UŞAK (TDK)


1 . Çocuk: "Doksan yaşına kadar yaşamış, yokluk yüzü görmemiş, oğul uşak toplansa koca bir mahalle olacak kadar bereketlenmiş."- M. Ş. Esendal.
2 . Herhangi bir bölgenin halkından olan erkek: "Kim bilir, bu Anadolu uşaklarının her birinde ne cevherler vardır."- C. S. Tarancı.
3 . Erkek hizmetçi: "... kapının eşiğinde fraklı, beyaz eldivenli bir uşak duruyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Tayfa: "Bir haykırma duyuldu. Uşakları koşturdum. Simit attırdım denize ama deniz geri vermedi."- Z. Selimoğlu.

Uşak kelimesi baş harfi U son harfi K olan bir kelime. Başında U sonunda K olan kelimenin birinci harfi U , ikinci harfi Ş , üçüncü harfi A , dördüncü harfi K . Başı U sonu K olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BERE Nedir?


1 . Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük.
2 . Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik. bere (II) isim Fransızca béret Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık: "Lacivert beresini sallayarak bir fırtına gibi içeriye girdi."- A. Ş. Hisar.

BEYAZ Nedir?


1 . Ak, kara, siyah karşıtı.
2 . sıfat Bu renkte olan: "Müdür, arkasına beyaz bir gömlek giymiş, ellerini de göbeğinin üstünden kavuşturmuş."- M. Ş. Esendal.
3 . Beyaz ırktan olan kimse: "Agni'nin iki kızı var, biri beyaz, biri siyah."- H. R. Gürpınar.
4 . Baskıda normal karalıkta görünen harf çeşidi.
5 . Beyaz zehir.

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİR Nedir?

"Anlar, sayar, yapar" anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz: "İyilikbilir."- .

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

BÖLGE Nedir?


1 . Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka: "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler."- Anayasa.
2 . Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye: "Bel bölgesi. Koltuk altı bölgesi."- .

CEVHER Nedir?


1 . Bir şeyin özü, maya, gevher: "Şu kuvvetin, cevherin sırrını öğrenmek için soruyorum."- S. F. Abasıyanık.
2 . Değerli süs taşı, mücevher.
3 . mecaz İyi yetenek: "Avrupa aristokratı, cevheri tükenmeye yüz tutmuş bir insandır."- P. Safa.
4 . felsefe Töz.

ÇOCUK Nedir?


1 . Küçük yaştaki oğlan veya kız: "Çocuğun bir sütninesi vardı."- R. H. Karay.
2 . Soy bakımından oğul veya kız, evlat: "Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak: "Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti."- B. R. Eyuboğlu.
4 . Genç erkek.
5 . mecaz Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
6 . mecaz Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse: "Otuz yaşında ama hâlâ çocuk."- .
7 . mecaz Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.

DENİ Nedir?

Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

DENİZ Nedir?


1 . Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.
2 . Bu su kütlesinin belirli bir parçası: "Marmara Denizi. Karadeniz."- .
3 . Aydaki düzlükler.
4 . mecaz Geniş alan.
5 . mecaz Çokluk, yoğunluk.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

DUYU Nedir?

İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum, hasse: "Tüm duyularım uyanık olarak trenimin rengini ve numarasını bulmaya çalışırdım."- N. Eray.

ELDİVENLİ Nedir?

Eldiveni olan: "Eldivenli ellerini koltuk altlarına vura vura tezgâha doğru ilerledi."- S. F. Abasıyanık.

ERKE Nedir?


1 . Enerji.
2 . felsefe Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

ERKEK Nedir?


1 . İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı.
2 . biyoloji Sperma oluşturan organizma.
3 . Yetişkin adam, bay, kadın karşıtı: "Erkekler gelince buraya, karılar işte böyle kaçar."- O. C. Kaygılı.
4 . Koca: "Kadın erkeğini uğurladı."- .
5 . sıfat, mecaz Sözüne güvenilir, mert.
6 . sıfat Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı.
7 . sıfat Sert, kolay bükülmez: "Erkek demir, erkek bakır."- .

ESEN Nedir?

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

FRAK Nedir?

Resmi törenlerde giyilen uzun etekli, eteğinin arkası beline kadar yırtmaçlı, siyah, resmi erkek ceketi ve takımı.

GERİ Nedir?


1 . Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı: "Amerikan barın gerisinden işaret eden barmen seslendi."- N. Cumalı.
2 . Son, sonuç: "Sen gerisini düşünme."- .
3 . Bir şeyin sona kalan bölümü: "Yazının gerisi yarın yayımlanacak."- .
4 . Geçmiş, mazi: "Artık geride özleyeceğim hiçbir şey yok."- S. F. Abasıyanık.
5 . Hayvanda boşaltım organının dışı.
6 . sıfat Eksik gösteren (saat): "Bu saat beş dakika geridir."- .
7 . sıfat Aptal, anlayışsız.
8 . sıfat, mecaz Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş: "Geri düşünce. Geri adam."- .
9 . zarf Geriye doğru: "Bağına, bahçene, suyuna, toprağına veda ederek geri gidiyorum."- F. R. Atay.
10 . ünlem "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz.

GÖRME Nedir?

Görmek işi, rüyet.

GÖRMEMİŞ Nedir?

Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan.

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

HALK Nedir?


1 - Aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta dil, kültür bağı olan insan topluluğu,insanlar, toplum.
2 - Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.
3 - Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.
4 - Belli bir bölgede ya da çevrede yaşayanların tümü.
5 - Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların tümü.
6 - Aydınların dışında kalan topluluk.
7 - Kalabalık, insan topluluğu.

HAYKIRMA Nedir?

Haykırmak işi: "Hâlsiz hâlsiz bağırdı, fazla haykırmaya nefesi yetmiyordu."- M. Yesari.

HERHANGİ Nedir?

Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

HİZMET Nedir?


1 - Birinin işini görme ya da birine yarayan bir işi yapma.
2 - Görev, i?
3 - Bakım, özen, °ihtimam.

HİZMETÇİ Nedir?


1 . Hizmet gören kimse.
2 . Belli bir ücretle ev işlerini yapmak için tutulan kadın: "Arkasından, kucağı paketlerle dolu hizmetçi kızla içeri giriyorlar."- Y. Z. Ortaç.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

KAPI Nedir?


1 . Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı.
2 . Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat: "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.
4 . Devlet dairesi: "Hükûmet kapısı."- .
5 . mecaz Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân: "Onların başvuracağı her kapıya gitmiş."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Gidere yol açan gereksinim: "Bayram geldi, yine masraf kapıları açıldı."- .
7 . mecaz Ev gezmesi için gidilen yer: "Bugün yine kaç kapı dolaştın?"- .

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KOCA Nedir?

Bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş, zevç: "Koca işinden çıktıktan sonra, borç boğazı aştı."- R. N. Güntekin.

MAHALLE Nedir?


1 . Bir şehrin bir kasabanın, büyükçe bir köyün bölündüğü parçalardan her biri: "Mahallemizin bunca yıllık kasabı, bakkalı bir gece yok oldular."- N. Cumalı.
2 . Bu parçalarda oturan insanlarin tamamı.

OĞUL Nedir?


1 - Erkek evlat.
2 - Yaşlı kimselerin genç erkeklere söylediği bir seslenme.
3 - Kimi sözcüklerin anlamını pekiştirmek için kullanılır.
4 - Bey denilen bir dişi arıyla kovandan çıkan arı topluluğu.

OLACAK Nedir?


1 . Olma, gerçekleşme olasılığı bulunan şey: "Olmuşa değil, olacağa bak!"- .
2 . Olmasının önüne geçilemeyen durum: "İş olacağına varır."- .
3 . sıfat Olması, yapılması uygun olan: "Bu olacak iş mi?"- .

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SELİM Nedir?


1 . Doğru, dürüst, kusursuz.
2 . Sonu iyi, tehlikesiz, kötücül olmayan, iyicil (ur veya hastalık).

SİMİT Nedir?


1 . Halka biçiminde, genellikle üzerine susam serpilmiş çörek.
2 . Denizde kolayca yüzmeyi sağlayan halka biçiminde alet.
3 . halk ağzında İnce bulgur, düğürcük.

TARA Nedir?

Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan eğri bir tür bıçak.

TAYF Nedir?


1 . Görüntü, hayalet, ruh: "Orada ezelî efsanelerini yaşayan binlerce tayf vardı."- Ö. Seyfettin.
2 . fizik Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden geçtikten sonra ayrıldığı basit renklerden oluşmuş görüntü: "Güneşin tayfı, biçmenin köşesinden tabanına doğru sıra ile şu renkleri gösterir: Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert, mor."- .

TAYFA Nedir?


1 . Bir gemide bulunan, türlü işlerde çalıştırılan sefer işçisi: "Kayıkta hem ben hem de tayfam uyandık."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . Aynı işi yapan topluluk: "Esrarkeş, serseri tayfası hava almak için çıkar, balık tutar, getirir kasabaya, satarlar."- S. F. Abasıyanık.
3 . Zeytin toplayan işçi.
4 . hakaret yollu Bir adamın yanında bulunan yardakçılar, koşuntu.

TOPLA Nedir?

Üç parmaklı dirgen.

UŞAK Nedir?


1 . Çocuk: "Doksan yaşına kadar yaşamış, yokluk yüzü görmemiş, oğul uşak toplansa koca bir mahalle olacak kadar bereketlenmiş."- M. Ş. Esendal.
2 . Herhangi bir bölgenin halkından olan erkek: "Kim bilir, bu Anadolu uşaklarının her birinde ne cevherler vardır."- C. S. Tarancı.
3 . Erkek hizmetçi: "... kapının eşiğinde fraklı, beyaz eldivenli bir uşak duruyordu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Tayfa: "Bir haykırma duyuldu. Uşakları koşturdum. Simit attırdım denize ama deniz geri vermedi."- Z. Selimoğlu.

VERME Nedir?

Vermek işi: "İşitilen sözler, görülen tavırlar, beğenilen düşünceler Şinasi Bey'e yeni fikirler vermeye başladı."- M. Ş. Esendal.

YAŞA Nedir?

Hoşnutluk, sevinç gibi duyguları anlatmak ya da alkışlamak için söylenir.

YAŞAM Nedir?

Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat: "Yaşamın kurallarını, kendi aleyhinde işliyor varsaydığı günden bu yana, umursamamıştı."- H. Taner.

YOKLUK Nedir?


1 . Yok olma, bulunmama durumu, adem, ademiyet, fıkdan, gaybubet: "Bin bu derde, yokluğa ve tehlikeye rağmen, gönül avlayan bir Bursa baharı idi."- T. Buğra.
2 . mecaz Fakirlik, yoksulluk: "Doksan yaşına kadar yaşamış, yokluk yüzü görmemiş..."- M. Ş. Esendal.
3 . felsefe Hiçlik.

A K U Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Uşak,

3 Harfli Kelimeler

Aşk, Kaş, Kuş, Şak, Şua,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Aş, Şu,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.