YAĞIZ (TDK)


1 . Esmer: "Yağız ve kuvvetli, analarının ardı sıra dokuzar onar gürbüz çocuk koşar."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . Siyah: "Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı / Bir dakika araba yerinde durakladı."- F. N. Çamlıbel.
3 . halk ağzında Yiğit: "Bunu o ilk zamanlardaki yağız savaşçı havasıyla dedi."- A. İlhan.

Yağız kelimesi baş harfi Y son harfi Z olan bir kelime. Başında Y sonunda Z olan kelimenin birinci harfi Y , ikinci harfi A , üçüncü harfi Ğ , dördüncü harfi I , beşinci harfi Z . Başı Y sonu Z olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANAL Nedir?


1 . Anüsle ilgili.
2 . zarf Anüs yoluyla.

ARABA Nedir?


1 . Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı: "Ve arabayı dörtnala ileri sürdü."- H. Taner.
2 . sıfat Bu taşıtın aldığı miktarda olan: "İki araba saman. Bir araba kömür."- .

BALIK Nedir?

Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı.

BALIKÇI Nedir?

Balık tutan veya satan kimse: "Çevredeki balıkçılar görmüşler, bizi kurtardılar."- A. Ş. Hisar.

ÇAMLI Nedir?

Çamı bulunan.

ÇOCUK Nedir?


1 . Küçük yaştaki oğlan veya kız: "Çocuğun bir sütninesi vardı."- R. H. Karay.
2 . Soy bakımından oğul veya kız, evlat: "Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak: "Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti."- B. R. Eyuboğlu.
4 . Genç erkek.
5 . mecaz Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
6 . mecaz Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse: "Otuz yaşında ama hâlâ çocuk."- .
7 . mecaz Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.

DAKİKA Nedir?


1 . Bir saatlik zamanın altmışta biri: "On dakika bir mecliste insanların susması korkunç bir şeydir."- S. F. Abasıyanık.
2 . An, zaman: "Bundan sonra sizi her dakika arayacağım."- C. Uçuk.
3 . matematik Bir derecenin altmışta biri.

DOKUZAR Nedir?

Dokuz sayısının üleştirme biçimi, her birine dokuz, her defasında dokuzu bir arada olan.

DURAK Nedir?


1 . Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer: "İlk durakta otobüsten atlayarak geriye döndüm."- S. F. Abasıyanık.
2 . Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme.
3 . dil bilgisi Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi.
4 . edebiyat Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri.
5 . müzik Bir ölçü uzunluğunda susma.
6 . eskimiş Cümle sonundaki nokta.

ESMER Nedir?


1 . Siyaha çalan buğday rengi.
2 . Kurşuni renk: "Sazlı köyü ayaklandığı zaman gökyüzü daha esmerdi."- T. Buğra.
3 . sıfat Bu renkte olan.
4 . sıfat Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse), yağız: "Üzülüyor ama üzüntüsü, kızının esmer güzeli olmasına..."- S. F. Abasıyanık.

GÜRBÜZ Nedir?

Sağlam, güçlü ve iyi gelişmiş: "Genç, gürbüz bir köylü çocuğu idi."- S. F. Abasıyanık.

HALİ Nedir?

Boş, ıssız, tenha.

HALİK Nedir?


1 - Yaratıcı, yaratan.
2 - (Büyük "h" ile)" öz. a. Yaradan, Tanrı.

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

HAVA Nedir?


1 . Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
2 . Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü: "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.
3 . Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
4 . Gökyüzü: "Havada bir tek bulut yok."- .
5 . Çevreyi kuşatan boşluk: "Tozlar havada uçuşuyordu."- .
6 . Esinti: "Bugün hava olursa yelkenli kalkacak."- .
7 . Müzik parçalarında tür: "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık."- S. F. Abasıyanık.
8 . Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
9 . sıfat, mecaz Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz): "Bu sözlerin sonu hava."- .
10 . mecaz Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik: "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar."- H. Taner. 1
1 . mecaz Tarz, üslup: "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..."- Y. Z. Ortaç. 1
2 . mecaz Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans: "Bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız."- S. F. Abasıyanık. 1
3 . mecaz Çekicilik, albeni, alım, cazibe: "Kadın güzel değil ama havası var."- . 1
4 . mecaz Keyif, âlem: "Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz."- .

HAVAS Nedir?

Duyular.

HAVAS Nedir?


1 - Nitelikler, özellikler.
2 - Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan, kendilerinde bir çeşit ayrıcalık gören yurttaş sınıfı, "avam" karşıtı.

İLHAN Nedir?


1 . İmparator.
2 . İran Moğollarında hükümdarın unvanı.

KIRBAÇ Nedir?

Tek parça deri veya uzun esnek bir değneğin ucuna sırım bağlanarak yapılmış vurma aracı: "Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı / Bir dakika araba yerinde durakladı."- F. N. Çamlıbel.

KOŞA Nedir?


1 - Çift, eş, ikiz.
2 - Hep birlikte.

KUVVE Nedir?


1 . Düşünce, niyet.
2 . Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü.
3 . Yeti.

KUVVET Nedir?


1 - Fiziksel güç, takat.
2 - Güç, dayanma gücü.
3 - Şiddet, zor, °cebir.
4 - Yetke, erk, °nüfuz.
5 - Dayanıklı olma durumu, °tahammül, °mukavemet.
6 - Bir niceliğin kendisiyle çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri.
7 - Bir ülkenin savaşçı silahlı örgütü ya da gücü.
8 - Dinginliği devime ya da devimi dinginliğe çeviren etken, direnci kıran ya da direnç doğuran özellik.

KUVVETLİ Nedir?


1 . Gücü çok olan, zorlu, şiddetli: "Güneşin en yüksek, rüzgârın en kuvvetli olduğu an kavga azıyor."- H. E. Adıvar.
2 . Sağlam, dayanıklı olan: "Beyaz şayaklar giymiş, kuvvetli gürbüz yüzü, ensesi güneşten yanmış sporcu."- Ö. Seyfettin.
3 . Görevini iyi yapan, keskin: "Kuvvetli gözleri var."- .
4 . Çok etkileyici: "En kuvvetli inatlar ve zulmetler bile artık mukavemet edemiyor."- Ö. Seyfettin.
5 . Saygın, nüfuzlu.
6 . Üstün, donanımlı.
7 . Etkili: "İkinci gün sıtmadan şüphelendik, kuvvetli dozda kinin verdik."- R. N. Güntekin.

MEŞİN Nedir?


1 . İşlenmiş koyun derisi.
2 . sıfat Bu deriden yapılan: "Yağız atlar kişnedi / Meşin kırbaç şakladı / Bir dakika araba yerinde durakladı."- F. N. Çamlıbel.

ONAR Nedir?

On sayının üleştirme sayı sıfatı, her birine on, her defasında onu bir arada.

SAVAŞÇI Nedir?


1 . Savaşan, savaş durumunda bulunan, muharip.
2 . İyi veya çok savaşan, savaşkan, cengâver.
3 . isim Savaşa katılan kimse.

SİYA Nedir?

Kürekleri tersine kullanarak sandalı geriye yürütme.

SİYAH Nedir?


1 . Kara (II), ak, beyaz karşıtı: "İri siyah gözlerini kalın kaşlarıyla beraber kaldırdı."- Ö. Seyfettin.
2 . sıfat, mecaz Bu renkte olan: "Siyah ekmek."- .
3 . Baskıda başka harflerden daha kalın görünen harf türü.

YAĞIZ Nedir?


1 . Esmer: "Yağız ve kuvvetli, analarının ardı sıra dokuzar onar gürbüz çocuk koşar."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . Siyah: "Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı / Bir dakika araba yerinde durakladı."- F. N. Çamlıbel.
3 . halk ağzında Yiğit: "Bunu o ilk zamanlardaki yağız savaşçı havasıyla dedi."- A. İlhan.

YERİNDE Nedir?


1 . İyi, yeterli: "Binbaşı, uzun boylu, ince yapılı, uzun kır bıyıklı, yaşlı ise de gücü yerinde, her işe eli yatan bir adam."- M. Ş. Esendal.
2 . zarf Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde: "Yerinde konuşmak."- .
3 . zarf Durumunda: "Sıkılacak ne var, doktor onun babası yerinde."- M. Ş. Esendal.

YİĞİT Nedir?


1 . Delikanlı, genç erkek: "Yiğide ölüm geçine / Al beni zülfün ucuna / Sallanayım tel yerine."- Karacaoğlan.
2 . sıfat Güçlü ve yürekli, kahraman, alp.
3 . sıfat, mecaz Gözü pek, düşüncelerini açıkça söylemekten çekinmeyen (kimse): "O yiğit adamdır, gerçeği söylemekten çekinmez."- .

ZAMAN Nedir?


1 . Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit: "Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım."- Ö. Seyfettin.
2 . Bu sürenin belirli bir parçası, vakit: "Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir."- A. İlhan.
3 . Belirlenmiş olan an.
4 . Çağ, mevsim: "Gül zamanı. Çocukluk zamanı."- .
5 . Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit.
6 . Dönem, devir: "Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi."- H. Taner.
7 . Bir süre ile ilgili durum ve şartlar: "Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu."- H. Taner.
8 . gök bilimi Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram.
9 . dil bilgisi Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı: "Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir."- .
10 . jeoloji Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri.

ZAMANLA Nedir?

Aradan süre geçtikçe, giderek: "Basınımızın gelişmesini gözden geçirirsek görürüz ki zamanla konular uzmanlıklar arasında bölüşülür."- N. Cumalı.

A I Y Z Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Yağız,

4 Harfli Kelimeler

Ağız, Yağı, Yazı,

3 Harfli Kelimeler

Ağı, Ayı, Azı, Yağ, Yaz, Zağ,

2 Harfli Kelimeler

Ağ, Ay, Az, Ya,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.