Başında v olan 6 harfli 70 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Kelimelerin anlamlarını öğrenmek için TDK web sitesini ziyaret edebilirsiniz. ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VAZİFE


1 . Ödev: "Şimdi artık vazife bitmiş, gülüp eğlenmeye sıra gelmiştir."- R. N. Güntekin.
2 . Görev: "Nedim bugün vazifesine geç geldi."- A. Gündüz.
3 . eskimiş Günlük ücret, yevmiye.

VİZİTE


1 . Hekimin hastanedeki hastaları dolaşıp yoklaması.
2 . Muayene için hekime ödenen ücret: "İlk cömert müşterinin vereceği vizitemle ödeyeceğim, tasa çekme!"- R. H. Karay.

VODVİL


1 . Meyhanelerde söylenen neşeli, alaylı, taşlamalı şarkı.
2 . tiyatro Hareketli, eğlenceli bir konuya dayanan, şarkılara da yer verilen hafif güldürü: "Şimdilik olaylar, vodviller kadar iç içe ve karmaşık."- H. E. Adıvar.

VİRGÜL

Yazılı cümlelerde birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime grupları arasına konulan, kısa bir durmayı göstermek için kullanılan noktalama işaretinin adı (,).

VERNİK

Bazı maddeleri parlatmak veya havanın etkisinden korumak için sürülen bir sıvı: "Fırınlanmamış birader, iki yıl sonra pul pul olmaz mı bunun vernikleri?"- H. Taner.

VURTUT


1 . Silahla yaratılan kargaşalık: "O vurtut içinde o da gitti."- .
2 . zarf Uzun uzun çekişerek, sıkı pazarlık ederek: "Vurtut, bir milyon liraya aldım."- .

VANDAL


1 . Miladın başlangıç yıllarında yaşayan ve Roma İmparatorluğu ile yaptığı savaşlarda acımasızlığı ile ün salan bir Doğu Germen halkı.
2 . mecaz Eski kültür ve sanat anıtlarını yakıp yıkan, bunların değerini bilmeyen kimse veya topluluk.

VAMPİR


1 . İnsanların kanını emdiğine inanılan yaratık.
2 . hayvan bilimi Yarasalardan, Yeni Dünya'nın tropik bölgelerinde yaşayan, kuyruksuz, kahverengi tüylü, arka bacakları yürümeye ve sıçramaya çok uygun, kan emici bir memeli türü (Vampyrus spectrum).

VERKAÇ

Futbol ve basketbolda topu takım arkadaşına aktaran bir oyuncunun karşı takım kalesine veya uygun bir yöne koşarak aynı kişiden topu geri alması.

VEKTÖR


1 . Doğrultusu, yönü, uzunluğu belirli olan ve bir ok işaretiyle gösterilen doğru çizgi.
2 . fizik Büyüklüğü ile yönü olan nicelik.
3 . tıp (***) Enfeksiyon etkenini bir konaktan diğerine aktaran genellikle eklem bacaklı, omurgalı veya omurgasız taşıyıcı canlı.

VESİKA

Belge: "Meydana çıkarılacak yeni vesikalar olsa olsa asıl hakikati tevsik ederler fakat değiştiremezler."- Y. K. Karaosmanoğlu.

VİCDAN

Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç: "Tüm insanlar dünyaya, kafa ve yüreklerinde bir iç mahkeme ile gelirler. Bunun adına vicdan denir."- A. Boysan.

VİTRAY

Birbirine bağlı kurşun bölmelere yerleştirilmiş renkli cam parçalarından oluşan, saydam pencere süslemesi veya resim.

VARMAK


1 - Erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak, gitmek, °vasıl olmak.
2 - Belli bir duruma ya da düzeye gelmek.
3 - Hoş olmayan bir sona ermek.
4 - Bir şeyi iyice anlamak ya da duymak.
5 - Acımadan, çekinmeden yapmak.
6 - (Kadın) Evlenmek.
7 - Bir durumdan bir başka duruma geçmek.

VADELİ


1 . Vadesi olan: "Kısa ve uzun vadeli hiçbir ödünç alma imkânı yoktu."- F. R. Atay.
2 . Süresi sınırlanmış.

VASITA


1 . Araç: "Millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür."- Atatürk.
2 . Aracı: "Geçim bakımından da aynı yolu tutanlar vardır; memur kayırmak, mümkünse vasıta olmak suretiyle!"- R. H. Karay.
3 . Aracılık.
4 . Taşıt.

VAFTİZ

Hristiyanlıkta yeni doğan çocuğa ilk günahı silmek ve onu Hristiyanlaştırmak amacıyla yapılan kutsal işlem.

VOYNUK

Osmanlı devletinde seferde ordunun atlarına, barışta da has ahırlara bajkan Bulgar görevlilere verilen ad.

VECİZE

Özdeyiş: "Daima birtakım vecizeler zikreden eniştemiz yemeğe dair de böyle şeyler söyler."- A. Ş. Hisar.

VATANİ

Yurtsal: "Hepimizin el birliğiyle ve samimiyetle çalışmamız vatani bir vazifedir."- Y. K. Karaosmanoğlu.