TEKELCİ (TDK)


1 . Tekel kuran ve bu tekeli kabul ettiren kimse, inhisarcı.
2 . Tekel görevlisi.
3 . sıfat, mecaz Bir şeye, bir düşünceye tek başına sahip olma, benimseme, yayma taraflısı olan: "Politik partilerin tekelci görüşlerinin etkisinden daha kolay sıyrılıyor."- H. Taner.

Tekelci kelimesi baş harfi T son harfi İ olan bir kelime. Başında T sonunda İ olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi E , üçüncü harfi K , dördüncü harfi E , beşinci harfi L , altıncı harfi C , yedinci harfi İ . Başı T sonu İ olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DÜŞÜN Nedir?

Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

DÜŞÜNCE Nedir?


1 . Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, mülahaza, ide, idea: "Anlaşmazlıklarda aracılığına, zor durumlarda düşüncesine başvurulur."- T. Buğra.
2 . Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
3 . Niyet, tasarı.
4 . mecaz Tasa, kaygı, sıkıntı: "Sınıfta kalma düşüncesi uykumu kaçırdı."- .
5 . felsefe İlke, yönetici sav.

ETKİ Nedir?


1 . Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor."- H. Taner.
2 . Bir etken veya bir sebebin sonucu: "Tokadın etkisi kötü oldu."- .
3 . mecaz Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim: "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."- T. Buğra.

GÖRE Nedir?


1 . Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince: "... günün modasına göre taranmış saçlarıyla güzel bir kadın başı uzandı bahçeye."- N. Cumalı.
2 . Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran: "Bilginlerin dediğine göre on milyona yakın Türk yurt değiştirdi."- N. Araz.

GÖREV Nedir?


1 . Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş.
2 . İşlev.
3 . Resmî iş, vazife: "Cavit Bey, görevi ona verdiği gün, Abdi Bey çok sevinmişti."- A. İlhan.
4 . Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.
5 . dil bilgisi Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.
6 . fizyoloji Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
7 . matematik Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.

GÖREVLİ Nedir?


1 . Görevi olan, vazifeli: "Herkesi kendisine hizmetle görevli sanırdı."- Ç. Altan.
2 . isim Resmî görevi olan kimse, memur.

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

GÖRÜŞ Nedir?


1 . Görme işi.
2 . Gözle bir şeyi algılama yetisi.
3 . Cezaevi ve hastanede yapılan ziyaret.
4 . mecaz Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.
5 . mecaz Benzerlerinden ayıran özellik, konsept.

İNHİSAR Nedir?


1 . Tekel.
2 . mecaz Tek başına sahip olma.

İNHİSARCI Nedir?

Tekelci: "Bu büyüklü küçüklü insanların birbirlerine düşkünlüğü, tek taraflı, inhisarcı bir sevgi ve alaka değildi."- S. Ayverdi.

KABUL Nedir?


1 - Bir şeye isteyerek ya da istemeyerek razı olma.
2 - (Konukları ya da işi olanları) Yanına sokma, katına alma: Meclis başkanı yönetim kurulu üyelerini kabul etti .
3 - Sunulan bir şeyi, armağanı alma.
4 - Bir öneriyi uygun bulma, onaylama.
5 - Bir yere alınma.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KOLAY Nedir?


1 . Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı: "Cebimde mevcut paradan bu kadar bir şey buna tahsis etmek pek kolaydı."- H. Z. Uşaklıgil.
2 . isim Kolaylık: "İşin kolayını buldum."- .
3 . zarf Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe: "Yolu bulmak kolay oldu."- Halikarnas Balıkçısı.

KURAN Nedir?

İslam dininin temel ilkelerini, Hz. Muhammet'e gönderilen Tanrı buyruklarını içeren, Müslümanlığın temel kitabı, °Kelamıkadim, °Mushaf.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

PARTİ Nedir?


1 . Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka: "Seçmenler yeni güç santrallerinin doğayı bozacağını düşündükleri için karşı partiyi tutmuşlar."- H. Taner.
2 . İnsan topluluğu. Birleşik Sözler parti ocağı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=parti ocağı&EskiSoz=parti&GeriDon=2 kardeş parti http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=kardeş parti&EskiSoz=parti&GeriDon=2 merkez parti http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=merkez parti&EskiSoz=parti&GeriDon=2 siyasal parti http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=siyasal parti&EskiSoz=parti&GeriDon=2 siyasi parti http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=siyasi parti&EskiSoz=parti&GeriDon=2 muhalefet partisi http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=muhalefet partisi&EskiSoz=parti&GeriDon=2 parti (II) isim Fransızca partie
1 . Bir bütünün parçası, kısım: "Yedi sekiz balyalık bir partiden bir buçuk, iki kilo tütün yürütüyordu."- N. Cumalı.
2 . Bazı oyunlarda bir kez: "Öğle sonları birkaç parti tavla oynamaktan hiç vazgeçmiyorduk."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlamak amacıyla düzenledikleri eğlence: "Gülümhan'ın partisinde tanışır gibi olmuştuk."- A. İlhan.
4 . ekonomi Tutam (II).
5 . mecaz Çok ucuza elde edilen şey, kelepir.
6 . mecaz Vurgun, kazanç: "Kazanmakta olduğu partinin güme gitmesinden korkan terlikçi İhsan..."- H. Taner.
7 . müzik Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri.

SAHİP Nedir?


1 . Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik.
2 . Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil: "Bilgi sahibi. Zevk sahibi."- .
3 . Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse: "Düğün sahipleri gibi adımbaşında bahşiş dağıttığım için hizmetçiler de yüksünmüyorlardı."- R. N. Güntekin.
4 . mecaz Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TARA Nedir?

Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan eğri bir tür bıçak.

TARAF Nedir?


1 . Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri: "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat..."- R. H. Karay.
2 . Yön, yan, doğrultu: "Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Yöre, yer: "Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu."- H. Taner.
4 . İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri: "Karşı tarafın adamları."- .
5 . Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi: "Baba tarafı zengin."- .
6 . Bir şeyin belli bölümü, kısmı: "Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı."- .

TARAFLI Nedir?


1 . Yanı ve yönü olan.
2 . Herhangi bir yöreden olan.
3 . isim Yandaş.

TEKE Nedir?


1 . Erkek keçi.
2 . Bir karides türü.
3 . Tüylü devenin erkeği ile tek hörgüçlü dişi devenin geriye melezlenmesinden elde edilen bir deve türü.

TEKEL Nedir?


1 . Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum, inhisar, monopol: "Türkiye'de bazı içkiler tekel maddeleridir."- .
2 . Devletin herhangi bir üretim alanını elinde tutması, satışı tek elden yönetmesi ve fiyata hâkim olması durumu, inhisar, monopol.
3 . mecaz Bir kişi veya kuruluşun herhangi bir alanda kazandığı büyük güç: "Özel yalıların tekelinden kurtarılan yeni kıyılar da halkın denizle buluşmasını sağlayacak."- H. Taner.

TEKELCİ Nedir?


1 . Tekel kuran ve bu tekeli kabul ettiren kimse, inhisarcı.
2 . Tekel görevlisi.
3 . sıfat, mecaz Bir şeye, bir düşünceye tek başına sahip olma, benimseme, yayma taraflısı olan: "Politik partilerin tekelci görüşlerinin etkisinden daha kolay sıyrılıyor."- H. Taner.

YAYMA Nedir?


1 . Yaymak işi.
2 . Yaymacının sattığı şeylerden oluşan sergi: "Hırdavat yayması."- .

C E E K L T İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Ceketli, Tekelci,

6 Harfli Kelimeler

Ciklet, Keleci, Lekeci, Telcik,

5 Harfli Kelimeler

Ceket, Elcik, Etlik, Kitle, Tecil, Tekel, Tekil, Tekli, Telek, Tikel,

4 Harfli Kelimeler

Celi, Cilt, Ecel, Ekli, Ekti, Elci, Elek, Elik, Elit, Elti, Etek, Etik, Etil, Etki, Etli, İlke, Kele, Kete, Kile, Leke, Lice, Liet, Teke, Tike,

3 Harfli Kelimeler

Cet, Ece, Eke, Elk, Eti, İle, İlk, Kel, Ket, Kil, Kit, Tek, Tel, Tik,

2 Harfli Kelimeler

Ce, Ek, El, Et, İl, İt, Ke, Ki, Le, Te, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.