Başında v olan 6 harfli 76 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VİSKOZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Selüloz türevlerinin üretiminde kullanılan koloidal selüloz çözeltisi

VİKONT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Batı ülkelerinde baron ile kont arasında bir soyluluk unvanı

VİZYON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Görünüm
  2. Ülkü
  3. Gösterim
  4. Geniş görüş, ileri görüş

VİRMAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Para aktarımı

VURGUN

  1. [isim] Kolayca ve haksız ele geçen kazanç
    • "İkinci Dünya Savaşı yıllarında Harun'un paralarını kullanarak vurduğu vurgunlarla bugünkü mertebesine ulaşmıştır belki." (Atilla İlhan)
  2. Sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar
    • "Dolu vurgunu elma."
  3. Çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm
  4. [sıfat] Silahla yaralanmış olan
  5. [sıfat] Birine veya bir şeye vurulmuş, bağlanmış, sevmiş olan, sevdalı, âşık
    • "Onun da kendisine vurgun olduğuna gönülden inanmaktadır." (Tarık Buğra)

VİNYET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir kitabın sayfalarını süsleyen başlık, süslü harf gibi motif

VESAİK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Belgeler, vesikalar

VİDALA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Çanta ve ayakkabı yapılan tabaklanmış dana derisi

VARAKA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Varak
    • "Vazife esnasında hakaret diye zabıt varakası tutabilirdi." (Aka Gündüz)

VAHŞET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yabani, vahşi olma durumu
  2. Korku, ürküntü
  3. Issızlık, yalnızlık

VERNİK

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Bazı maddeleri parlatmak veya havanın etkisinden korumak için sürülen bir sıvı
    • "Fırınlanmamış birader, iki yıl sonra pul pul olmaz mı bunun vernikleri?" (Haldun Taner)

VAHDET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir olma, tek olma, birlik, teklik

VERİCİ

  1. [isim] Veren, verme yanlısı kimse
    • "Cahilden kral olur ama tarihe vesika verici olmaz." (Aka Gündüz)
  2. Çıkar gözetmeksizin her türlü yardımı yapan, esirgemeyen kimse
  3. Elektromanyetik dalgalar yardımıyla işaret, ses ve görüntü iletmeye yarayan cihazların genel adı
    • "Anten olursa verici istasyonları da kurulabilir." (Falih Rıfkı Atay)
  4. Başkasına aktarılmak üzere kan, doku veya organ veren kimse, donör

VAKETA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] İnek derisinden bir tür ince meşin

VURUCU

  1. [sıfat] Vuran, silah attığında hedefini vuran

VODVİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Meyhanelerde söylenen neşeli, alaylı, taşlamalı şarkı
  2. Hareketli, eğlenceli bir konuya dayanan, şarkılara da yer verilen hafif güldürü
    • "Şimdilik olaylar, vodviller kadar iç içe ve karmaşık." (Halide Edip Adıvar)

VAZİFE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ödev
    • "Şimdi artık vazife bitmiş, gülüp eğlenmeye sıra gelmiştir." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Geçici Bakanlar Kurulu, seçim süresince ve yeni Meclis toplanıncaya kadar vazife görür." (Anayasa)
    • "Biz burada beklemişiz, onun vazifesi mi?"
  2. Görev
    • "Nedim bugün vazifesine geç geldi." (Aka Gündüz)
  3. Günlük ücret, yevmiye

VARLIK

  1. [isim] Var olma durumu, mevcudiyet, yokluk karşıtı
    • "Bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır." (Orhan Veli Kanık)
  2. Var olan her şey
    • "Canlı varlıklar."
  3. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet
  4. Önemli, yararlı, değerli şey
    • "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar." (Anayasa)
  5. Ömür, hayat
    • "Bütün sevgileri atıp içimden / Varlığımı yalnız ona verdim ben." (Ahmet Kutsi Tecer)
  6. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey

VATVAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dağ kırlangıcı
  2. Yarasa

VİNTER

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Ağaç çemberler üzerine örülmüş torba biçimindeki balık ağı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü