TEKKE (TDK)


1 . Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergâh: "Hemen her ev yarı saray ve yarı tekke gibi bir şeydi."- A. Ş. Hisar.
2 . İşsiz güçsüz kimselerin buluşup sığındıkları yer.
3 . argo Esrar içilen üstü kapalı yer.
4 . argo Hapishane: "Bakıyorum, tekke sana yaramış, dedi. Ne zaman çıktın?"- T. Yücel.

Tekke kelimesi baş harfi T son harfi E olan bir kelime. Başında T sonunda E olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi E , üçüncü harfi K , dördüncü harfi K , beşinci harfi E . Başı T sonu E olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARGO Nedir?


1 . Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin kullanıldığı söz veya deyim.
2 . Kullanılan ortak dilden ayrı olarak aynı meslek veya topluluktaki insanların kullandığı özel dil veya söz dağarcığı, jargon.
3 . mecaz Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.

BARI Nedir?

Bahçe, açık ağıl etrafındaki çit.

BULUŞ Nedir?


1 . Bulma işi.
2 . İlk defa yeni bir şey yaratma, icat.
3 . Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat: "Bu orijinal buluşu Vali beye borçluyuz."- S. F. Abasıyanık.
4 . edebiyat Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma: "Yazarın güzel buluşları var."- .

ÇIKTI Nedir?


1 . Üretim sonucu ortaya çıkan ürün, girdi karşıtı.
2 . Artık: "Sanayi çıktısı."- .
3 . bilişim Bilgisayarda yazılan bir metnin kâğıda dökülmüş biçimi, print.
4 . Mezuniyet belgesi.

ESRAR Nedir?

Gizler, sırlar: "Yüzüme, tekrar o eski, esrar dolu gözlerle bakıyor."- Y. Z. Ortaç.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GÜÇSÜZ Nedir?

Gücü olmayan, âciz.

HAPİS Nedir?


1 - (Birini) kaçmasını önlemek ya da cezalandırmak için bir yere kapama.
2 - Yasalara göre suçu saptanan bir kimseyi tutukevine koyma cezası.
3 - Cezaya çarptırılmış suçluların kapatıldıkları yer, cezaevi, °hapishane.
4 - Cezaevine kapatılmış kimse, °mahpus.
5 - Pulları salıvermemek, kapatmak temeline dayanan bir çeşit tavla oyunu.

HAPİSHANE Nedir?

Cezaevi: "Ortada zaptiyesiyle, hapishanesiyle, hâkimleri, duruşmaları ile devlet kuvveti vardı, karşı durulamazdı."- T. Buğra.

HİSAR Nedir?

Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kermen, germen. hisar (II) isim, eskimiş, müzik Arapça §i¹¥r
1 . Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.
2 . Klasik Türk müziğinde re diyez notası.

İBADET Nedir?


1 - Kulluk görevi, bağlılık.
2 - Tanrı buyruklarını yerine getirme, Tanrı'ya yönelen saygı davranışı, tapınma.
3 - Ayin, °kült.

İŞSİZ Nedir?

İşi olmayan.

KAPALI Nedir?


1 . Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı: "Şimdi oğlunu kanlı göğsü, kapalı gözleri, mor dudaklarıyla görür gibi oluyordu"- N. Hikmet.
2 . Geçilmez durumda olan.
3 . Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri).
4 . Başı örtülü (kadın).
5 . Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem.
6 . Gizli, saklı: "Meclisler, iç tüzük hükümlerine uygun olarak kapalı oturumlar yapabilir."- .
7 . Açık olmayan (giyecek): "Damalı bir eteklik, açık mavi, kapalı bir yün kazak giymişti."- N. Cumalı.
8 . Bulutlu, karanlık (hava): "Ankara'nın soğuk, kapalı havalı günlerinden biriydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
9 . mecaz İçe dönük yaradılışta olan: "Kapalı ruhlu, ağırbaşlı, güç heyecana gelir insanlardır."- R. H. Karay.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SANA Nedir?

Sen zamirinin yönelme durumu.

SARAY Nedir?


1 . Hükümdarların veya devlet başkanlarının oturduğu büyük yapı.
2 . Kamu işlerinin yürütüldüğü büyük yapı: "Emniyet Sarayı. Spor ve Sergi Sarayı."- .
3 . mecaz Görkemli ve gösterişli yapı: "Bu ev bir saray."- .
4 . eskimiş Devlet başkanı ve çevresi: "Saraydan çağrılmış."- .

SIĞIN Nedir?

Alageyik.

TARİK Nedir?

Yol.

TARİKAT Nedir?

Aynı dinin içinde, tasavvufa dayanan ve kimi ilkelerle birbirinden ayrılan Tanrı'ya ulaşma yollarından her biri.

TEKKE Nedir?


1 . Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergâh: "Hemen her ev yarı saray ve yarı tekke gibi bir şeydi."- A. Ş. Hisar.
2 . İşsiz güçsüz kimselerin buluşup sığındıkları yer.
3 . argo Esrar içilen üstü kapalı yer.
4 . argo Hapishane: "Bakıyorum, tekke sana yaramış, dedi. Ne zaman çıktın?"- T. Yücel.

TÖREN Nedir?


1 . Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi, merasim: "Töreni daha uzaktan izleyen annelerle babalar da sevinçle el çırpıyorlardı."- Ç. Altan.
2 . Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi sebeplerle yapılan toplantı, merasim, seremoni.

YARA Nedir?


1 . Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik: "Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım."- R. H. Karay.
2 . Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık: "Geminin omurgasındaki yara."- .
3 . mecaz Dert, üzüntü, acı: "Bu yarayı deşmeyin."- .

YARI Nedir?


1 . Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf.
2 . Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan: "Yarı yolu aldık. Yarı mesafede."- .
3 . isim Devre arası: "Birinci yarıda dört gol attık."- .
4 . zarf Gereğinden az, tam olmayarak: "Arkasından yarı şaka, yarı sitem ilave ediyor."- A. İlhan.

YÜCE Nedir?

Yüksek, büyük, ulu, ulvi: "Yüce duygular, derin düşünceler ona göre değildir."- S. Taşer.

ZAMAN Nedir?


1 . Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit: "Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım."- Ö. Seyfettin.
2 . Bu sürenin belirli bir parçası, vakit: "Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir."- A. İlhan.
3 . Belirlenmiş olan an.
4 . Çağ, mevsim: "Gül zamanı. Çocukluk zamanı."- .
5 . Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit.
6 . Dönem, devir: "Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi."- H. Taner.
7 . Bir süre ile ilgili durum ve şartlar: "Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu."- H. Taner.
8 . gök bilimi Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram.
9 . dil bilgisi Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı: "Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir."- .
10 . jeoloji Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri.

E E K K T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Tekke,

4 Harfli Kelimeler

Etek, Keke, Kete, Teke,

3 Harfli Kelimeler

Eke, Kek, Ket, Tek,

2 Harfli Kelimeler

Ek, Et, Ke, Te,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.