YAMAK (TDK)


1 . Bir işte yardımcı olarak çalışan erkek: "Eli yüzü düzgün, işgüzar bir yamağı mektupçu efendinin yanına kapılandıracaklar..."- E. E. Talu.
2 . tarih Yeniçeri Ocağında topçu ve humbaracı gibi askerî kuruluşlarda aday olarak bulunan kimse.
3 . mecaz Birinin etkisinde kalarak onun sözünden çıkmayan kimse.

Yamak kelimesi baş harfi Y son harfi K olan bir kelime. Başında Y sonunda K olan kelimenin birinci harfi Y , ikinci harfi A , üçüncü harfi M , dördüncü harfi A , beşinci harfi K . Başı Y sonu K olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADAY Nedir?


1 . Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse: "Babası da beni damat adayı olarak görüyordu."- M. Yesari.
2 . Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet: "Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan adayları, on gün içinde Başkanlık Divanına bildirilir."- Anayasa.

ASKER Nedir?


1 . Orduda görev yapan erden generale kadar herkes.
2 . Askerlik görevi veya ödevi: "Askere gitmek. Askerden dönmek."- .
3 . Er: "Dışarıda kolları kırmızı beyaz işaretli askerlerin taşıdığı boş sedyeler süratle uzaklaşıyor"- N. Hikmet.
4 . sıfat Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli: "Asker adam."- .
5 . sıfat Yurdun korunması yolunda iyi dövüşmesini başaran: "Asker millet."- .

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

ÇALIŞAN Nedir?

Bir iş kolunda, bir kurumda görevli olan kimse.

ÇIKMA Nedir?


1 . Çıkmak işi.
2 . Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
3 . Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak.
4 . Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, derkenar.
5 . Desteklemek amacıyla verilen para.
6 . sıfat Çıkmış: "Saraydan çıkma İstanbul eşyalarını görünce bunların hakikatine inanmak lazım geldiğini anlamış."- A. Ş. Hisar.
7 . sıfat Eski, kullanılmış: "Çıkma jant."- .

DÜZGÜ Nedir?

Norm.

DÜZGÜN Nedir?


1 . Doğru ve pürüzsüz, muntazam: "Düzgün tahta. Düzgün yol."- .
2 . Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.
3 . İyi: "Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil."- M. Ş. Esendal.
4 . zarf Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde: "Düzgün konuşuyor."- .
5 . matematik Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim): "Düzgün çok yüzlü."- .
6 . isim, eskimiş Fondöten.

EFENDİ Nedir?


1 . Günümüzde bey unvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan: "Yeni ev, Rüstem Efendi'ye kiraya verildi."- Y. Z. Ortaç.
2 . Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse: "Köylü memleketin efendisidir."- Atatürk.
3 . Koca: "Bizim efendi artık geceleri de eve gelmiyor."- C. Uçuk.
4 . ünlem (efe'ndi) Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz.
5 . ünlem (efe'ndi) Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü: "Efendi! Allah'ın emriyle kızını bana ver."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Görgülü, nazik, kibar.
7 . eskimiş Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan unvan.

ERKE Nedir?


1 . Enerji.
2 . felsefe Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

ERKEK Nedir?


1 . İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı.
2 . biyoloji Sperma oluşturan organizma.
3 . Yetişkin adam, bay, kadın karşıtı: "Erkekler gelince buraya, karılar işte böyle kaçar."- O. C. Kaygılı.
4 . Koca: "Kadın erkeğini uğurladı."- .
5 . sıfat, mecaz Sözüne güvenilir, mert.
6 . sıfat Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı.
7 . sıfat Sert, kolay bükülmez: "Erkek demir, erkek bakır."- .

ETKİ Nedir?


1 . Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor."- H. Taner.
2 . Bir etken veya bir sebebin sonucu: "Tokadın etkisi kötü oldu."- .
3 . mecaz Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim: "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."- T. Buğra.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

HUMBARACI Nedir?

Humbara kullanan asker, kumbaracı.

İŞGÜZAR Nedir?


1 . Gereği yokken, genellikle kendini göstermek için işe karışan (kimse).
2 . eskimiş Eli işe yatkın, becerikli (kimse).

İŞTE Nedir?


1 . Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık: "Hani kitap? - İşte size anlattığım adam. İşte, korktuğum başıma geldi."- .
2 . Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir: "İşte bütün manzara budur!"- R. E. Ünaydın.
3 . Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz: "Ekmek, peynir, yumurta, marul, limon, ne bulursan al işte."- N. Cumalı.

KALA Nedir?

Kaldığında: "Frankfurt'a gece yarısından sonra ikiye yirmi kala vardık."- A. Haşim.

KAPI Nedir?


1 . Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı.
2 . Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat: "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.
4 . Devlet dairesi: "Hükûmet kapısı."- .
5 . mecaz Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân: "Onların başvuracağı her kapıya gitmiş."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Gidere yol açan gereksinim: "Bayram geldi, yine masraf kapıları açıldı."- .
7 . mecaz Ev gezmesi için gidilen yer: "Bugün yine kaç kapı dolaştın?"- .

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KURUL Nedir?

Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

KURULU Nedir?

Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş: "Herkes kendini damlara, kurulu cibinliklerin içine atardı."- B. Günel.

KURULUŞ Nedir?


1 . Kurulma işi: "Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu 1923'tedir."- .
2 . Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis: "Hastaneler, okullar, bankalar, fabrikalar birer kuruluştur."- .
3 . mecaz Yapı, yapılış, bünye.
4 . mecaz Kasılma.
5 . askerlik Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MEKTUPÇU Nedir?


1 . Osmanlılarda, bir resmî dairenin yazı işlerini yönetmekle yükümlü yüksek görevli kişi.
2 . eskimiş Bir il idaresinin yazı işlerini yöneten görevli.

ONUN Nedir?

O adılının tamlayan durumu.

TARİH Nedir?


1 . Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz veya gün: "1
9 Mayıs 1919, Atatürk'ün Samsun'a ayak bastığı tarihtir. O tarihte memleket karanlık günler yaşıyordu."- .
2 . Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyetleri, kendi iç sorunlarını inceleyen bilim.
3 . Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı: "Sen bana bir ata yadigârısın, geçmişin tarihini saklayan kutsal bir tomarsın!"- R. H. Karay.
4 . Tarih kitabı: "Cevdet Paşa'nın Osmanlı Tarihi."- .
5 . Tarih dersi: "Ertesi gün, tarih imtihanı vardı."- Y. Z. Ortaç.

TOPÇU Nedir?


1 . Topların kullanılışı, bakımı üzerine yetiştirilen asker sınıfı: "Piyade ile topçu kıtaları arasında ilerliyoruz."- A. Gündüz.
2 . Futbolcu.
3 . argo Sınıfta kalmış öğrenci.

YAMA Nedir?


1 . Delik ve yırtığı uygun bir parça ile onarma, kapatma.
2 . Bu iş için kullanılan parça: "Bereket versin benim tente yaması içindeki paracıklara."- A. Gündüz.
3 . Deride geniş leke.

YARDIMCI Nedir?


1 . Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan: "Savcı yardımcısı, bütün savcı yardımcıları gibi, zeki bir adamdı."- H. Taner.
2 . sıfat Yardımı olan (şey, nesne): "Vücut yapısı da onun güldürücülüğünde ayrı bir yardımcı unsurdu."- H. Taner.

YENİÇERİ Nedir?


1 . Orhan Gazi tarafından Yeniçeri Ocağı adıyla 1362'de kurulan, İkinci Mahmut zamanında 1826'da Nizamıcedit adındaki asker ocağının kurulmasıyla ortadan kaldırılan Osmanlı İmparatorluğu'nun piyade asker sınıfı.
2 . Bu asker sınıfından olan er.

A A K M Y Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Aymak, Kayma, Yakma, Yamak,

4 Harfli Kelimeler

Akma, Ayak, Ayma, Kama, Kaya, Maya, Yaka, Yama,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ama, Aya, Kam, Kay, Yak,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, Ay, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.