TRAJİKOMEDİ (TDK)

Trajediye özgü ciddi ve acı verici olaylarla geleneksel olarak komediye özgü yöntemlerin içinde karşıtlaştığı tiyatro eseri: "Oyun, profesörün politikada karşılaştığı düş kırıklıklarını bir trajikomedi hâlinde sergiliyordu."- H. Taner.

Trajikomedi kelimesi baş harfi T son harfi İ olan bir kelime. Başında T sonunda İ olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi R , üçüncü harfi A , dördüncü harfi J , beşinci harfi İ , altıncı harfi K , yedinci harfi O , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi E , onuncu harfi D , onbirinci harfi İ . Başı T sonu İ olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

CİDDİ Nedir?


1 . Şaka olmayan, gerçek: "Kısa zamanda yarı şaka, yarı ciddi tenkit edecek kadar yakınlaşmışlardı."- T. Buğra.
2 . Ağırbaşlı: "Ben onu pek ciddi bir genç olarak tanırım."- H. R. Gürpınar.
3 . Titizlik gösterilen, önem verilen: "Bu dönemde yazara konu üzerinde vukuf, ciddi incelemeler şart koşulur."- H. Taner.
4 . Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik: "Hastalığımızın oldukça ciddi olduğuna işaret etmekten kendimizi alamadık."- B. Felek.
5 . Eğlendirme amacı gütmeyen.
6 . Gülmeyen: "O ciddi bir tavırla mühim bir şey anlatmaya hazırlanmış gibiydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
7 . Güvenilir, sağlam, önemli: "Ciddi bir gazetede genç bir muharririn şu sözleri beni hâlâ düşündürüyor."- O. S. Orhon.
8 . zarf Önem vererek, gerçek olarak: "Size bunu ciddi söylüyorum, yalan değil!"- .
9 . zarf Güvenilir biçimde: "Ciddi görünerek göze girmeye çalışıyormuş."- R. H. Karay.

ESER Nedir?


1 . Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt: "Boğaziçi doğrudan doğruya Türklerin eseridir."- Y. K. Beyatlı.
2 . Yayın, kitap, yapıt: "Bütün özlediğim eserlerle bir kütüphane yapabilsem artık yapılacak bir iş kalmayacak."- H. Z. Uşaklıgil.
3 . İz, işaret, im: "Buralarda sudan eser yok."- .
4 . Soyut kavramlarda belirti: "Sarı sakalları uzamış, bu yanık yüzde, en küçük bir pişmanlık eseri yoktu."- H. Taner.

GELENEKSEL Nedir?

Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel: "Varlıklarının en köklü gücünü kendi ülkelerinin yarattığı geleneksel sanatta buluyorlar."- H. Taner.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KARŞIT Nedir?

Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, °zıt, °kontrast.

KIRIK Nedir?


1 . Kırılmış bir şeyden ayrılan parça: "Cam kırığı."- .
2 . Kemiğin bir etki ile kırılması: "Kolunda kırık yok ama çıkık var."- .
3 . Bir şeyin kırılan yeri: "Bunun kırığı neresinde?"- .
4 . Kırıntı: "Ekmek kırığı."- .
5 . Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul.
6 . sıfat Kırılmış olan: "Kırık pencereden ay, ışığını donduran bir soğuklukla odaya akıyor."- H. E. Adıvar.
7 . sıfat Melez: "Kırık tazı."- .
8 . sıfat Tam nota göre düşük olan (not): "Üç dersten kırığı var. Kırık not."- .
9 . sıfat Saf renkten hafif uzaklaşmış: "Kırık beyaz."- .
10 . sıfat, mecaz Gücenmiş, üzgün: "Eşlerde, çocuklarda o üzgün, kırık bakış."- B. Necatigil.

KIRIKLIK Nedir?


1 . Kırık olma durumu.
2 . Kırgınlık: "Vücudumda daimî bir kırıklık var."- P. Safa.
3 . mecaz İsteksizlik, güceniklik, kırgınlık.

KOMEDİ Nedir?


1 . Güldürü.
2 . Gülmeye neden olan olay veya olaylar.
3 . mecaz Yalan ve yapmacık söz veya davranış.

OLAY Nedir?


1 . Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka: "O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla."- N. Cumalı.
2 . Önemli tarihsel olgu, fenomen: "Nötron bombası günümüzün olayıdır."- .

ÖZGÜ Nedir?

Birine, bir şeye ait olan, belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus: "Hepsi de halis sporculara özgü sevimli bir çocukluk ve candanlık içinde kocamışlardı."- H. Taner.

POLİTİK Nedir?

Politika ile ilgili, siyasi, siyasal: "Politik partilerin tekelci görüşlerinin etkisinden daha kolay sıyrılıyor."- H. Taner.

POLİTİKA Nedir?


1 . Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa.
2 . Yöntem: "Bir mirasyedi politikasıyla, birikmiş altını, el sürülmedik kaynaklarını har vurup harman savurdular."- N. Cumalı.
3 . mecaz Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme: "Bana karşı kullandığı tehdit ve şantaj politikası güverte halkınca malumdu."- Y. K. Karaosmanoğlu.

PROFESÖR Nedir?

Yükseköğretim kuruluşlarında en üst aşamada olan öğretim üyesi: "Bu kırk yaşını geçmiş profesörleri ve ressamları kapıcı tanıyor."- P. Safa.

SERGİ Nedir?


1 . Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer: "Bir karpuz sergisi açabilmek için projeler yapmakta idi."- S. F. Abasıyanık.
2 . Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü: "Resim, heykel, seramik, el işleri sergisi ne olursa gidiyorum."- H. Taner.
3 . Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer.
4 . halk ağzında Yaygı, kilim.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TİYATRO Nedir?


1 . Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer: "Her tiyatronun holünde ille smokinli bir müdüre rastlayacaksınız."- H. Taner.
2 . Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup: "Tiyatro kuruldu, birinci temsilden sonra da kapandı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Oyun yazma sanatı: "Ben o tarihte, kendimi az çok bir tiyatro yazarı addetmekteyim."- H. F. Ozansoy.
4 . Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü: "Eskiden tiyatro Osmanlıcaya ibret sözü ile çevrilmişti."- F. R. Atay.

TRAJEDİ Nedir?


1 . Konusunu efsanelerden veya tarihsel olaylardan alan, acıklı sonuçlarla bağlanan bir tür tiyatro eseri, facia, tragedya, ağlatı.
2 . mecaz Facia.

TRAJİKOMEDİ Nedir?

Trajediye özgü ciddi ve acı verici olaylarla geleneksel olarak komediye özgü yöntemlerin içinde karşıtlaştığı tiyatro eseri: "Oyun, profesörün politikada karşılaştığı düş kırıklıklarını bir trajikomedi hâlinde sergiliyordu."- H. Taner.

VERİCİ Nedir?


1 . Veren, verme yanlısı kimse: "Cahilden kral olur ama tarihe vesika verici olmaz."- A. Gündüz.
2 . Çıkar gözetmeksizin her türlü yardımı yapan, esirgemeyen kimse.
3 . fizik Elektromanyetik dalgalar yardımıyla işaret, ses ve görüntü iletmeye yarayan cihazların genel adı: "Anten olursa verici istasyonları da kurulabilir."- F. R. Atay.
4 . tıp (***) Başkasına aktarılmak üzere kan, doku veya organ veren kimse, donör.

YÖNTEM Nedir?


1 . Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika.
2 . Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

A D E J K M O R T İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Trajikomedi,

8 Harfli Kelimeler

Demokrat, Diktirme,

7 Harfli Kelimeler

Aritmik, İktidar, Kiremit, Metodik, Tedarik, Trajedi,

6 Harfli Kelimeler

Amorti, Aritmi, Atomik, Demiri, Direkt, Ditmek, Erotik, İkamet, İmaret, Kadiri, Katmer, Komedi, Komita, Komite, Korida, Kortej, Kromaj, Market, Merkat, Metraj, Metrik, Mikado, Miktar, Orkide, Ritmik, Takdim, Takdir, Tekdir, Temadi, Teorik, Termik, Trajik,

5 Harfli Kelimeler

Ajite, Akemi, Akide, Akort, Daire, Dekar, Dekor, Demir, Derik, Dikim, Dikit, Dikme, Dikta, Dikte, Direk, Dirim, Ditme, Draje, Emtia, Erika, İdame, İdare, İdari, İdrak, İkame, İkdam, İkram, İmdat, İrade, İradi, İrite, İrkme, İrmik, İtmek, Joker, Kadem, Kader, Kadim, Kadir, Kadit,

4 Harfli Kelimeler

Adem, Adet, Akim, Akit, Akor, Amir, Amit, Amor, Aort, Atik, Atom, Daim, Dair, Dart, Demo, Deri, Derk, Dert, Dimi, Diri, Dram, Edat, Edik, Edim, Ekim, Ekti, Emik, Emir, Erat, Erik, Erim, Etik, Etki, İade, İare, İdam, İdea, İmaj, İmar, İmdi,

3 Harfli Kelimeler

Adi, Ait, Ari, Ark, Art, Ate, Ati, Dam, Dar, Dek, Dem, Dik, Dok, Eda, Edi, Eko, Erk, Eti, İde, İka, İki, İma, İri, İta, İti, Jak, Jet, Kam, Kar, Kat, Kem, Ker, Ket, Kim, Kir, Kit, Kod, Kom, Kor, Kot,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Ak, Am, Ar, At, De, Do, Ek, Em, Er, Et, İm, İt, Je, Ke, Ki, Me, Mi, Od, Ok, Om, Ot, Ra, Re, Ta, Te, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.