TERAZİLEMEK (TDK)


1 . Cambazlıkta kol veya sırık yardımıyla denge sağlamak.
2 . Bir şeyin ağırlığını elle yoklamak.

Terazilemek kelimesi baş harfi T son harfi K olan bir kelime. Başında T sonunda K olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi E , üçüncü harfi R , dördüncü harfi A , beşinci harfi Z , altıncı harfi İ , yedinci harfi L , sekizinci harfi E , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi E , onbirinci harfi K . Başı T sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞIR Nedir?


1 . Tartıda çok çeken, hafif karşıtı: "Kurşun ağır bir madendir. Taş yerinde ağırdır."- .
2 . Çapı, boyutları büyük: "Ağır top. Ağır tank."- .
3 . Yoğun: "Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı."- A. Sayar.
4 . Uyanılması güç, derin (uyku).
5 . Güç işiten, sağır.
6 . mecaz Değeri çok olan, gösterişli: "Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan'ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi."- M. C. Kuntay.
7 . mecaz Çetin, güç: "Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu."- F. F. Tülbentçi.
8 . mecaz Tehlikeli, korkulu, vahim.
9 . mecaz Sıkıntı veren, bunaltıcı.
10 . mecaz Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı: "Kızmıştım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum."- N. Ataç. 1
1 . mecaz Ağırbaşlı, ciddi: "Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı. Fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı."- H. E. Adıvar. 1
2 . mecaz Keskin, boğucu (koku): "Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır."- F. R. Atay. 1
3 . Kısık, alçak: "Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi."- O. C. Kaygılı. 1
4 . mecaz Davranışları yavaş olan: "Ağır adam."- . 1
5 . mecaz Sindirimi güç (yiyecek): "Ağır bir yemek."- . 1
6 . isim, spor Ağır sıklet: "Yıllarca ağırda güreşti."- . 1
7 . zarf Yavaş: "Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu."- E. İ. Benice.

CAMBAZ Nedir?


1 . Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat: "Önüne getirilen ata bir cambaz çevikliğiyle atladı."- Ö. Seyfettin.
2 . At alıp satan veya yetiştiren kimse: "Bitişik komşumuz cambaz İbrahim -bizde at alıp satanlara cambaz derler- hacca gitti, geldi."- M. Ş. Esendal.
3 . Usta, becerikli kimse: "Söz cambazı."- .
4 . tarih Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik.
5 . sıfat, mecaz Kurnaz, hileci, hilekâr: "O cambaz adamdır, güvenilmez."- .

CAMBAZLIK Nedir?


1 . Cambazın işi veya mesleği, akrobatlık, akrobasi: "İki çocuk iskelenin parmaklıklarında cambazlık yapıyor."- S. F. Abasıyanık.
2 . At alıp satma veya yetiştirme işi: "Elli senedir cambazlık ettiği hâlde ancak ömründe bir defa beyaz eşek görmüştü."- Ö. Seyfettin.
3 . mecaz Kurnazlık, düzenbazlık, hilecilik.

DENGE Nedir?


1 . Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans.
2 . Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar: "Ruhsal denge."- .
3 . Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması.
4 . Ekonomik hayatın uyumlu düzeni.
5 . fizik Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

SAĞLAM Nedir?


1 . Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil: "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı."- F. R. Atay.
2 . Zarar görmemiş, bozulmamış: "Bütün eşya sağlam."- .
3 . Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli: "Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor."- M. Ş. Esendal.
4 . Güvenilir: "Sağlam iş. Sağlam para."- .
5 . Gerçek, inanılır bir temeli olan: "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın."- M. Ş. Esendal.
6 . zarf, halk ağzında (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak: "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti."- H. R. Gürpınar.

SAĞLAMA Nedir?


1 . Sağlamak işi: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.
2 . matematik Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılan kontrol işlemi, mizan.

SAĞLAMAK Nedir?


1 . Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek: "Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık."- H. Taner.
2 . Elde etmek, sahip olmak: "... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti."- Y. N. Nayır.
3 . matematik Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. sağlamak (II) (nsz) Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

SIRIK Nedir?

Değnekten uzun ve kalınca ağaç: "Duvarların üstüne yan yana henüz kesilmiş kavak sırıkları dizilmişti."- Y. K. Karaosmanoğlu.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YARDIM Nedir?


1 . Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet: "Bu, bir ricada bulunacak, bir yardım isteyecek sandı."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri.
3 . Etki: "Otların üstünde, ağaçların yapraklarında kalan yağmur damlaları rüzgârın da yardımıyla öğleye kadar kurudu."- N. Cumalı.
4 . Bağış, iane.

YOKLAMA Nedir?


1 . Yoklamak işi, kontrol: "Müdür sıkı bir kasket yoklaması yapıyor, kapıdan kuş uçurtmuyordu."- R. Ilgaz.
2 . Bir topluluğu oluşturan üyelerin belli bir zaman ve yerde bulunup bulunmadığını anlamak için yapılan sayma işlemi: "Okulda sınıf yoklaması. Asker yoklaması. Emekli yoklaması."- .
3 . Okullarda öğrencilerin bilgisini anlamak için yapılan sınav: "Yazılı yoklama. Sözlü yoklama."- .

YOKLAMAK Nedir?


1 . El ile dokunarak incelemek: "Hem kendimi hem etrafımda gördüğüm eşyayı elimle yokladım."- R. H. Karay.
2 . Bakmak, gözden geçirmek, kontrol etmek.
3 . Durum, bilgi, niyet vb.ni belirlemeye veya anlamaya çalışmak: "Kalbimi ne zaman yokladımsa ona dair bir iz bulamadım."- S. M. Alus.
4 . Ziyaret veya sağlığını sormak amacıyla birine gitmek: "Ara sıra da birimizden biri yukarı çıkarak Sevim'i yokluyordu."- R. N. Güntekin.
5 . Ara sıra etkisini göstermek: "İlaç aldığım hâlde ağrılarım yine beni yokluyor."- .
6 . Aramak, araştırmak: "Odaların köşe bucağını yoklamaya başladılar."- M. Ş. Esendal.

A E E E K L M R T Z İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Terazilemek,

10 Harfli Kelimeler

Terazileme,

9 Harfli Kelimeler

Kerametli, Mazeretli, Tazelemek, Tirelemek,

8 Harfli Kelimeler

Azletmek, Etkileme, İtekleme, İtelemek, İzletmek, Kareleme, Katmerli, Kertilme, Kirletme, Markizet, Metrelik, Rekzetme, Tazeleme, Terlemek, Tezlemek, Tireleme, Zikretme,

7 Harfli Kelimeler

Azletme, Ekletme, Ektirme, Eletmek, Emektar, Eritmek, Ezilmek, İletmek, İteleme, İzlemek, İzletme, Kemerli, Keramet, Mazeret, Melaike, Mertlik, Metalik, Metelik, Mezelik, Realite, Realizm, Rezalet, Tazelik, Tekerli, Tekleme, Telkari, Terleme, Tezkere, Tezkire, Tezleme,

6 Harfli Kelimeler

Ateizm, Azimet, Ekarte, Ekilme, Ekleme, Elemek, Eletme, Elezer, Emaret, Emekli, Erimek, Erimez, Eritme, Erkete, Etkime, Ezilme, İkamet, İletme, İmaret, İzleme, Kalite, Kareli, Kartel, Katmer, Keleme, Kelime, Kemere, Kerime, Kertme, Maktel, Market, Markiz, Meleke, Melike, Merkat, Merkez, Mertek, Metrik, Miktar, Mitral,

5 Harfli Kelimeler

Akemi, Alize, Amele, Azeri, Eklem, Ekler, Eleme, Elmek, Elzem, Email, Emare, Emlak, Emlik, Emraz, Emtia, Emzik, Erika, Erime, Erkli, Erlik, Ermek, Erzak, Erzel, Etlik, Etmek, Ezmek, İkame, İkmal, İkram, İkraz, İlmek, İlzam, İmale, İmlek, İrkme, İtmek, İzale, İzlek, İzlem, Kaime,

4 Harfli Kelimeler

Aile, Akil, Akim, Akit, Akli, Alem, Alet, Alim, Amel, Amil, Amir, Amit, Atel, Atik, Azil, Azim, Azit, Ekim, Ekli, Ekme, Ekti, Elek, Elem, Elik, Elim, Elit, Elma, Elti, Emek, Emel, Emet, Emik, Emir, Erat, Erek, Erik, Eril, Erim, Erke, Erme,

3 Harfli Kelimeler

Ait, Ali, Alt, Ari, Ark, Art, Arz, Ate, Ati, Eke, Ela, Elk, Erk, Eti, Eza, İka, İla, İle, İlk, İma, İta, Kal, Kam, Kar, Kat, Kaz, Kel, Kem, Ker, Ket, Kez, Kil, Kim, Kir, Kit, Lak, Lam, Laz, Lim, Lir,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, Ar, At, Az, Ek, El, Em, Er, Et, İl, İm, İt, İz, Ke, Ki, La, Le, Me, Mi, Ra, Re, Ta, Te, Ti, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.