TELKİN (TDK)


1 . Bir duyguyu, bir düşünceyi aşılama.
2 . din b. (***) Talkın.
3 . ruh bilimi Bilinç dışı bir sürecin aracılığıyla, kişinin ruhsal veya fizyolojik alanıyla ilgili bir düşüncenin gerçekleştirilmesi: "İçinden gelen gizli bir telkin altında hareket ediyordu."- P. Safa.

Telkin kelimesi baş harfi T son harfi N olan bir kelime. Başında T sonunda N olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi E , üçüncü harfi L , dördüncü harfi K , beşinci harfi İ , altıncı harfi N . Başı T sonu N olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALAN Nedir?


1 . Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha.
2 . Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran.
3 . Yüz ölçümü.
4 . Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılan geniş yer.
5 . mecaz Bir çalışma çevresi: "Sanat kapalı bir alan değildir; sanat eseri herkes için, bütün toplum için yaratılır."- N. Ataç.
6 . fizik İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası: "Yer çekimi alanı. Mıknatıs alanı. Elektrik alanı."- .
7 . sinema, TV (***) Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü.
8 . spor Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha.

ALTI Nedir?


1 . Beşten sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 6, VI rakamlarının adı.
3 . sıfat Beşten bir artık.

ALTIN Nedir?


1 . Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,
9 olan, 106
4 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au): "Altın çok eski zamanlardan beri para basımında kullanılmaktadır."- .
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Müsteşar, pantolonunun arka cebinden altın tabakasını çıkarıp sigara veriyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Altından yapılmış sikke: "Çocuğa bir altın taktı."- .
4 . sıfat, mecaz Üstün nitelikli, değerli: "Altın ses."- .

ARACI Nedir?


1 . Ara bulucu.
2 . Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt.
3 . ekonomi İki şey arasında, bağlantı kuran kimse, vasıta.
4 . ekonomi İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

ARACILIĞIYLA Nedir?

Aracı olarak, bağlantı kurarak, vasıtasıyla, yoluyla: "Ben bu işi Ahmet'in aracılığıyla yaptırdım."- .

AŞILAMA Nedir?


1 . Aşılamak işi.
2 . Yeni aşılanmış ağaç: "Aşılamaları sık sık sulamalı."- .
3 . Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katma.
4 . Bitkilerin aşı yoluyla üretilmesi, ilkah.
5 . sıfat Bu yolla elde edilmiş: "Aşılama su."- .
6 . sıfat Aşılanmış (ağaç).

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİM Nedir?


1 . Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim: "Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır."- H. E. Adıvar.
2 . Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
3 . Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

BİLİNÇ Nedir?


1 . İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur.
2 . Bir toplumdaki ruhsal etkinliklerin veya ruhsal durumların bütünü.
3 . Dimağ.
4 . mecaz Temel bilgi, temel görüş.
5 . ruh bilimi Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur: "Davranışlarını bir an önce bilincinin denetiminden kurtarmak için kadehleri birer dikişte boşaltmaya mı başladı?"- F. R. Atay.

DUYGU Nedir?


1 . Duyularla algılama, his: "Bitkilerde duygu var mı?"- .
2 . Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim: "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir."- B. Felek.
3 . Önsezi: "Yolunuzu değiştirmeniz lazım geldiğini de sezecek kadar bir duygum vardır."- A. Gündüz.
4 . Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği.
5 . Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik: "Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, fenayım, fena oluyorum, çok fenayım duygusu kapladı."- P. Safa.

DÜŞÜN Nedir?

Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

DÜŞÜNCE Nedir?


1 . Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, mülahaza, ide, idea: "Anlaşmazlıklarda aracılığına, zor durumlarda düşüncesine başvurulur."- T. Buğra.
2 . Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
3 . Niyet, tasarı.
4 . mecaz Tasa, kaygı, sıkıntı: "Sınıfta kalma düşüncesi uykumu kaçırdı."- .
5 . felsefe İlke, yönetici sav.

FİZYOLOJİK Nedir?


1 . Fizyoloji ile ilgili, vücutla ilgili: "Fizyolojik bir rahatsızlık."- .
2 . Normal, doğal olarak işleyen: "Fizyolojik durum."- .

GELEN Nedir?


1 . Gelme işini yapan (kimse veya nesne).
2 . fizik Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

GERÇEK Nedir?


1 . Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.
2 . Gerçeklik: "Her hâlde o gün imparatorluğun ölümü apaçık bir gerçekti."- H. E. Adıvar.
3 . Doğruluk: "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir."- B. Felek.
4 . sıfat Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki, reel: "Kâğıt paranın saymaca değeri varsa da gerçek değeri yoktur."- .
5 . sıfat Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici: "Gerçek elmas. Gerçek hikâye."- .
6 . sıfat Temel, başlıca, asıl: "Bir kişinin ahlaklı olması için, o benim dediğim gerçek ahlaka erişebilmesi için bir iç âlemi olmalıdır."- N. Ataç.
7 . sıfat Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan: "Bu peyzajdaki çiçekler son derece gerçek."- .
8 . sıfat Yapay olmayan.
9 . sıfat, felsefe Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan.

GİZLİ Nedir?


1 . Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı: "Gizli kapı. Gizli çekmece."- .
2 . Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan: "İki komutan arasında o gün gizli bir anlaşma yapıldığı söylentisi çıkmıştı."- H. Taner.
3 . Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen: "Gizli kuvvetler."- .
4 . zarf Saklı olarak, saklayarak: "Mektubu senden gizli posta kutusuna attım."- M. Yesari.

HARE Nedir?


1 . Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır: "Uskumrunun hareleri daha sık, gözleri küçük oysa kolyozun hem hareleri daha taraklı hem gözleri daha patlak."- O. Rifat.
2 . Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş.
3 . Çok sert taş, mermer.

HAREKE Nedir?

Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

İLGİLİ Nedir?

İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik: "Tütün piyasası ile ilgili hesapların bir ucu, yine elindeydi."- N. Cumalı.

KİŞİ Nedir?


1 . İnsan, şahıs, zat, nefer: "Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık."- M. Ş. Esendal.
2 . dil bilgisi Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs: "Ben (tekil kişi), sen (tekil kişi), o (tekil kişi); biz (çoğul kişi.) siz (çoğul kişi), onlar (çoğul kişi)."- .
3 . edebiyat Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
4 . halk ağzında Eş, koca.
5 . eskimiş Erkek.

RUHSAL Nedir?


1 . Ruhla ilgili olan, ruhi, tinsel, psikolojik, psişik.
2 . Ruh bilimi ile ilgili, ruh bilimsel, psikolojik.

SAFA Nedir?

bakınız sefa.

SÜRE Nedir?

Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, °müddet: Uzun bir iyileşme süresinden sonra askere gitmiş .

TALK Nedir?

2,7, sertliği
1 olan, hidratlı doğal mağnezyum.

TALKIN Nedir?


1 . Telkin.
2 . din b. (***) Ölü gömüldükten sonra mezar başında imamın söylediği dinî sözler, telkin.

TELKİN Nedir?


1 . Bir duyguyu, bir düşünceyi aşılama.
2 . din b. (***) Talkın.
3 . ruh bilimi Bilinç dışı bir sürecin aracılığıyla, kişinin ruhsal veya fizyolojik alanıyla ilgili bir düşüncenin gerçekleştirilmesi: "İçinden gelen gizli bir telkin altında hareket ediyordu."- P. Safa.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

E K L N T İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

İlkten, Kentli, Netlik, Telkin, Tenkil,

5 Harfli Kelimeler

Etkin, Etlik, Etnik, Kitle, Liken, Linet, Nikel, Nitel, Tekil, Tekin, Tekli, Telin, Tikel,

4 Harfli Kelimeler

Ekin, Ekli, Ekti, Elik, Elit, Elti, Enik, Enli, Etik, Etil, Etki, Etli, İken, İlke, İnek, Kent, Kile, Liet, Link, Nite, Tein, Tike,

3 Harfli Kelimeler

Elk, Eti, İle, İlk, Kel, Ket, Kil, Kin, Kit, Net, Tek, Tel, Ten, Tik, Tin,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, En, Et, İl, İn, İt, Ke, Ki, Le, Ne, Te, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.