YARA (TDK)


1 . Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik: "Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım."- R. H. Karay.
2 . Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık: "Geminin omurgasındaki yara."- .
3 . mecaz Dert, üzüntü, acı: "Bu yarayı deşmeyin."- .

Yara kelimesi baş harfi Y son harfi A olan bir kelime. Başında Y sonunda A olan kelimenin birinci harfi Y , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi A . Başı Y sonu A olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ÇATKI Nedir?


1 . Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü: "Tüfek çatkısı."- .
2 . Sehpa.
3 . Alından geçerek başın çevresine çember gibi bağlanan bağ, kaşbastı: "Alnında, başı ağrıdığı vakitlerdeki gibi beyaz tülbentten bir çatkı vardı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Bir işin bütününün veya parçalarının bir araya getirilmesinde uyulan yöntem.

DERİN Nedir?


1 . Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan: "Genç kız onun kırık dişli ağzının içindeki derin karanlığa bakıyor."- Ö. Seyfettin.
2 . Yüzeyden içeri inen.
3 . Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan: "Derin bir bilgin."- .
4 . Yoğun: "Bu büyük köşkü derin bir sessizlik kapladı."- M. Ş. Esendal.
5 . Uzun süren: "Bir iki derin nefesten sonra teneffüsünün ritmi düzeldi."- P. Safa.
6 . mecaz Ayrıntıya önem verilerek hazırlanan: "Üzerindeki tesirleri ölçmek için derin tetkikler yapmak lazımdır."- F. R. Atay.
7 . mecaz İçten gelen: "Size karşı derin hürmeti vardı, lütuf buyurur sorarsanız yalnızlığını hissetmez."- R. H. Karay.
8 . mecaz Uyanılması güç, ağır (uyku).
9 . isim, mecaz Dip: "Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin / Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde."- Y. K. Beyatlı.

DERT Nedir?


1 . Üzüntü: "Gündüz ya bir yere sokulup uyur ya sessiz sedasız sokaklarda dolaşır. Fakat akşam oldu mu derdi teper."- H. E. Adıvar.
2 . Hastalık: "Hastayım derdime verem diyorlar."- F. N. Çamlıbel.
3 . Ağrı.
4 . mecaz Sorun, kaygı: "Ne var ki dert evin satılması ile bitmeyecekti."- T. Buğra.
5 . halk ağzında Ur: "Boynunda dert çıkmış."- .

ETKİ Nedir?


1 . Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor."- H. Taner.
2 . Bir etken veya bir sebebin sonucu: "Tokadın etkisi kötü oldu."- .
3 . mecaz Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim: "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."- T. Buğra.

GEDİK Nedir?


1 . Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne: "Kalenin gedikleri / Şekerdir yedikleri"- Halk türküsü.
2 . Dağ geçidi.
3 . mecaz Boşluk, eksiklik: "... kanunların gediğinden alabildiğine yararlanıp küpünü doldurmuş bir açıkgözdü."- H. Taner.
4 . mecaz Güçlük, güç durum: "Gedikten kurtulmak."- .
5 . askerlik Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer.
6 . tarih Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz.
7 . eskimiş Eksik dişli.

HERHANGİ Nedir?

Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KESKİN Nedir?


1 . Çok kesici, iyi kesen: "Sonunda keskin bir taşı testere gibi kullanarak ipi incelte incelte kopardı."- H. R. Gürpınar.
2 . mecaz Tiz (ses): "Bir kadın sesiydi bu. İnce ve keskin, dikkati hemen kapan ve bırakmayan bir ses."- P. Safa.
3 . mecaz Kırıcı, incitici: "En yakın dostlarının bile kusurlarını keskin bir dille yüzlerine vururmuş."- H. Taner.
4 . mecaz Etkili, sert: "Nihayet güneş doğdu, sis ve duman içinde çölün sabahlarında esen serin ve keskin rüzgârla üşüdük."- F. R. Atay.
5 . argo Zampara.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLUŞ Nedir?


1 - Olmak eylemi ya da biçimi, °vuku.
2 - Oluşma, °teşekkül, °tekevvün.
3 - Bir durumdan öteki duruma geçiş.

OMUR Nedir?

Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri, °fıkra.

OMURGA Nedir?


1 . Birbirleriyle eklemlendiklerinde kafatasından kuyruk sokumuna kadar uzanan bir kemik eksen oluşturan omurların bütünü, bel kemiği.
2 . Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi.
3 . mecaz Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, bel kemiği, esas.

OYUK Nedir?

Oyulmuş, içi boş ve çukur olan yer: "Birbirine karışmış nal oyuklarından gündüz beş on kişilik bir devriyenin geçip gittiği anlaşılıyordu."- F. R. Atay.

ŞEKLİ Nedir?

Biçimle ilgili, biçimsel.

TEHLİKELİ Nedir?

Tehlikesi olan, korkulu, kazalı, muhataralı: "Bahar yorgunluklar için en tehlikeli bir mevsimdir."- Ö. Seyfettin.

ÜZERİNE Nedir?


1 . Üstüne.
2 . Hakkında: "Dil üzerine bir yazı."- .
3 . ...-den dolayı: "Onun gelmesi üzerine ortalık düzeldi. Bu söz üzerine herkes rahat etti."- .
4 . ...-den sonra: "Bunca hazırlık üzerine yola çıkmamak insanı üzer."- .

ÜZÜNTÜ Nedir?

Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür: "Sesinde bir üzüntü hatta bir sitem sezdim."- A. Gündüz.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

VURU Nedir?

Kalbin, gevşeyip kasılmasından ileri gelen kımıldanışı, vuruş.

VURUŞ Nedir?


1 . Vurma işi: "Bazen kalbinin hafif ve sık çarpıntıları arasında ansızın tokmak gibi vuruşlar var."- P. Safa.
2 . müzik Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri, darp: "İki vuruşu olan ölçü."- .
3 . teknik Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik.

VÜCUT Nedir?


1 . İnsan veya hayvan gövdesi, beden: "Koltukta vücudunu bir yandan bir yana çevirirken âdeta inliyor."- R. N. Güntekin.
2 . eskimiş Var olma, varlık.

YARA Nedir?


1 . Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik: "Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım."- R. H. Karay.
2 . Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık: "Geminin omurgasındaki yara."- .
3 . mecaz Dert, üzüntü, acı: "Bu yarayı deşmeyin."- .

YARI Nedir?


1 . Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf.
2 . Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan: "Yarı yolu aldık. Yarı mesafede."- .
3 . isim Devre arası: "Birinci yarıda dört gol attık."- .
4 . zarf Gereğinden az, tam olmayarak: "Arkasından yarı şaka, yarı sitem ilave ediyor."- A. İlhan.

YARIK Nedir?


1 . Yarılarak açılmış yer, geniş çatlak.
2 . İnce bir çizgi durumunda açılmış yara: "Kendini göstermek için terliklerini yarık topuklu tabanlarında şaplata şaplata geçmişti."- H. Taner.
3 . mecaz Anlaşmazlık, bölünme: "Şimdiden birtakım yarıklar açan siyasi rekabetten başka ne mana verilebilirdi?"- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . fizik Küçük bir ışık demeti elde etmek için ışık kaynağının önüne konulan, saydam olmayan bir düzlem üzerine açılmış, dikdörtgen biçiminde küçük delik.
5 . tıp (***) Çatlak.
6 . sıfat Yarılarak açılmış veya yarılarak oluşmuş.

A A R Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Arya, Ayar, Yara,

3 Harfli Kelimeler

Ara, Aya, Ray, Yar,

2 Harfli Kelimeler

Ar, Ay, Ra, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.