TELAŞLANMAK (TDK)


1 . Herhangi bir sebeple acelecilik göstermek: "Geliyor! diye telaşlanarak aşağı koştu."- F. R. Atay.
2 . Endişelenmek, kaygılanmak, telaş etmek: "Kafilenin başında polisi gören kadınlar fena telaşlanmışlardır."- H. Taner.

Telaşlanmak kelimesi baş harfi T son harfi K olan bir kelime. Başında T sonunda K olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi E , üçüncü harfi L , dördüncü harfi A , beşinci harfi Ş , altıncı harfi L , yedinci harfi A , sekizinci harfi N , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi A , onbirinci harfi K . Başı T sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ACELECİLİK Nedir?

Aceleci olma durumu, ivecenlik: "Yaya geçidinin yeşilleri yanınca acınacak bir acelecilikle, karşı kaldırımdakilere doğru atıldık."- N. Cumalı.

AŞAĞI Nedir?


1 . Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı.
2 . Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri.
3 . sıfat Bir yere göre daha alçak yerde bulunan: "Aşağı katı, sakin ve daha sıcak olduğu için seçtik."- A. Gündüz.
4 . sıfat Bayağı, adi.
5 . sıfat, mecaz Niteliği düşük, kötü: "Aşağı mal."- .
6 . sıfat, mecaz Daha küçük, daha az: "On sekiz yaşından aşağı olanlar giremez."- .
7 . sıfat, mecaz Değeri daha az.
8 . zarf Aşağıya, yere doğru: "Aşağı inmek."- .

DİYE Nedir?


1 . Herhangi bir yargıya vararak.
2 . Niteleyerek.
3 . Sanarak, diyerek.

ENDİŞE Nedir?


1 . Düşünce.
2 . Tasa, kaygı: "Bütün çehrelere hemen bir durgunluk, hüzün, endişe çökerdi."- R. H. Karay.
3 . Kuşku.
4 . Korku.

ENDİŞELENMEK Nedir?

Tasalanmak, kaygılanmak: "Biz hep o haberlerin tesiriyle düşünür, endişelenir, kuşkulanır, kederlenir dururuz."- Y. K. Beyatlı.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

FENA Nedir?


1 . İyi nitelikte olmayan, kötü: "Rüşvet aslında fena şeydir fakat daha fenası rüşvet ayıplığını kaybetmişliktir."- B. Felek.
2 . Üzücü: "Bu savaş yılları o kadar fena ve ağır felaketler öğretmişti ki..."- H. E. Adıvar.
3 . İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse): "Fena bir öğrenci."- .
4 . Hoşa gitmeyen, rahatsız edici: "Fena günler yaşadığına inanmak için bin şahit lazım."- R. H. Karay.
5 . Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan: "Siz fena adamsınız, odanıza geldiğime bin kere pişman oldum."- P. Safa.
6 . zarf Çok: "Tenis oynarken bileğim burkuldu, berbat, fena acıyor."- P. Safa.

GÖREN Nedir?

Görmek eylemini yapan.

GÖSTERME Nedir?


1 . Göstermek işi: ": "Akreditifi açtırmadan ithal edilecek malı karşılık olarak gösterme olanağı yok."- Ç. Altan.
2 . Teşhir, sergileme.

GÖSTERMEK Nedir?


1 . Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek: "Vitrindeki oyuncağı parmağıyla gösterdi."- .
2 . (-i, -e) Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak: "Size kitaplarımı göstereyim."- .
3 . Belirtmek, anlatmak: "Bu söz onun iyi niyetini gösteriyor."- .
4 . (-e) Bir şeyin etkisi altında tutulmak: "Güneşe göstermek. Aleve göstermek."- .
5 . (-e) Kanıtla inandırmak: "Bunun böyle olduğunu size göstereceğim."- .
6 . (nsz) Öğretmek, açıklamak: "Yol göstermek."- .
7 . (-e, nsz) Yapmasını söylemek, görevlendirmek: "Size ne iş gösterdiler?"- .
8 . Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek: "Bu seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol!"- R. N. Güntekin.
9 . Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak: "Gerçekleri çarpıtarak gösteriyor."- .
10 . (nsz) Görünmek, benzemek. 1
1 . (yardımcı fiil) Etmek: "İtaat göstermek. Dayanışma göstermek."- . 1
2 . (-e), mecaz Sert bir biçimde karşılık vermek: "Anası da babasının küfürlerini tekrarlıyor, evde ona göstereceğini söylüyor, gözlerini açıyor, başını sallıyordu."- Ö. Seyfettin.

HERHANGİ Nedir?

Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

KADI Nedir?

Tanzimat'a kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

KADIN Nedir?


1 . Erişkin dişi insan, zen erkek veya adam karşıtı: "Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler."- A. Ş. Hisar.
2 . Evlenmiş kız.
3 . sıfat Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri olan.
4 . mecaz Hizmetçi bayan.
5 . eskimiş Bayan: "Hintli kadın toplantıyı renklendirmek için herkesin kendisine bazı şeyler sormasını teklif ediyordu."- B. Felek.

KAYGI Nedir?

Üzüntü, endişe duyulan düşünce, tasa: "Korku ve kaygıyla vücudunu dinledi."- A. İlhan.

KAYGILANMA Nedir?

Kaygılanmak işi, üzülme.

KAYGILANMAK Nedir?

Kaygı duymak, üzülmek.

POLİS Nedir?


1 . Şehirde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan kuruluş, kolluk, zabıta.
2 . Bu kuruluşta yer alan görevli, kollukçu: "İki gün sonra, polisler eve giderek annesini götürdüler."- H. E. Adıvar.

SEBEP Nedir?

Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey: "Aynayı kırmamın hiçbir sebebi yoktur."- S. F. Abasıyanık.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TELA Nedir?

Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez.

TELAŞ Nedir?


1 . Herhangi bir sebeple acelecilik: "Atatürk'ün gelişini göremedik ama koridordaki telaştan meseleyi anladık."- H. Taner.
2 . Kaygı, tasa, sıkıntı, endişe: "Ben geçerken onun telaşı, sizi dürtmesi gözümden kaçmadı."- H. E. Adıvar.
3 . Şaşkınlıktan doğan karışıklık, kargaşa: "O günü vapurda bulunup da hanımların telaşını görseydiniz."- R. N. Güntekin.

A A A E K L L M N T Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Telaşlanmak,

10 Harfli Kelimeler

Telaşlanma,

9 Harfli Kelimeler

Antlaşmak, Taşlanmak, Telalamak,

8 Harfli Kelimeler

Allanmak, Allaşmak, Altlamak, Anlaşmak, Anlatmak, Antlaşma, Atlanmak, Katlanma, Nallamak, Şaklatma, Tanlamak, Taşlamak, Taşlanma, Telalama,

7 Harfli Kelimeler

Aklanma, Aklaşma, Allamak, Allanma, Allaşma, Almanak, Altlama, Anlamak, Anlaşma, Anlatma, Atanmak, Atlamak, Atlanma, Kanalet, Kanatma, Kanlama, Kaşanma, Kaşlama, Katlama, Laklama, Lamekan, Nallama, Şaklama, Tanlama, Taşlama,

6 Harfli Kelimeler

Akamet, Aklama, Alamet, Alaten, Allama, Allame, Ametal, Anamal, Anlama, Aşkale, Atamak, Ataman, Atanma, Atlama, Elaman, Kalleş, Kanaat, Kanama, Kanata, Kaşane, Katana, Katman, Kental, Laakal, Makale, Maktel, Manşet, Maşala, Şallak, Şamata, Şenaat, Taşmak, Tekman, Tellak, Temaşa,

5 Harfli Kelimeler

Akala, Aklan, Aklen, Akman, Akşam, Aktaş, Alaka, Alkan, Allem, Almak, Alman, Almaş, Anket, Anlak, Anlam, Anmak, Aşama, Aşmak, Atama, Ataşe, Atmak, Emlak, Eşkal, Kalan, Kalem, Kalma, Kaman, Kamet, Kanal, Kanat, Kanma, Kaşan, Katma, Kelam, Kemal, Keman, Keşan, Ketal, Lamel, Lanet,

4 Harfli Kelimeler

Akma, Akne, Alan, Alem, Alet, Alma, Amal, Aman, Amel, Anal, Anam, Anka, Anma, Aşma, Atak, Ataş, Atel, Ateş, Atma, Elan, Elma, Eman, Enam, Kala, Kale, Kama, Kame, Kana, Kant, Kaşe, Kent, Klan, Laka, Lake, Lala, Lale, Lama, Lame, Laşe, Lata,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ala, Alt, Ama, Ana, Ant, Aşk, Ata, Ate, Ela, Elk, Kal, Kam, Kan, Kaş, Kat, Kel, Kem, Keş, Ket, Lak, Lal, Lam, Lan, Leş, Mal, Maş, Mat, Men, Met, Nal, Nam, Nem, Net, Şak, Şal, Şan, Şat, Şek, Şem,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, An, Aş, At, Ek, El, Em, En, Eş, Et, Ke, La, Le, Me, Ne, Şe, Ta, Te,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.