TOPARLANMAK (TDK)


1 . Toparlama işine konu olmak veya toparlama işi yapılmak.
2 . Para yönünden durumunu düzeltmek.
3 . Sağlığı düzelmek.
4 . Bir işi, bir hareketi yapmaya hazır duruma gelmek: "Can havliyle silkinip toparlanarak ve bütün bağlarından sıyrılarak birdenbire ayağa kalkıvermiş."- Y. K. Karaosmanoğlu.

Toparlanmak kelimesi baş harfi T son harfi K olan bir kelime. Başında T sonunda K olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi O , üçüncü harfi P , dördüncü harfi A , beşinci harfi R , altıncı harfi L , yedinci harfi A , sekizinci harfi N , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi A , onbirinci harfi K . Başı T sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİRDENBİRE Nedir?

Ansızın: "Birdenbire bulunduğumuz odanın kapısı açılıverdi."- S. F. Abasıyanık.

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

DÜZE Nedir?

Doz.

DÜZELMEK Nedir?


1 . Düz duruma gelmek, düzleşmek: "Burada toprak basıla basıla düzelmiş."- .
2 . Kötü, bozulmuş bir durumdayken düzenli duruma gelmek: "Ahlak düzelmeden hiçbir şey düzelmez."- Ç. Altan.
3 . Soğuk ve yağış azalmak.
4 . Hasta iyileşmek: "Sen merak etme, yavrucak yakında düzelir."- Halikarnas Balıkçısı.

DÜZELTME Nedir?


1 . Düzeltmek işi, tashih.
2 . Daha iyi duruma getirmek için yapılan değişiklik, ıslahat, reform.
3 . Düzelti.

DÜZELTMEK Nedir?


1 . Düzgün duruma getirmek: "Kirli eşyalarımı paketlere sardım, bavulumu düzelttim."- R. N. Güntekin.
2 . Bozukluğunu gidermek, onarmak.
3 . Yanlıştan kurtarmak, tashih etmek: "Öğleden sonra nüfus kâğıdını getir, kaydını düzeltelim."- B. Felek.

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

HARE Nedir?


1 . Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır: "Uskumrunun hareleri daha sık, gözleri küçük oysa kolyozun hem hareleri daha taraklı hem gözleri daha patlak."- O. Rifat.
2 . Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş.
3 . Çok sert taş, mermer.

HAREKE Nedir?

Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

HAZIR Nedir?


1 . Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya: "Ben hazırım, isterseniz gidelim."- .
2 . Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş: "Yemek hazır, buyurun."- .
3 . Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı: "Hazır elbise. Hazır ayakkabı."- .
4 . zarf Bu fırsattan yararlanarak: "Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım."- R. N. Güntekin.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

PARA Nedir?


1 . Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
2 . Kazanç: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
3 . eskimiş Kuruşun kırkta biri.

SİLKİ Nedir?

Uykuda sıçrama.

TOPARLAMA Nedir?

Toparlamak işi: "İlkokul çocuklarını toparlamaya gelen minibüsün şoförü bekletilmekten hoşlanmaz."- H. Taner.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAPILMA Nedir?


1 . Yapılmak işi.
2 . sıfat Yapılmış: "Eve gelince sokak elbiselerini, yumuşak Fransız flanelinden yapılma ev elbiseleriyle değiştirirdi."- C. Uçuk.

YAPILMAK Nedir?


1 . Yapma işine konu olmak: "Yalı, bolluk zamanında yapılmış çok pencereli, iki katlı yayvan bir binadır."- B. Felek.
2 . mecaz Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak.

YAPMA Nedir?


1 . Yapmak işi: "Ham ağaçları evcile çeviririm, aşı yapmayı bilirim, budamayı bilirim."- N. Araz.
2 . sıfat Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, suni, sahici karşıtı: "Eliyle bahçenin dökme taştan yapma mağaralarından birini göstererek..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Yapmacık: "Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi."- H. Taner.

A A A K L M N O P R T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Toparlanmak,

10 Harfli Kelimeler

Akortlanma, Kartonlama, Topaklanma, Toparlamak, Toparlanma, Topraklama, Tornalamak,

9 Harfli Kelimeler

Akortlama, Noktalama, Notalamak, Oranlamak, Ortalamak, Parlatmak, Potlanmak, Topaklama, Toparlama, Toplanmak, Tornalama,

8 Harfli Kelimeler

Akmantar, Anlatmak, Apartmak, Apartman, Arlanmak, Atlanmak, Kalantor, Kantarma, Kaplanma, Kaplatma, Karlanma, Kartalma, Katlanma, Kopartma, Korlanma, Notalama, Onartmak, Oranlama, Ornatmak, Ortalama, Otalamak, Otlanmak, Paklanma, Panorama, Parlamak, Parlatma, Patlamak, Polarmak, Portakal, Potlanma, Tanlamak, Taranmak, Toparlak, Toplamak, Toplanma,

7 Harfli Kelimeler

Aklanma, Aktarma, Alakart, Alarmak, Alkarna, Almanak, Anlamak, Anlatma, Anormal, Aparkat, Aparmak, Apartma, Aranmak, Aratmak, Arlanma, Atanmak, Atlamak, Atlanma, Kalamar, Kamarot, Kampana, Kanatma, Kanlama, Kapanma, Kapatma, Kaplama, Kaporta, Karaman, Karlama, Katalpa, Katlama, Koparan, Koparma, Kotarma, Kotlama, Krampon, Lokanta, Makarna, Malkara, Maranta,

6 Harfli Kelimeler

Aklama, Alarma, Alpaka, Anamal, Ankara, Anlama, Anorak, Antrok, Apalak, Aparat, Aparma, Aramak, Aranma, Aratma, Artmak, Atamak, Ataman, Atanma, Atlama, Atomal, Atonal, Kaloma, Kamara, Kanaat, Kanama, Kanara, Kanata, Kantar, Kapama, Kaplam, Kaplan, Kapora, Kaptan, Karama, Kartal, Karton, Katana, Katman, Katran, Kontra,

5 Harfli Kelimeler

Karat, Akala, Aklan, Akman, Akont, Akort, Akran, Aktar, Alaka, Alarm, Alkan, Almak, Alman, Anlak, Anlam, Anmak, Aport, Apotr, Aptal, Araka, Arama, Aroma, Artma, Atama, Atmak, Kalan, Kalma, Kaman, Kanal, Kanat, Kanma, Kanto, Kapan, Kapma, Karma, Katar, Katma, Klapa, Kolan, Komar,

4 Harfli Kelimeler

Akar, Akma, Akor, Alan, Alma, Alto, Amal, Aman, Amor, Anal, Anam, Anka, Anma, Anot, Aort, Apak, Arak, Arap, Arka, Arma, Arpa, Atak, Atma, Atol, Atom, Kala, Kalp, Kama, Kamp, Kana, Kano, Kant, Kara, Karo, Kart, Klan, Klon, Klor, Kola, Koma,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ala, Alo, Alp, Alt, Ama, Ana, Ant, Ara, Ark, Arp, Art, Ata, Kal, Kam, Kan, Kap, Kar, Kat, Kol, Kom, Kor, Kot, Lak, Lam, Lan, Lap, Lok, Lop, Lor, Lot, Mal, Mat, Mor, Nal, Nam, Nar, Nom, Not, Oma,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, An, Ar, At, La, Ok, Ol, Om, On, Ot, Ra, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.