UCUBE (TDK)

Çok acayip, şaşılacak kadar çirkin olan şey: "Bakımsızlıktan, pislikten yaralı bereli, karınları şiş, yüzleri sarı, sıska iki ucube hâlinde süründükten sonra ölmüşler."- H. E. Adıvar.

Ucube kelimesi baş harfi U son harfi E olan bir kelime. Başında U sonunda E olan kelimenin birinci harfi U , ikinci harfi C , üçüncü harfi U , dördüncü harfi B , beşinci harfi E . Başı U sonu E olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ACAYİP Nedir?


1 . Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı: "Dişlerinin arasından ıslık gibi acayip sesler çıkarmaya başladılar."- R. N. Güntekin.
2 . ünlem Şaşma anlatan bir söz: "Öyle dedi ha?"- . "Acayip!"- .

BERE Nedir?


1 . Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük.
2 . Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik. bere (II) isim Fransızca béret Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık: "Lacivert beresini sallayarak bir fırtına gibi içeriye girdi."- A. Ş. Hisar.

BERELİ Nedir?

Beresi olan: "Zaten siyah bereli kadın da hep aynı yerde idi."- P. Safa.

ÇİRKİN Nedir?


1 . Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı: "Kız öyle müstesna bir güzelliğe sahip olmamakla beraber çirkin de değildi."- H. R. Gürpınar.
2 . Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz): "Bu boş ve çirkin iddiayı bir kere de onun ağzından işitmek istedim."- Ö. Seyfettin.
3 . Karanlık, dalavereli, şüpheli: "Dedikodular artmış, o da bu çirkin işler içinde kalmak istemediğinden çekilmiş."- M. Ş. Esendal.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ÖLMÜŞ Nedir?


1 - Ölen, ölü olan.
2 - Geçmişte ölen kimse.

PİSLİK Nedir?


1 . Kir: "Çocuğun yüzü gözü pislik içinde kaldı."- .
2 . Dışkı, necaset: "Şu kedi pisliğini temizlesinler."- .
3 . Pis olma durumu: "Şu mutfağın pisliğine bakın."- .
4 . mecaz Kötü, zararlı davranış veya iş: "Bu emel bizi elimizden tutarak yükseltiyor, muhitin pisliğinden uzak tutuyordu."- H. C. Yalçın.
5 . mecaz Kötü durum.
6 . mecaz Başkalarına zarar veren kimse.

SARI Nedir?


1 - Güneş ışığının ayrışma tayfında yeşil ile portakalrengi arasında olan renk, altının, kükürdün, limonun rengi.
2 - Bu renkte olan: Sarı defter .
3 - Soluk, solgun: Bugün seni sarı gördüm .

SISKA Nedir?


1 . Çok zayıf ve kuru, kaknem, çelimsiz, arık: "... eskimiş zeytinyağında kızartıp meze diye sunduğu sıska balıkları geveliyoruz."- E. E. Talu.
2 . eskimiş Karın boşluğuna su dolmuş olan.

SONRA Nedir?


1 . Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı: "Hadi sen git yağmur bastırmadan ben sonra gelirim."- A. İlhan.
2 . Daha uzak ve ileri bir yerde: "Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık."- R. N. Güntekin.
3 . Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz: "Evvela arabada, sonra sundurmada uyuyup dinlendiğime fena etmiştim."- R. N. Güntekin.
4 . Yoksa, aksi hâlde: "Tembellik etmesin, sonra sınıfta kalır."- .
5 . isim Arkadan gelen bölüm veya zaman: "Bunun sonrası yok. Bu işi sonraya bırakmamalı."- .

SÜRÜ Nedir?


1 . Evcil hayvanlar topluluğu: "Karşıki yamaçların sırtında kısrak sürüleri çanlarını sallayarak otluyordu."- R. H. Karay.
2 . Bir insanın bakımı altındaki hayvanların tümü.
3 . Birlikte yaşayan hayvan topluluğu.
4 . mecaz Yönlendirilebilen insan topluluğu: "Sokaklarda alay geçerken başka çocuklar da sürüye katılır, mektebe kadar giderler."- H. E. Adıvar.

ŞAŞI Nedir?


1 - Birbirine koşut görme ekseni olmayan (göz ya da kimse).
2 - Gözlerini çarpıtarak.

UCUBE Nedir?

Çok acayip, şaşılacak kadar çirkin olan şey: "Bakımsızlıktan, pislikten yaralı bereli, karınları şiş, yüzleri sarı, sıska iki ucube hâlinde süründükten sonra ölmüşler."- H. E. Adıvar.

YARALI Nedir?


1 . Yarası olan, yaralanmış (kimse), mecruh: "Yaralılarımızı develer üstünde götürüyoruz."- F. R. Atay.
2 . mecaz Dertli, üzüntülü: "Bir yaralı adamdı. Her şeye layık ama layık olduğu hiçbir şeye kavuşamamış bir yaralı adamdı."- Y. Z. Ortaç.

YÜZLER Nedir?

Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru üçüncü rakamının bulunduğu yer.

B C E U U Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Ucube,

2 Harfli Kelimeler

Be, Bu, Ce,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.