VERGİLİ (TDK)


1 . Vergisi olan, vergi ödenen: "İşte niyetim o vergili, kırağılı, o tohumu çürüklü topraktan çok denizle uğraşmak."- S. F. Abasıyanık.
2 . Verimli: "Çok vergili bir kalemi vardı."- Y. Z. Ortaç.
3 . halk ağzında Hayırsever: "Osman Efendi vergili adamdır, kaç tane fukarası var."- E. E. Talu.

Vergili kelimesi baş harfi V son harfi İ olan bir kelime. Başında V sonunda İ olan kelimenin birinci harfi V , ikinci harfi E , üçüncü harfi R , dördüncü harfi G , beşinci harfi İ , altıncı harfi L , yedinci harfi İ . Başı V sonu İ olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADAM Nedir?


1 . İnsan.
2 . Erkek kişi, kadın karşıtı: "İyi bir adam isterse, babası da verirse varacak."- M. Ş. Esendal.
3 . Birinin yanında ve işinde bulunan kimse: "Kendisi gayet kibirli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar."- K. Tahir.
4 . Birinin yararlandığı, kullandığı kimse: "Hemen hepsi para çevrelerinin adamlarıydı."- C. Meriç.
5 . Birinin sözünü dinleyen, nazını çeken kimse, kayırıcı: "O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez."- .
6 . Görevli kimse: "Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam buluverse."- R. H. Karay.
7 . İyi huylu, güvenilir kimse: "Amcam, güngörmüş bir adamdı."- R. N. Güntekin.
8 . Bir alanda derin bilgisi olan kimse: "Bir sanatçının, bilim adamının düşünmek için bol zamana ihtiyacı vardır."- H. Taner.
9 . Bir alanı benimseyen kimse.
10 . ünlem Bir şeyin önemsenmediği anlatılmak istendiğinde kullanılan söz: "Adam, vazgeç!"- . 1
1 . halk ağzında Eş, koca.

ÇÜRÜK Nedir?


1 . Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke: "Hemen her gece sille tokat adamakıllı dayak yiyor, her yanı çürük içinde."- A. İlhan.
2 . sıfat Çürümüş olan: "Yabancı, kirli, çürük dişlerini göstererek gülümsüyordu."- Ö. Seyfettin.
3 . sıfat Sağlam ve dayanıklı olmayan: "Çürükleri barındırmaz yaylaların yaylası."- H. Taner.
4 . sıfat İş göremez, hastalıklı.
5 . sıfat, mecaz Sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan: "Çürük dava. Çürük iddia."- .
6 . sıfat, mecaz Sakat.

DENİ Nedir?

Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

DENİZ Nedir?


1 . Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.
2 . Bu su kütlesinin belirli bir parçası: "Marmara Denizi. Karadeniz."- .
3 . Aydaki düzlükler.
4 . mecaz Geniş alan.
5 . mecaz Çokluk, yoğunluk.

EFENDİ Nedir?


1 . Günümüzde bey unvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan: "Yeni ev, Rüstem Efendi'ye kiraya verildi."- Y. Z. Ortaç.
2 . Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse: "Köylü memleketin efendisidir."- Atatürk.
3 . Koca: "Bizim efendi artık geceleri de eve gelmiyor."- C. Uçuk.
4 . ünlem (efe'ndi) Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz.
5 . ünlem (efe'ndi) Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü: "Efendi! Allah'ın emriyle kızını bana ver."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Görgülü, nazik, kibar.
7 . eskimiş Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan unvan.

FUKARASI Nedir?

kimi özelliklerden yoksun kimse.

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

HAYIR Nedir?


1 . "Yok, öyle değil, olmaz" anlamlarında onamama, inkâr bildiren bir söz: "Para var mı? -Hayır.-Yorgun musunuz? -Hayır."- .
2 . Olumsuz cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz: "Hayır, zaferimiz bir masal olmayacak."- F. R. Atay.

HAYIR Nedir?


1 - İyilik, karşılık beklenmeden yapılan yardım.
2 - İyi, hayırlı, faydalı.

HAYIRSEVER Nedir?


1 . Yoksullara, düşkünlere, yardıma muhtaç olanlara iyilik ve yardım etmesini seven, iyiliksever, yardımsever, hayırperver.
2 . isim Halkın yararı için okul, çeşme, hastane vb. yaptıran kimse, hayır sahibi.

KALE Nedir?


1 . Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen.
2 . Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş.
3 . mecaz Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer.
4 . spor Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer.

KALEM Nedir?


1 . Yazma, çizme vb. işlerde kullanılan çeşitli biçimlerde araç: "Kâğıt, kalem, mürekkep, hepsi masanın üstündedir."- F. R. Atay.
2 . Resmî kuruluşlarda yazı işlerinin görüldüğü yer: "Bütün bizim kalem böyle, geçen gün de Sıtkı Efendi o kör herifin istifasını kaybetti."- M. Ş. Esendal.
3 . Yontma işlerinde kullanılan ucu sivri veya keskin araç: "Taşçı kalemi."- . "Oymacı kalemi."- .
4 . Çeşit, tür: "Üç kalem erzak."- . "Beş kalem ilaç."- .
5 . mecaz Bazı deyimlerde yazı: "Kaleme almak."- . "Kaleme gelmemek."- .
6 . mecaz Yazar: "Edebiyatımızın usta kalemlerinden..."- .

KIRAĞI Nedir?

Su buğusunun soğuk havalarda, yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince su damlacıkları: "Sedef parçasını hemen aşağıya düşecek bir kırağı damlası gibi parlatıyordu."- R. H. Karay.

NİYE Nedir?

Niçin, neden: "Sen bana niye söylemedin, sadaka verirdik, adak adardık."- M. Ş. Esendal.

NİYET Nedir?


1 - Bir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, °maksat.
2 - Fal gibi kullanılmak için yazılıp katlanmış ya da şekerlere sarılmış kâğıt parçası.
3 - Namaz kılmaya, oruç tutmaya ve aptes almaya karar verip başlangıç duasını okuma.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

ORTAÇ Nedir?

Sıfat-fiil.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TOHUM Nedir?


1 . Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane.
2 . mecaz Soy sop, döl, nesil, sülale: "Tohumu kurudu."- .
3 . mecaz Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey: "Ruhuna ve hafızasına serpilen bu tohumlar onda zamanla çiçeklerini açar ve meyvelerini verir."- A. Ş. Hisar.
4 . Spermatozoit.

TOPRAK Nedir?


1 . Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü: "Kara toprak. Kireçli toprak. Killi toprak."- .
2 . sıfat Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış: "İki toprak duvarın birleştiği bir girintide diz üstü büzülmüş görünüyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Arazi, tarla: "Köylüye toprak dağıtmak."- .
4 . jeoloji Kara: "Toprağa ayak basmak."- .
5 . mecaz Ülke: "Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok."- R. E. Ünaydın.

UĞRA Nedir?

Yufka açılırken hamurun tahtaya yapışmaması için serpilen kalın un.

UĞRAŞ Nedir?


1 . Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet.
2 . Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.
3 . Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele.

UĞRAŞMA Nedir?

Uğraşmak işi: "Çetin bir uğraşma pahasına mesleğimde muvaffak oluyorum."- R. N. Güntekin.

UĞRAŞMAK Nedir?


1 . Bir iş üzerinde sürekli çalışmak: "Muhacir kümeleri arasında, ekmek dağıtmakla uğraşan yaşlıca bir adama seslendi."- P. Safa.
2 . (-e) Bir işi başarmaya çalışmak, iş edinmek: "İkisi barbut oynuyor, üçüncüsü, en küçükleri, bir çekirgeye sigara içirmeye uğraşıyordu."- H. Taner.
3 . Zamanını bir işe verme durumunda kalmak: "Ee, hadi yürü yahu. Senlen mi uğraşacağız?"- H. Taner.
4 . Savaşmak: "Düşmanlarla uğraşmak için sonuna kadar çalışmaya azmettik."- Atatürk.
5 . mecaz Birine kötü davranmak: "Aman, siz de hep beybabamla uğraşırsınız!"- Ö. Seyfettin.

VERGİ Nedir?


1 . Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para: "Önce vergiyi kolay tahsil etmenin vesilesini hazırlasınlar."- B. Felek.
2 . mecaz Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.

VERGİLİ Nedir?


1 . Vergisi olan, vergi ödenen: "İşte niyetim o vergili, kırağılı, o tohumu çürüklü topraktan çok denizle uğraşmak."- S. F. Abasıyanık.
2 . Verimli: "Çok vergili bir kalemi vardı."- Y. Z. Ortaç.
3 . halk ağzında Hayırsever: "Osman Efendi vergili adamdır, kaç tane fukarası var."- E. E. Talu.

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

VERİM Nedir?


1 . Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman: "İşçilerin verimi. Makinenin verimi. Ağacın verimi."- .
2 . Ortaya çıkan, istenilen, beklenilen sonuç, semere: "Yeni çıkan kitaplar, özellikle yerli yazarların verimleri öne geçiyor hep."- S. İleri.

VERİMLİ Nedir?


1 . Verimi iyi ve bol olan, bitek, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir, verimkâr: "Verimli toprak."- .
2 . Kendisinden beklenen sonucu veren, semereli: "Eğer bu beğeniş ve güven gerçek bilgi ve ihtisasa dayansaydı şüphesiz daha sağlam, daha verimli olurdu."- R. H. Karay.
3 . Çok yazan, velut: "Sonra, sahiden verimli bir de kalemi var!"- Y. Z. Ortaç.

E G L R V İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Vergili,

6 Harfli Kelimeler

Gerili,

5 Harfli Kelimeler

Gelir, İleri, Vergi,

4 Harfli Kelimeler

Ergi, Eril, Evli, Geri, Grev, Gril, İlgi, İvgi, Veli, Veri,

3 Harfli Kelimeler

Erg, Gri, İle, İri, Lig, Lir,

2 Harfli Kelimeler

El, Er, Ev, Ge, İl, Le, Re, Ve,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.