YANSITMAK (TDK)


1 . Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak, aksettirmek: "Ayna ışığı yansıtır. Kubbe sesi yansıtır."- .
2 . mecaz İletmek, duyurmak, aktarmak: "Palyaço, yaşamın sorunlarını lafsız, az lafla, ukalalığa kaçmadan yansıtmak durumundadır."- H. Taner.

Yansıtmak kelimesi baş harfi Y son harfi K olan bir kelime. Başında Y sonunda K olan kelimenin birinci harfi Y , ikinci harfi A , üçüncü harfi N , dördüncü harfi S , beşinci harfi I , altıncı harfi T , yedinci harfi M , sekizinci harfi A , dokuzuncu harfi K . Başı Y sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AKSETTİRMEK Nedir?


1 . Sesi yankılamak.
2 . Işığı yansıtmak.
3 . Haberi, durumu, ulaştırmak, yaymak, duyurmak.

AKTAR Nedir?


1 . Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân.
2 . İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.

AKTARMA Nedir?


1 . Aktarmak işi.
2 . Bir taşıttan başka bir taşıta geçme: "Bebek'ten aktarma Rumeli kıyısı vapurları bulunurdu."- R. H. Karay.
3 . Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme.
4 . Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
5 . edebiyat Alıntı.
6 . spor Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi.
7 . ekonomi Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer.
8 . ticaret Para aktarımı.

AKTARMAK Nedir?


1 . Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek.
2 . (-i) Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek.
3 . (-den, -e) Bir dilden başka bir dile çevirmek, tercüme etmek.
4 . Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak.
5 . Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek.
6 . İletmek, bildirmek: "Derdini size aktarıp arınmış, sizi zehirleyip bırakmıştır."- H. Taner.
7 . Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak.
8 . Bir kitabı başından sonuna kadar okumak.
9 . (-i) Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak.
10 . edebiyat Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. 1
1 . (-i), edebiyat Alıntılamak: "Onun yerine Salah Birsel'in bir şiirini aktaracağız."- S. Birsel. 1
2 . teknik Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

DUYU Nedir?

İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum, hasse: "Tüm duyularım uyanık olarak trenimin rengini ve numarasını bulmaya çalışırdım."- N. Eray.

DUYURMA Nedir?

Duyurmak işi.

DUYURMAK Nedir?


1 . Duymasını sağlamak: "Sesini duyuramadığını anlayarak daha kuvvetle tekrar etti."- P. Safa.
2 . İlan etmek.
3 . mecaz Sezdirmek.

GERİ Nedir?


1 . Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı: "Amerikan barın gerisinden işaret eden barmen seslendi."- N. Cumalı.
2 . Son, sonuç: "Sen gerisini düşünme."- .
3 . Bir şeyin sona kalan bölümü: "Yazının gerisi yarın yayımlanacak."- .
4 . Geçmiş, mazi: "Artık geride özleyeceğim hiçbir şey yok."- S. F. Abasıyanık.
5 . Hayvanda boşaltım organının dışı.
6 . sıfat Eksik gösteren (saat): "Bu saat beş dakika geridir."- .
7 . sıfat Aptal, anlayışsız.
8 . sıfat, mecaz Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş: "Geri düşünce. Geri adam."- .
9 . zarf Geriye doğru: "Bağına, bahçene, suyuna, toprağına veda ederek geri gidiyorum."- F. R. Atay.
10 . ünlem "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz.

GÖNDER Nedir?


1 . Bayrak direği.
2 . Üvendire.
3 . halk ağzında Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa.

GÖNDERME Nedir?


1 . Göndermek işi, irsal.
2 . Sözlükçülükte bir madde başını işlerken, ilgisi dolayısıyla başka bir madde başına yollama.

GÖNDERMEK Nedir?


1 . Bir yere doğru yola çıkarmak, yollamak, ulaşmasını, gitmesini sağlamak, irsal etmek: "Hepimizi esir edip Malta'ya gönderecekleri ağızlarda dolaşıyordu."- H. E. Adıvar.
2 . Yetki vererek gitmesini sağlamak.
3 . Bir kaynaktan çıkıp gelmek, ulaşmak: "Güneş dünyaya ısı ve ışık gönderir."- .
4 . Yolcu etmek.
5 . Araştırma, yazışma vb.nde kaynak kişiye veya esere işaret etmek, atıf yapmak.

GÖRÜNTÜ Nedir?


1 . Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet.
2 . Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. ile oluşturulan biçimi, hayal.
3 . Manzara.
4 . fizik Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal.
5 . matematik Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.
6 . sinema, TV (***) Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü.

IŞIK Nedir?


1 . Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk: "Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi."- H. E. Adıvar.
2 . Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç: "Buraya bir ışık getirin."- .
3 . Aydınlanmak için kullanılan elektrik: "On ikide ışıklar söndü."- .
4 . mecaz Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı: "Bütün gözlerden manalı ışıklar sıçrıyordu."- P. Safa.
5 . mecaz Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb: "Sevgili Behçet Necatigil şiirimizin vazgeçilmez ışıklarından biri olarak ayrıldı aramızdan."- N. Cumalı.
6 . fizik Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.

İLETME Nedir?

İletmek işi.

İLETMEK Nedir?


1 . Götürmek, ulaştırmak, nakletmek, geçirmek: "Bunların tek kaygıları gördüklerini, duyduklarını okurlara iletmektir."- S. Birsel.
2 . fizik Elektrik akımı, ısı, gaz vb.ni bir yerden başka bir yere götürmek.

KAÇMA Nedir?

Kaçmak işi, firar.

KUBBE Nedir?

Yarım küre biçiminde olan ve yapıyı örten dam, kümbet: "Büyük bir camiydi bu. Minareleri, kubbeleri, kemerleri ve parmaklıklı pencereleri filan hepsi tamamdı."- O. Atay.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

SAĞLAM Nedir?


1 . Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil: "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı."- F. R. Atay.
2 . Zarar görmemiş, bozulmamış: "Bütün eşya sağlam."- .
3 . Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli: "Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor."- M. Ş. Esendal.
4 . Güvenilir: "Sağlam iş. Sağlam para."- .
5 . Gerçek, inanılır bir temeli olan: "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın."- M. Ş. Esendal.
6 . zarf, halk ağzında (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak: "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti."- H. R. Gürpınar.

SAĞLAMA Nedir?


1 . Sağlamak işi: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.
2 . matematik Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılan kontrol işlemi, mizan.

SAĞLAMAK Nedir?


1 . Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek: "Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık."- H. Taner.
2 . Elde etmek, sahip olmak: "... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti."- Y. N. Nayır.
3 . matematik Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. sağlamak (II) (nsz) Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

SORU Nedir?


1 . Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual: "Minicik ellerini uzatarak bu taş nedir, diyen sorusu hâlâ hatırımızda!"- O. S. Orhon.
2 . Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual.

SORUN Nedir?


1 . Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem.
2 . mecaz Sıkıntı veren durum, dert.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

UKALA Nedir?

Kendini akıllı ve bilgili sanan, bilgiçlik taslayan (kimse): "Bu miskin ve ukala herifi sepetledi."- H. Taner.

YANSI Nedir?


1 . Bilgisayar veya tepegözle hazırlanan saydamın yansıtılmasıyla perdede ortaya çıkan görüntü.
2 . fizik Işığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi, inikâs.
3 . biyoloji Tepke.

YANSIMA Nedir?


1 . Yansımak işi: "Balkon penceresinden dolan ışık, ak saçlarından süt mavisi yansımalar yapıyor."- A. İlhan.
2 . Işık dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirme, inikâs: "Durgun denizler yıldızların yansımasıyla yıldızlandı."- Halikarnas Balıkçısı.
3 . dil bilgisi Doğa seslerine benzer seslerle yapılan kelime, taklidî kelime, onomatope: Gürültü, şırıltı, bıngıldak, güm güm, vızıldamak vb.

YANSITMAK Nedir?


1 . Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak, aksettirmek: "Ayna ışığı yansıtır. Kubbe sesi yansıtır."- .
2 . mecaz İletmek, duyurmak, aktarmak: "Palyaço, yaşamın sorunlarını lafsız, az lafla, ukalalığa kaçmadan yansıtmak durumundadır."- H. Taner.

YAŞA Nedir?

Hoşnutluk, sevinç gibi duyguları anlatmak ya da alkışlamak için söylenir.

YAŞAM Nedir?

Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat: "Yaşamın kurallarını, kendi aleyhinde işliyor varsaydığı günden bu yana, umursamamıştı."- H. Taner.

A A I K M N S T Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Yansıtmak,

8 Harfli Kelimeler

Sınatmak, Yansımak, Yansıtma,

7 Harfli Kelimeler

Kasınma, Kayıtma, Sakınma, Sınamak, Sınatma, Takınma, Tanımak, Tıkanma, Yakınma, Yansıma, Yıkanma, Yıkatma,

6 Harfli Kelimeler

Akıtma, Amyant, Ayaksı, Ayıkma, Katman, Kaytan, Kınama, Maksat, Mantık, Manyak, Manyas, Manyat, Natıka, Sanmak, Satmak, Saymak, Sayman, Sınaat, Sınama, Sınmak, Tanıma, Tansık, Tıkama, Tınmak, Yanmak, Yasmak, Yasmık, Yastık, Yatkın, Yatmak, Yıkama,

5 Harfli Kelimeler

Akman, Aksam, Aksan, Anmak, Askat, Asmak, Astım, Atmak, Atmık, Aymak, Iskat, Kaman, Kanat, Kanıt, Kanma, Kasım, Kasıt, Kasma, Kasnı, Katım, Katma, Kayan, Kayın, Kayıt, Kayma, Kısma, Kıyam, Kıyas, Kıyma, Makas, Makat, Makta, Manas, Manat, Mantı, Masat, Mastı, Mayın, Mayıs, Mayna,

4 Harfli Kelimeler

Akım, Akın, Akma, Aman, Anam, Anık, Anıt, Anka, Anma, Asık, Asım, Askı, Asma, Asya, Atak, Atık, Atım, Atkı, Atma, Ayak, Ayan, Ayık, Ayın, Ayıt, Ayma, Ayna, Aynı, Iska, Kama, Kana, Kanı, Kant, Kasa, Kast, Katı, Kaya, Kayı, Kına, Kısa, Kıta,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Akı, Aks, Ama, Ana, Anı, Ant, Asa, Ası, Ask, Ast, Ata, Aya, Ayı, Ayn, Kam, Kan, Kas, Kat, Kay, Kın, Kıt, Mas, Mat, Nam, Nas, Sak, Sam, San, Say, Sık, Tak, Tam, Tan, Tas, Tay, Tık, Tın, Tıs, Yak,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, An, As, At, Ay, Ta, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.