YANKI (TDK)


1 . Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, aksiseda, inikâs, akis, eko: "Ben kimsesiz seyyahı meçhuller caddesinin / Ben yankısından kaçan çocuk kendi sesinin."- N. F. Kısakürek.
2 . mecaz Bir olgunun çevrede uyandırdığı duygu, düşünce, dedikodu gibi tepki, akis: "Bu çığlıklar, ağızdan ağıza, kulaktan kulağa geniş yankılarla bütün yurdu kaplıyordu."- Y. Z. Ortaç.

Yankı kelimesi baş harfi Y son harfi I olan bir kelime. Başında Y sonunda I olan kelimenin birinci harfi Y , ikinci harfi A , üçüncü harfi N , dördüncü harfi K , beşinci harfi I . Başı Y sonu I olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞIZ Nedir?


1 . Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk.
2 . Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü: "Küçük bir ağız."- .
3 . Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı: "Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı."- H. R. Gürpınar.
4 . Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap: "Çay ağzı."- .
5 . Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık yanı: "Körfezin ağzı."- .
6 . Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
7 . Kesici aletlerin keskin tarafı: "Çelik ağızlı, küçük gül makasını kâğıdından çıkardı."- R. H. Karay.
8 . dil bilimi Bir dilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği: "Anlaşılmaz, garip köylü ağızlarıyla konuşuluyordu."- S. F. Abasıyanık.
9 . Üslup, ifade özelliği: "Ertesi günü bazı gazeteler bu haberin bir noktasını yarı resmî bir ağızla tekzip ettiler."- T. Buğra.
10 . Uç, kenar: "Topun ağzında. Uçurumun ağzında."- . 1
1 . mecaz Birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği. 1
2 . müzik Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü.

AĞIZ Nedir?


1 - Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, sesin çıkmasına, soluk alıp vermeye ve besinleri almaya yarayan boşluk.
2 - Bu boşluğun dudakların çevrelediği bölümü.
3 - Kapların ya da içi boş şeylerin açık yanı.
4 - Bir suyun denize ya da göle döküldüğü yer, °munsap.
5 - Koy, körfez, liman, yol gibi yerlerin açık yanı.
6 - Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
7 - Kesici aletlerin keskin yanı.
8 - Bir anadilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği, °şive.
9 - Birini yanıltmak, kandırmak amacıyla dolambaçlı birtakım sözler söyleme özelliği.
10 - Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. 1
1 - Kimi vakit "kez" anlamına gelir. 1
2 - (Tehlikeli şeyler için) Pek yakın yer.

AĞIZDAN Nedir?

Sözlü olarak.

AKİS Nedir?


1 - Işık ya da ses dalgalarının yansıtıcı bir yüzeye çarparak geri dönmesi, yankı, yansıma.
2 - Bir cismin, parlak bir yüzeyde görünmesi.
3 - Bir şeyin başka bir şey üzerinde yarattığı etki.
4 - Evirme, evirtim.

AKSİ Nedir?


1 . Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi: "Salıncağın ipini sallandığı istikametin aksine çekti."- O. C. Kaygılı.
2 . Uygun olmayan: "Kusura bakma abla! Aksi zamana rastladı. Gazozları yetiştiremedik."- A. K. Tecer.
3 . İnatçı, hırçın, huysuz: "Ben bu aşçı kadar çılgın ve aksi insan görmedim."- R. N. Güntekin.

AKSİSEDA Nedir?

Yankı: "Şimdi derin bir aksiseda gibi uzayan bir ses odaya yayılıyor"- N. Hikmet.

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

CADDE Nedir?

Şehir içinde ana yol: "Anafartalar Caddesi."- .

ÇARPI Nedir?


1 . Kaba sıva, çarpma sıva.
2 . matematik Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur.

ÇEVRE Nedir?


1 . Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi: "Büyük kentlerin çevreleri gecekondularla sarılmıştır."- O. Rifat.
2 . Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam: "Her girdiği çevreye kişiliği ile birlikte olgun ve asil bir huzur havası getirirdi."- H. Taner.
3 . Sırma işlemeli mendil: "Geçen gün sandığı karıştırırken elime işlemeli çevreler geçti."- M. Yesari.
4 . mecaz Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit: "Siyasi çevreler. Sanat çevresi."- .
5 . mecaz Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit: "Babanın ve çevresinin var güçleri ile destekledikleri düşünülebilir."- H. Taner.
6 . dil bilgisi Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst.
7 . matematik Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi.
8 . toplum bilimi Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü.

ÇIĞLIK Nedir?

Acı acı ya da ince ve keskin bağırma, °feryat, °figan.

ÇOCUK Nedir?


1 . Küçük yaştaki oğlan veya kız: "Çocuğun bir sütninesi vardı."- R. H. Karay.
2 . Soy bakımından oğul veya kız, evlat: "Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak: "Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti."- B. R. Eyuboğlu.
4 . Genç erkek.
5 . mecaz Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
6 . mecaz Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse: "Otuz yaşında ama hâlâ çocuk."- .
7 . mecaz Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.

DEDİKODU Nedir?

Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılan konuşma, kılükal: "Kız aleyhine hiçbir aykırı dedikodu çıkmadı."- A. Gündüz.

DÖNME Nedir?


1 . Dönmek işi: "Dönmeyi kararlaştırmış da olsa bir aksilik, mutlaka bir aksilik, benim saadetime engel olacaktı."- T. Buğra.
2 . Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse.
3 . matematik Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi.
4 . sıfat, din b. (***) Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi.

DUYGU Nedir?


1 . Duyularla algılama, his: "Bitkilerde duygu var mı?"- .
2 . Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim: "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir."- B. Felek.
3 . Önsezi: "Yolunuzu değiştirmeniz lazım geldiğini de sezecek kadar bir duygum vardır."- A. Gündüz.
4 . Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği.
5 . Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik: "Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, fenayım, fena oluyorum, çok fenayım duygusu kapladı."- P. Safa.

DUYU Nedir?

İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum, hasse: "Tüm duyularım uyanık olarak trenimin rengini ve numarasını bulmaya çalışırdım."- N. Eray.

DÜŞÜN Nedir?

Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

DÜŞÜNCE Nedir?


1 . Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, mülahaza, ide, idea: "Anlaşmazlıklarda aracılığına, zor durumlarda düşüncesine başvurulur."- T. Buğra.
2 . Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
3 . Niyet, tasarı.
4 . mecaz Tasa, kaygı, sıkıntı: "Sınıfta kalma düşüncesi uykumu kaçırdı."- .
5 . felsefe İlke, yönetici sav.

GENİŞ Nedir?


1 . Eni çok olan, enli, vâsi: "Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu."- P. Safa.
2 . Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı: "Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi."- O. C. Kaygılı.
3 . Bol (elbise).
4 . Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro: "Geniş anlamlı."- .
5 . mecaz Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat: "Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu."- A. İlhan.
6 . mecaz Çok: "Geniş iş alanları sağlandı."- .

GERİ Nedir?


1 . Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı: "Amerikan barın gerisinden işaret eden barmen seslendi."- N. Cumalı.
2 . Son, sonuç: "Sen gerisini düşünme."- .
3 . Bir şeyin sona kalan bölümü: "Yazının gerisi yarın yayımlanacak."- .
4 . Geçmiş, mazi: "Artık geride özleyeceğim hiçbir şey yok."- S. F. Abasıyanık.
5 . Hayvanda boşaltım organının dışı.
6 . sıfat Eksik gösteren (saat): "Bu saat beş dakika geridir."- .
7 . sıfat Aptal, anlayışsız.
8 . sıfat, mecaz Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş: "Geri düşünce. Geri adam."- .
9 . zarf Geriye doğru: "Bağına, bahçene, suyuna, toprağına veda ederek geri gidiyorum."- F. R. Atay.
10 . ünlem "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

İKİNCİ Nedir?


1 . İki sayısının sıra sıfatı.
2 . Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen: "Tevfik'in alçak gönüllü, hep ikinci planda kalma olgunluğundaki pişekârlığı Dümbüllü'ye sanatını en iyi değerlendirme olanağını sağlardı."- H. Taner.
3 . Değer ve kalitece birinciden sonra gelen: "Evde pişirip yedikleri çikolatanın kalitesi ikinci idi."- S. F. Abasıyanık.
4 . mecaz Yeni, bir başka.
5 . isim Birinciden sonra gelen kimse veya nesne: "İhtiyarın iki çocuğundan birini öldürdüler... İkincisini de öldürmeye kalktılar."- R. N. Güntekin.

İNİK Nedir?

İnmiş, indirilmiş: "Pencere perdeleri hep inikti."- A. Gündüz.

KAÇA Nedir?

Ne kadar bir değer karşılığında?: "Bu giysi kaça satılıyor?"- .

KAPLI Nedir?


1 . Kaplanmış olan: "Çantasından çok sayfalı, maroken kaplı küçük bir defter çıkardı."- Ö. Seyfettin.
2 . Kabı olan.
3 . Ciltli.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

KISA Nedir?


1 . Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı.
2 . Az süren, uzun olmayan: "Türk milleti en kısa zaman içinde yeni harflerle okumaya, yazmaya başladı."- E. İ. Benice.
3 . Ayrıntısı çok olmayan: "Kısa bilgi. Kısa yazı."- .
4 . isim Kısa olan şey: "Uzun lafın kısası."- .
5 . zarf Kısaca, kısaltarak: "Kısa konuştu."- .

KİMSESİZ Nedir?


1 . Annesi babası, yakını, koruyucusu olmayan (kimse), sahipsiz: "Ocağın kimsesiz çocukları okuttuğunu da biliyordum."- F. R. Atay.
2 . Boş, ıssız, içinde kimse bulunmayan: "Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında / Yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum."- N. F. Kısakürek.
3 . zarf Kimsesi olmadan.

KULA Nedir?


1 . Gövdesi sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu.
2 . sıfat Bu renkte olan (at): "Yanında dizgini boynuna bırakılmış bir kula at vardı."- R. N. Güntekin. Kula özel, isim (ku'la) Manisa iline bağlı ilçelerden biri.

KULAK Nedir?


1 . Başın her iki yanında bulunan işitme organı: "Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum."- H. C. Yalçın.
2 . anatomi Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü: "Elleriyle kulaklarını tıkayıp yatağının yanında tortop oldu."- H. E. Adıvar.
3 . Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri.
4 . müzik Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu.
5 . Sabanın toprağa giren kısmının iki yanında bulunan ve toprağı yollara dökmeye yarayan parça.
6 . coğrafya Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri.
7 . mecaz Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MEÇHUL Nedir?


1 - Bilinmeyen, bilinmedik.
2 - Hakkında hiçbir bilgi edinilmemiş yer, şey.
3 - Edilgen (eylem).

OLGU Nedir?


1 . Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa: "Bilim yoluyla olguları kavrayıp sıralayabiliriz."- O. Hançerlioğlu.
2 . Varlığı deneyle kanıtlanmış şey.
3 . edebiyat Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş.

OLGUN Nedir?


1 - (Meyveler için) Yenecek duruma gelmiş.
2 - (İnsanlar için) Bilgi, görgü ve höşgörüsü gelişmiş, °kâmil.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

ORTAÇ Nedir?

Sıfat-fiil.

SEYYAH Nedir?

Gezgin, turist: "Seyyah olup şu âlemi gezerim / Bir dost bulamadım gün akşam oldu."- Pir Sultan Abdal.

TEPKİ Nedir?


1 . Bir cismin kendini iten veya sıkıştıran başka bir cisme gösterdiği karşı etki, aksülamel, reaksiyon.
2 . Herhangi bir etkiye cevap olarak doğan, genellikle olumsuz söz veya davranış: "Seyircilerin şaşkınlığı geçince tepkisi başladı."- H. Taner.
3 . Karşılık verme.

YANKI Nedir?


1 . Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, aksiseda, inikâs, akis, eko: "Ben kimsesiz seyyahı meçhuller caddesinin / Ben yankısından kaçan çocuk kendi sesinin."- N. F. Kısakürek.
2 . mecaz Bir olgunun çevrede uyandırdığı duygu, düşünce, dedikodu gibi tepki, akis: "Bu çığlıklar, ağızdan ağıza, kulaktan kulağa geniş yankılarla bütün yurdu kaplıyordu."- Y. Z. Ortaç.

YURDU Nedir?

İğnenin deliği.

A I K N Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Kayın, Yakın, Yanık, Yankı,

4 Harfli Kelimeler

Akın, Anık, Ayık, Ayın, Aynı, Kanı, Kayı, Kına, Kıya, Yakı,

3 Harfli Kelimeler

Akı, Anı, Ayı, Ayn, Kan, Kay, Kın, Yak, Yan,

2 Harfli Kelimeler

Ak, An, Ay, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.