VOLİ (TDK)


1 . Balıkçı kayıklarının balıkları çevirmek için denize fırdolayı ağ salmaları.
2 . argo Vurgun, kazanç, kâr.

Voli kelimesi baş harfi V son harfi İ olan bir kelime. Başında V sonunda İ olan kelimenin birinci harfi V , ikinci harfi O , üçüncü harfi L , dördüncü harfi İ . Başı V sonu İ olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARGO Nedir?


1 . Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin kullanıldığı söz veya deyim.
2 . Kullanılan ortak dilden ayrı olarak aynı meslek veya topluluktaki insanların kullandığı özel dil veya söz dağarcığı, jargon.
3 . mecaz Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.

BALIK Nedir?

Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı.

BALIKÇI Nedir?

Balık tutan veya satan kimse: "Çevredeki balıkçılar görmüşler, bizi kurtardılar."- A. Ş. Hisar.

ÇEVİRMEK Nedir?


1 . Bir şeyin yönünü değiştirmek: "Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi."- Y. Z. Ortaç.
2 . Öteki yüzünü görünür duruma getirmek: "Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu."- Ö. Seyfettin.
3 . Döndürerek hareket ettirmek: "Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi."- S. F. Abasıyanık.
4 . Yönetmek, idare etmek: "Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor."- H. Taner.
5 . Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek: "Arkadaşı bizi çevirip evine götürdü."- .
6 . Geri göndermek: "Kendisine yollanan parayı çevirmiş."- .
7 . Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek.
8 . Çevrilemek, tevil etmek: "Sözü işine geldiği gibi çevirdi."- .
9 . (-den) Çeviri yapmak: "Romanlar, hikâyeler yazar; yahut Fransızcadan çevirirmiş."- M. Ş. Esendal.
10 . (-i, -le) Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak: "Bağı duvarla çevirmek."- . 1
1 . (-i, -e) Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek: "Evlerini otele çevirdiler."- . 1
2 . (-den, -e) Bir durumdan başka duruma geçmek. 1
3 . (nsz) Kâğıt oyunu oynamak. 1
4 . (nsz), mecaz Hile, dolap, dalavere vb. dürüst olmayan davranışlar ortaya koymak: "Bendenize şikâyetlerin yapılmaması, iş çevirmek isteyenlerin muvaffak olamayacaklarını bilmeleri neticesidir."- Atatürk. 1
5 . (-i, -e), mecaz Kötü bir duruma getirmek: "Adamı maskaraya çevirmek."- .

DENİ Nedir?

Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

DENİZ Nedir?


1 . Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.
2 . Bu su kütlesinin belirli bir parçası: "Marmara Denizi. Karadeniz."- .
3 . Aydaki düzlükler.
4 . mecaz Geniş alan.
5 . mecaz Çokluk, yoğunluk.

FIRDOLAYI Nedir?

Çepeçevre: "Tulumbanın yöresindeki taş sekinin dibine fırdolayı kadife çiçekleri dikilmişti."- Y. Kemal.

KAYIK Nedir?


1 . Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne: "Balıkçı kayığı."- .
2 . sıfat Bir yana kaymış.

KAZA Nedir?


1 . Can veya mal kaybına, zararına neden olan kötü olay: "Tren kazası."- .
2 . İlçe, kaymakamlık: "Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm."- R. N. Güntekin.
3 . din b. (***) Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme.
4 . eskimiş, hukuk Yargı.
5 . eskimiş Kadılık görevi.

KAZAN Nedir?


1 . Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap: "Koca bir kazan patates kaynattık."- A. Gündüz.
2 . Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap: "Kazan patladı."- .

KAZANÇ Nedir?


1 . Satılan bir mal, yapılan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü: "Aylık kazanç."- .
2 . mecaz Yarar, çıkar, kâr: "Yarı keyif, yarı kazanç için balıkçılık sanatında karar kılmıştı."- S. F. Abasıyanık.

SALMA Nedir?


1 . Salmak işi.
2 . Pirinçle pişirilen bir tür yemek: "Midye salması."- .
3 . halk ağzında Genellikle köylerde işlerin görülmesi için ihtiyar heyetinin kararıyla her evden toplanması gereken para.
4 . Bazı köylü giysilerinde kolun yeninden sarkan kumaş parçası.
5 . Kuşların üretilmesine ayrılan oda.
6 . sıfat Başıboş gezen (hayvan): "Salma sığır."- .
7 . sıfat Sürekli akan (su).
8 . tarih Osmanlı Devleti'nde kol gezen kolluk eri.

VURGU Nedir?

Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılan baskı, aksan.

VURGUN Nedir?


1 . Kolayca ve haksız ele geçen kazanç.
2 . Sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar: "Dolu vurgunu elma."- .
3 . Çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm.
4 . sıfat Silahla yaralanmış olan.
5 . sıfat, mecaz Birine veya bir şeye vurulmuş, bağlanmış, sevmiş olan, sevdalı, âşık: "Onun da kendisine vurgun olduğuna gönülden inanmaktadır."- T. Buğra.

L O V İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Voli,

2 Harfli Kelimeler

İl, Ol,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.