harfi L , altıncı harfi A , yedinci harfi N , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi A , onuncu harfi K . Başı Y sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADAM Nedir?


1 . İnsan.
2 . Erkek kişi, kadın karşıtı: "İyi bir adam isterse, babası da verirse varacak."- M. Ş. Esendal.
3 . Birinin yanında ve işinde bulunan kimse: "Kendisi gayet kibirli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar."- K. Tahir.
4 . Birinin yararlandığı, kullandığı kimse: "Hemen hepsi para çevrelerinin adamlarıydı."- C. Meriç.
5 . Birinin sözünü dinleyen, nazını çeken kimse, kayırıcı: "O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez."- .
6 . Görevli kimse: "Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam buluverse."- R. H. Karay.
7 . İyi huylu, güvenilir kimse: "Amcam, güngörmüş bir adamdı."- R. N. Güntekin.
8 . Bir alanda derin bilgisi olan kimse: "Bir sanatçının, bilim adamının düşünmek için bol zamana ihtiyacı vardır."- H. Taner.
9 . Bir alanı benimseyen kimse.
10 . ünlem Bir şeyin önemsenmediği anlatılmak istendiğinde kullanılan söz: "Adam, vazgeç!"- . 1
1 . halk ağzında Eş, koca.

GENÇ Nedir?


1 . Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı: "Genç kızı bir gece pencerede görmüştü."- H. Taner.
2 . Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan): "Genç ağaç. Genç at."- .
3 . Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç.
4 . Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.
5 . mecaz Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan: "Atatürk'ün tabutu arkasından ağlayan on beş milyon Türk'ün yaşadığı, genç Türkiye mutluydu."- B. Felek.

GÜCENME Nedir?

Gücenmek işi.

GÜCENMEK Nedir?

Birinin beklenilmeyen bir davranışı veya sözü karşısında kırgınlık duymak, kırılmak: "Kendisine uygulanan bu tavırdan ne darılmıştı ne gücenmişti."- N. Araz.

İNCİ Nedir?


1 . İstiridye gibi bazı kavkılı deniz hayvanlarının içerisinde oluşan, değerli, küçük, sert, sedef renginde süs tanesi.
2 . Bu tanelerden oluşan takı: "Yalıdaki ev, Dürnev Hanım'ın halılarını, incilerini gözden çıkarmasıyla kurtuldu."- N. Cumalı.
3 . teklifsiz konuşmada Yanlışlığı sebebiyle gülünç olan söz veya cümle.

İNCİNME Nedir?

İncinmek işi: "Küpeli Hafız bize baba mirasıdır, incinmesinden haberim olmalı."- M. N. Sepetçioğlu.

İNCİNMEK Nedir?


1 . Çarpma, sıkışma, burkulma vb. etkenlerle vücudun bir yeri ağrı verir duruma gelmek: "İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar."- F. N. Çamlıbel.
2 . (-den), mecaz Birinin herhangi bir davranışı yüzünden üzüntü duymak, gücenmek, kırılmak.

KALMA Nedir?


1 . Kalmak işi: "Asıl derdi, tumturaklı sözler, bitimsiz tartışmalarla gözünü boyayıp birazcık yanında kalmamı sağlamak."- T. Uyar.
2 . sıfat Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan: "Annemden kalma bir evim vardı. Onu rehine koyarak bir ev tuttuk"- Ö. Seyfettin.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

KIRILMA Nedir?


1 . Kırılmak işi.
2 . mecaz Yürürken salınma, nazlı yürüyüş.
3 . fizik Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen ışının doğrultusunu değiştirmesi.

KIRILMAK Nedir?


1 . Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak.
2 . Bükülerek kat yeri oluşturmak.
3 . Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek.
4 . (-e) Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek.
5 . Kırgınlık duymak: "Bana ne oluyor bugün? Donuyorum, her tarafım kırılıyor."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak.
7 . mecaz Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak: "Kapıdan içeri ilk adımını atınca birdenbire cesareti kırıldı."- P. Safa.
8 . (-den), mecaz Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak.
9 . fizik Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

ORTAÇ Nedir?

Sıfat-fiil.

TARA Nedir?

Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan eğri bir tür bıçak.

TARAF Nedir?


1 . Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri: "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat..."- R. H. Karay.
2 . Yön, yan, doğrultu: "Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Yöre, yer: "Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu."- H. Taner.
4 . İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri: "Karşı tarafın adamları."- .
5 . Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi: "Baba tarafı zengin."- .
6 . Bir şeyin belli bölümü, kısmı: "Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAPILMA Nedir?


1 . Yapılmak işi.
2 . sıfat Yapılmış: "Eve gelince sokak elbiselerini, yumuşak Fransız flanelinden yapılma ev elbiseleriyle değiştirirdi."- C. Uçuk.

YAPILMAK Nedir?


1 . Yapma işine konu olmak: "Yalı, bolluk zamanında yapılmış çok pencereli, iki katlı yayvan bir binadır."- B. Felek.
2 . mecaz Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak.

YARA Nedir?


1 . Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik: "Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım."- R. H. Karay.
2 . Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık: "Geminin omurgasındaki yara."- .
3 . mecaz Dert, üzüntü, acı: "Bu yarayı deşmeyin."- .

YARALAMA Nedir?

Yaralamak işi.

YARALANMA Nedir?

Yaralanmak işi.

YENİDEN Nedir?

Gene, yine, bir daha, tekrar: "Yemekhaneye indiğim zaman gönül bulantılarım yeniden teperdi."- Y. K. Karaosmanoğlu.

A A A A K L M N R Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Ayarlanmak, Yaralanmak,

9 Harfli Kelimeler

Araklanma, Aralanmak, Arkalanma, Ayaklanma, Ayarlamak, Ayarlanma, Karalanma, Kayarlama, Yakalanma, Yaralamak, Yaralanma,

8 Harfli Kelimeler

Araklama, Aralamak, Aralanma, Arkalama, Arlanmak, Ayaklama, Ayarlama, Aylanmak, Karalama, Karlanma, Yakalama, Yalanmak, Yanlamak, Yaralama, Yaranmak,

7 Harfli Kelimeler

Aklanma, Alamana, Alarmak, Alkarna, Almanak, Anlamak, Aralama, Aranmak, Arlanma, Aylamak, Aylanma, Kalamar, Kanarya, Kanlama, Karaman, Karlama, Kaynama, Makarna, Malarya, Malkara, Yakarma, Yalamak, Yalanma, Yanlama, Yaramak, Yaranma,

6 Harfli Kelimeler

Aklama, Alanya, Alarma, Anamal, Ankara, Anlama, Aramak, Aranma, Aylama, Kamara, Kanama, Kanara, Karama, Karaya, Kaynar, Kayran, Makara, Malkar, Manyak, Yalaka, Yalama, Yalman, Yanmak, Yarama, Yarmak,

5 Harfli Kelimeler

Akala, Aklan, Akman, Akran, Alaka, Alarm, Alkan, Almak, Alman, Alyan, Anlak, Anlam, Anmak, Araka, Arama, Aylak, Aymak, Ayran, Kalan, Kalay, Kalma, Kalya, Kaman, Kanal, Kanma, Karma, Kayan, Kayar, Kayma, Kayra, Malak, Malya, Maral, Marka, Marya, Mayna, Rakam, Ramak, Yakma, Yalak,

4 Harfli Kelimeler

Akar, Akma, Alan, Alay, Alma, Amal, Aman, Anal, Anam, Anka, Anma, Arak, Arka, Arma, Arya, Ayak, Ayal, Ayan, Ayar, Ayla, Ayma, Ayna, Kala, Kama, Kana, Kara, Kaya, Klan, Kral, Laka, Lama, Mala, Mana, Mark, Marn, Maya, Nara, Yaka, Yama, Yara,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ala, Ama, Ana, Ara, Ark, Aya, Ayn, Kal, Kam, Kan, Kar, Kay, Lak, Lam, Lan, Mal, Nal, Nam, Nar, Ram, Ray, Yak, Yal, Yan, Yar,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, An, Ar, Ay, La, Ra, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.