TOHUM (TDK)


1 . Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane.
2 . mecaz Soy sop, döl, nesil, sülale: "Tohumu kurudu."- .
3 . mecaz Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey: "Ruhuna ve hafızasına serpilen bu tohumlar onda zamanla çiçeklerini açar ve meyvelerini verir."- A. Ş. Hisar.
4 . Spermatozoit.

Tohum kelimesi baş harfi T son harfi M olan bir kelime. Başında T sonunda M olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi O , üçüncü harfi H , dördüncü harfi U , beşinci harfi M . Başı T sonu M olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİTKİ Nedir?

Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen, döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren, yosun, ot, ağaç vb. canlıların genel adı, nebat.

ÇIKAR Nedir?

Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.

ÇİÇEK Nedir?


1 . Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü.
2 . bitki bilimi Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi: "Evin ufak çiçekler ve bitkilerle süslü bahçesine çıktım."- R. H. Karay.
3 . mecaz Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse: "Onun ne çiçek olduğunu hep biliriz."- .
4 . kimya Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.
5 . tıp (***) İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık.

DÖLLENME Nedir?


1 . Erkek gametle dişi gametin kaynaşmasıyla yumurtacığın embriyo durumuna gelmesi, aşılanma, ilkah.
2 . Tozlaşma.

HAFIZ Nedir?


1 . Kur'an'ı bütünüyle ezbere bilen kimse.
2 . argo Bir şeyi anlamadan ezberleyen kimse.
3 . sıfat, eskimiş Koruyan, saklayan.

HAFIZA Nedir?

Bellek: "Hafızamı kilitlemiştim, maziyi hiç çıkaramıyordum, küflensin kalsın orada diyordum."- A. Gündüz.

HİSAR Nedir?

Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kermen, germen. hisar (II) isim, eskimiş, müzik Arapça §i¹¥r
1 . Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.
2 . Klasik Türk müziğinde re diyez notası.

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MEYVE Nedir?


1 . Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş.
2 . mecaz Ürün, sonuç, kâr: "Mektebimizin şapirografla basılan haftalık Fidan'ında, en güzel meyve benim imzamdır."- Y. Z. Ortaç.

NESİ Nedir?


1 . Akrabası mı, yakını mı?: "Ali, Ahmet'in nesidir?"- .
2 . Hangi yönü, hangi tarafı?: "Bunun nesi iyi?"- H. Taner.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

OLUŞ Nedir?


1 - Olmak eylemi ya da biçimi, °vuku.
2 - Oluşma, °teşekkül, °tekevvün.
3 - Bir durumdan öteki duruma geçiş.

OLUŞMA Nedir?

Oluşmak işi, teşekkül.

ONDA Nedir?

O adılının kalma durumu.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

ORTAY Nedir?


1 . Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).
2 . Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

SEBEP Nedir?

Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey: "Aynayı kırmamın hiçbir sebebi yoktur."- S. F. Abasıyanık.

SONUÇ Nedir?


1 . Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice: "Her koşu beklenilmeyen, şaşırtıcı bir sonuç verebilirdi."- N. Cumalı.
2 . Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey: "Sınav sonucu."- .
3 . Öz, özet.
4 . spor Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılasmasının sayı bakımından durumu, skor.
5 . edebiyat Yazının veya sözün bitim bölümü.

SPERM Nedir?

Meni.

SPERMA Nedir?


1 . Meni.
2 . hayvan bilimi Bir başı, bir gövdesi, hareket etmeye yarayan kuyruğu olan, yumurtadan çok küçük erkek eşeylik hücresi.

SPERMATOZOİT Nedir?

Er bezi borucuklarının ürettiği, atmığın içinde bulunan erkek döl hücresi, tohum.

SÜLALE Nedir?


1 . Soy, hısım akraba: "Üç göbek öncesi sülalemizin mezarları Üsküdar'da yani İstanbulluyum."- B. Felek.
2 . mecaz Ev, aile.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TOHUM Nedir?


1 . Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane.
2 . mecaz Soy sop, döl, nesil, sülale: "Tohumu kurudu."- .
3 . mecaz Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey: "Ruhuna ve hafızasına serpilen bu tohumlar onda zamanla çiçeklerini açar ve meyvelerini verir."- A. Ş. Hisar.
4 . Spermatozoit.

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

YENİ Nedir?


1 . Kullanılmamış olan, eski karşıtı: "Yeni giysi. Yeni ayakkabı."- .
2 . Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan: "Yeni haber. Yeni moda."- .
3 . En son edinilen: "Yeni eve taşındık."- .
4 . İşe henüz başlamış: "Yeni öğrenci. Yeni asker."- .
5 . O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan: "Yeni bir buluş. Yeni bir düşünce."- .
6 . Tanınmayan, bilinmeyen: "Yeni imzalara rastlıyoruz."- .
7 . Daha öncekilerden farklı olan: "Yeni ihtiyaçlarımız var."- .
8 . zarf Biraz önce, çok zaman geçmeden: "Yeni tanıştığım orman uzmanları çok nazik ve kibar insanlardı."- Ç. Altan.

YUMURTA Nedir?


1 . Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre: "Balık yumurtası. Böcek yumurtası."- .
2 . Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.
3 . Tavuk yumurtası.
4 . anatomi Er bezi: "Koç yumurtası."- .
5 . halk ağzında Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp.

YUMURTACI Nedir?

Yumurta satan kimse.

YUMURTACIK Nedir?


1 . Canlılarda dişinin, döllenip oğulcuk durumuna gelmesi için çıkardığı üreme hücresi.
2 . bitki bilimi Kapalı tohumlularda, döllenmeden sonra değişikliğe uğrayarak tohumu oluşturan bölüm.

ZAMANLA Nedir?

Aradan süre geçtikçe, giderek: "Basınımızın gelişmesini gözden geçirirsek görürüz ki zamanla konular uzmanlıklar arasında bölüşülür."- N. Cumalı.

H M O T U Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Tohum,

3 Harfli Kelimeler

Mut, Tuh,

2 Harfli Kelimeler

Hu, Oh, Om, Ot, Tu, Ut,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.