Başında uc olan 15 kelime var. UC ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde uc olan kelimeler listesine ya da sonu uc ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

UCUZLATILMAK

11 Harfli Kelimeler

UCUZLATILMA

10 Harfli Kelimeler

UCUZLATMAK

9 Harfli Kelimeler

UCUZCULUK, UCUZLAMAK, UCUZLATMA

8 Harfli Kelimeler

UCUZLAMA

7 Harfli Kelimeler

UCUZLUK, UCUZUNA

6 Harfli Kelimeler

UCUBİK, UCUZCA, UCUZCU

5 Harfli Kelimeler

UCUBE

4 Harfli Kelimeler

UCUZ

3 Harfli Kelimeler

UCA


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UCUZLATILMAK

  1. [nsz] Ucuzlatma işi yapılmak

UCUZLATILMA

  1. [isim] Ucuzlatılmak işi

UCUZLATMAK

  1. [-i] Fiyatını indirmek
  2. Kolaylıkla elde edilir duruma getirmek

UCUZCULUK

  1. [isim] Ucuzcu olma durumu

UCUZLAMAK

  1. [nsz] Fiyatı inmek
  2. Kolaylıkla elde edilir ve duyulur olmak

UCUZLATMA

  1. [isim] Ucuzlatmak işi

UCUZLAMA

  1. [isim] Ucuzlamak durumu

UCUZUNA

  1. [zarf] Ucuz olarak, ucuzca
    • "Oysa çocuklar atılan gazeteleri okumak için değil, hemen götürüp kahvede ucuzuna satmak için istiyorlardı." (Haldun Taner)

UCUZLUK

  1. [isim] Ucuz olma durumu
    • "Dünya kadar parası olan bir adamın bu bolluktan ve ucuzluktan istifade etmemesi enayilik olmaz mıydı?" (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Yasal bir işlemle her şeyin asıl fiyatından ucuza satıldığı dönem

UCUZCU

  1. [sıfat] Malını ucuz satan
  2. Her şeyin ucuzunu arayan

UCUBİK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Çok acayip, garip, uçuk kaçık

UCUZCA

  1. [zarf] Ucuz olarak, ucuz bir biçimde

UCUBE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çok acayip, şaşılacak kadar çirkin olan şey
    • "Bakımsızlıktan, pislikten yaralı bereli, karınları şiş, yüzleri sarı, sıska iki ucube hâlinde süründükten sonra ölmüşler." (Halide Edip Adıvar)

UCUZ

  1. [sıfat] Fiyatı yüksek olmayan, pahası az, düşük fiyatlı, pahalı karşıtı
    • "Geceleri tiyatroların önünde saatlerce bekleyerek ucuz yerlere yerleşirdik." (Yahya Kemal Beyatlı)
    • "Bizim tekrar tekrar dinlemeyi sevdiğimiz bu fıkrayı anlatırken o hâlâ bu işten ucuz kurtulmuş olmasının heyecanını duyardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
    • "Tezgâhtarlık, figüranlık derken kendini satmasını bilememiş, ucuza gitmişti." (Necati Cumalı)
    • "Hem arabayı ucuza kapattım hem sağlama bağladım." (Aka Gündüz)
  2. Az emekle elde edilen
    • "Biletçi teşekkür etmekten, ben de bu kadar ucuz teşekkür toplamaktan kurtulduk." (Burhan Felek)
  3. Adi, bozuk
    • "Bu gerçeği dile getirenleri felaket habercisi diye nitelemek ancak ve sadece ucuz politikacı ağzına yakışır." (Aydın Boysan)

UCA

  1. [isim] Kuyruk sokumu kemiği, pöç

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü