TEKDÜZELEŞMEK (TDK)

Tekdüze bir duruma gelmek: "Bilmediğiniz oyun kalmayınca tekdüzeleşiyor birden dünya."- H. Taner.

Tekdüzeleşmek kelimesi baş harfi T son harfi K olan bir kelime. Başında T sonunda K olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi E , üçüncü harfi K , dördüncü harfi D , beşinci harfi Ü , altıncı harfi Z , yedinci harfi E , sekizinci harfi L , dokuzuncu harfi E , onuncu harfi Ş , onbirinci harfi M , onikinci harfi E , onüçüncü harfi K . Başı T sonu K olan 13 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİRDEN Nedir?


1 . Bir defada.
2 . Ansızın: "Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım."- R. H. Karay.
3 . Birlikte, beraberce, hepsi bir arada: "Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Çabucak.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

DÜNYA Nedir?


1 . Güneşe yakınlık bakımından üçüncü gezegen, yer, yerküre, yer yuvarı, yer yuvarlağı, acun.
2 . Dış, çevre, ortam: "Biz dünyadan ayrı yaşarken dünya epey değişmiş."- H. C. Yalçın.
3 . İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu: "Batı dünyası. Doğu dünyası."- .
4 . Meslek veya iş birliği içinde bulunma, camia: "Ressamlar dünyasında onun yeri ayrıdır."- .
5 . zamir Elgün, herkes.
6 . mecaz Duygu, düşünce ve hayal âlemi: "Köprüye kadar kendi dünyaları içinde ne tatlı, ne özlü konuşurlardı."- Y. Z. Ortaç.

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

KALMA Nedir?


1 . Kalmak işi: "Asıl derdi, tumturaklı sözler, bitimsiz tartışmalarla gözünü boyayıp birazcık yanında kalmamı sağlamak."- T. Uyar.
2 . sıfat Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan: "Annemden kalma bir evim vardı. Onu rehine koyarak bir ev tuttuk"- Ö. Seyfettin.

OYUN Nedir?


1 . Vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence: "Tenis, tavla, dama, çelik çomak, bale oyundur."- .
2 . Kumar: "Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar."- P. Safa.
3 . Şaşkınlık uyandırıcı hüner: "Hokkabazın oyunu. Cambazın oyunu."- .
4 . Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.
5 . Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü: "Zeybek oyunu."- . "Büyük annem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor."- H. E. Adıvar.
6 . Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes.
7 . Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma: "Olimpiyat oyunları. Akdeniz oyunları."- .
8 . spor Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.
9 . spor Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.
10 . mecaz Hile, düzen, desise, entrika: "Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir."- H. Taner.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TEKDÜZE Nedir?


1 . Değişmeksizin, düzenli, aynı biçimde tekrarlanan, sürüp giden, tek örnek, muttarit, yeknesak, monoton: "Geçmişe ait kişiler, olaylar bu tekdüze yaşam içinde renkli bir rüya hüviyeti alabilirler."- H. Taner.
2 . zarf (te'kdüze) Değişmeyerek, aynı biçimde tekrar edilerek, bitevi, biteviye.

D E E E E K K L M T Z Ü Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

Tekdüzeleşmek,

12 Harfli Kelimeler

Tekdüzeleşme,

9 Harfli Kelimeler

Deşelemek, Düzeltmek, Düzleşmek, Düzletmek, Eteklemek, Kütleşmek, Tekleşmek, Tezleşmek, Zedelemek,

8 Harfli Kelimeler

Deşeleme, Düşlemek, Düzelmek, Düzeltme, Düzlemek, Düzleşme, Düzletme, Ekleşmek, Ekletmek, Eşelemek, Etekleme, Kekeleme, Keşlemek, Kütlemek, Kütleşme, Müşekkel, Teklemek, Tekleşme, Teşekkül, Tezlemek, Tezleşme, Zedeleme,

7 Harfli Kelimeler

Düşleme, Düzelme, Düzemek, Düzleme, Eklemek, Ekleşme, Ekletme, Eletmek, Eşeleme, Eşlemek, Kekleme, Keşleme, Kütleme, Tekdüze, Tekleme, Tezleme, Üleşmek,

6 Harfli Kelimeler

Delmek, Demkeş, Deşmek, Dümtek, Düşlem, Düşmek, Düzeme, Düzlem, Düzmek, Ekleme, Elemek, Eletme, Eşelek, Eşleme, Kekeme, Keleme, Keşkül, Meleke, Teleke, Teleme, Üleşme,

5 Harfli Kelimeler

Delme, Demek, Demet, Deşme, Düşme, Düzem, Düzme, Eklem, Ekmek, Eleme, Elmek, Elzem, Eşlek, Eşlem, Eşmek, Etmek, Ezmek, Kelek, Kelem, Keleş, Keşke, Külek, Külte, Kütle, Medet, Medüz, Melek, Meleş, Melez, Şekel, Şelek, Tekel, Tekke, Tekme, Telek, Telem, Temek, Temel, Tezek, Tümel,

4 Harfli Kelimeler

Delk, Deme, Düet, Düze, Ekme, Elde, Elek, Elem, Emek, Emel, Emet, Eşek, Eşme, Etek, Etme, Ezel, Ezme, Keke, Kele, Keme, Kete, Klüz, Kült, Küme, Leke, Meke, Meşe, Meşk, Meze, Mülk, Müze, Teke, Tüze, Üleş, Ülke, Üşme, Ütme, Üzme,

3 Harfli Kelimeler

Dek, Dem, Dük, Düş, Düz, Ede, Eke, Ekü, Elk, Kek, Kel, Kem, Keş, Ket, Kez, Kül, Küt, Leş, Lük, Met, Şek, Şem, Şet, Tek, Tel, Tem, Tez, Tül, Tüm, Zem, Zül,

2 Harfli Kelimeler

De, Ek, El, Em, Eş, Et, Ke, Le, Me, Şe, Te, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.