TİKSİNMEK (TDK)

Bir şey, bir kimse, bir düşünce vb.ni kötü, iğrenç veya aşağılık bularak ondan uzak durma duygusuna kapılmak, ikrah etmek, istikrah etmek: "Evin kapısından çıkar çıkmaz kendimden tiksinerek sokaklardayım."- S. F. Abasıyanık.

Tiksinmek kelimesi baş harfi T son harfi K olan bir kelime. Başında T sonunda K olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi İ , üçüncü harfi K , dördüncü harfi S , beşinci harfi İ , altıncı harfi N , yedinci harfi M , sekizinci harfi E , dokuzuncu harfi K . Başı T sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AŞAĞILIK Nedir?


1 . Aşağı olma durumu, adilik.
2 . sıfat Niteliği düşük, adi: "Bazen en aşağılık bir romanı tabii olarak okur."- H. E. Adıvar.

ÇIKAR Nedir?

Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.

ÇIKMAZ Nedir?


1 . Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşamayan yol, sokak: "Bu apartmanın olduğu çıkmazda bir garaj, bir eski ahır, üç esrarlı ve daima kapalı depodan başka bir şey yoktur."- H. E. Adıvar.
2 . sıfat, mecaz Çözüme ulaşmayan, çözüm yolu olmayan.

DURMA Nedir?


1 . Durmak işi.
2 . Eğleşme, eğlenme, tevakkuf.

DUYGU Nedir?


1 . Duyularla algılama, his: "Bitkilerde duygu var mı?"- .
2 . Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim: "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir."- B. Felek.
3 . Önsezi: "Yolunuzu değiştirmeniz lazım geldiğini de sezecek kadar bir duygum vardır."- A. Gündüz.
4 . Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği.
5 . Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik: "Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, fenayım, fena oluyorum, çok fenayım duygusu kapladı."- P. Safa.

DÜŞÜNCE Nedir?


1 . Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, mülahaza, ide, idea: "Anlaşmazlıklarda aracılığına, zor durumlarda düşüncesine başvurulur."- T. Buğra.
2 . Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
3 . Niyet, tasarı.
4 . mecaz Tasa, kaygı, sıkıntı: "Sınıfta kalma düşüncesi uykumu kaçırdı."- .
5 . felsefe İlke, yönetici sav.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

İĞRENÇ Nedir?

İnsanda iğrenme duygusu uyandıran, tiksindiren, müstekreh: "Yazık, güzelleşmek istiyorsunuz hâlbuki iğrenç kılıklara giriyorsunuz."- P. Safa.

İKRAH Nedir?

Tiksinme, iğrenme.

İSTİKRAH Nedir?

Tiksinme, iğrenme: "Genç kız korku ve istikrahla göz kapaklarını sıktı."- P. Safa.

KAPI Nedir?


1 . Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı.
2 . Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat: "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.
4 . Devlet dairesi: "Hükûmet kapısı."- .
5 . mecaz Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân: "Onların başvuracağı her kapıya gitmiş."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Gidere yol açan gereksinim: "Bayram geldi, yine masraf kapıları açıldı."- .
7 . mecaz Ev gezmesi için gidilen yer: "Bugün yine kaç kapı dolaştın?"- .

KAPILMA Nedir?

Kapılmak işi.

KAPILMAK Nedir?


1 . Kapma işine konu olmak: "Bir ara korkuya kapıldım."- R. H. Karay.
2 . Sürüklenmek: "Aralarından biri akıntıya kapıldığı zaman ötekiler var kuvvetleriyle dayanarak onu geri çekiyorlardı."- R. N. Güntekin.
3 . mecaz Birine güvenip boş bulunarak aldanmak: "Ben onun sözlerine kapıldım."- .
4 . mecaz Bir kimseye tutulmak, bağlanmak, aşırı sevgi duymak: "Kızın güzelliğine kapılarak evlenme teklif etti."- .
5 . mecaz Bir şeyin veya kimsenin güçlü etkisinde kalmak: "Bu iki şiiri övenler onların kalıbından gelen ucuz bir güzelliğe kapılırlar."- S. Birsel.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KÖTÜ Nedir?


1 . İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı: "Kötü bir kalem."- .
2 . Zararlı, tehlikeli: "Kötü adam."- .
3 . Korku, endişe veren: "Yabancının bu kötü kasdına yalnız azmimizle karşı koyduk."- R. E. Ünaydın.
4 . Kaba ve kırıcı: "Kızına söylemedik kötü lakırtı bırakmamış."- M. Ş. Esendal.
5 . Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan.
6 . zarf Aşırı, çok: "Kız, oğlana kötü tutuldu."- .

ONDAN Nedir?


1 . o sebeple.
2 . onun tarafında olan (kimse).

SOKAK Nedir?

İl, ilçe vb. yerleşim bölgelerinde, iki yanında evler olan, caddeye oranla daha dar veya kısa olabilen yol: "Biraz sonra şehrin bütün sokaklarında süvariler dörtnala koşmaya başladılar."- Ö. Seyfettin.

UZAK Nedir?


1 . Yakın olmayan yer: "Fazla uzağa gitme."- .
2 . sıfat Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı: "Mualla, uzaklardan bir ses duyar gibi oldu."- P. Safa.
3 . sıfat Arada çok zaman bulunan: "Uzak bir gelecekte neler olacağı bilinmez."- .
4 . sıfat Eli, gücü veya hükmü yetişmez: "O böyle işlerden pek uzaktır."- .
5 . sıfat İhtimali az olan: "Ben bu işi çok uzak görüyorum."- .
6 . sıfat Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan: "Ne iyi! Sizinle birlikte uzak şeylerden bahsedebileceğiz."- P. Safa.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

E K K M N S T İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Tiksinmek,

8 Harfli Kelimeler

Tiksinme,

7 Harfli Kelimeler

Kemiksi, Kesinti, Kinetik, Nitekim, Semitik,

6 Harfli Kelimeler

Ekinti, Esinti, İkitek, Keskin, Kesmik, Menisk, Misket, Miskin, Mistik, Sikmek, Sinmek, Teknik, Temkin, Tenkis, Tensik, Teskin,

5 Harfli Kelimeler

Eksik, Eksin, Etkin, Etnik, İnmek, İsmen, İsmet, İstek, İstem, İstim, İtmek, Kemik, Kesik, Kesim, Kesin, Kesit, Keski, Kimse, Kinik, Kitin, Mekik, Metin, Metis, Minik, Nesim, Nimet, Senit, Setik, Sikke, Simit, Sinek, Sinik, Sinme, Sitem, Skink, Tekin, Temin, Tenis,

4 Harfli Kelimeler

Ekim, Ekin, Eksi, Ekti, Emik, Emin, Enik, Esik, Esim, Esin, Eski, Etik, Etki, İken, İnek, İnik, İnme, İnti, İsim, İtki, İtme, Kent, Kimi, Kist, Meni, Mest, Mine, Mini, Mink, Misk, Nesi, Nite, Seki, Semt, Sent, Sine, Sini, Site, Sten, Tein,

3 Harfli Kelimeler

Eti, İki, İni, İti, Kek, Kem, Kes, Ket, Kik, Kim, Kin, Kit, Men, Met, Mis, Mit, Nem, Net, Nim, Sek, Sem, Sen, Set, Sik, Sim, Sin, Sit, Ski, Tek, Tem, Ten, Tik, Tim, Tin,

2 Harfli Kelimeler

Ek, Em, En, Es, Et, İm, İn, İs, İt, Ke, Ki, Me, Mi, Ne, Se, Si, Te, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.