TEFRİKA (TDK)


1 . Gazete veya dergilerde çıkan, birbirini tamamlayan yazılardan oluşan dizi: "Geçen yılki turnesini, gazetelerdeki tefrikalardan işitmeyen kalmadı."- H. Taner.
2 . sıfat Bu biçimde yayımlanan.
3 . eskimiş Birbirine kötülük etmeye kadar varan sürekli anlaşmazlık, ikilik: "Türkler arasına tefrika ve nifak koymak için de hürriyet vermişti."- H. C. Yalçın.

Tefrika kelimesi baş harfi T son harfi A olan bir kelime. Başında T sonunda A olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi E , üçüncü harfi F , dördüncü harfi R , beşinci harfi İ , altıncı harfi K , yedinci harfi A . Başı T sonu A olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANLAŞMA Nedir?


1 . Anlaşmak işi.
2 . Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon: "Kültür anlaşması."- .
3 . Sözleşme.

ANLAŞMAZLIK Nedir?

İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf: "Mustafa yedi yaşına basınca ana baba arasında anlaşmazlık kalmadı."- R. H. Karay.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

DERGİ Nedir?

Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, mecmua: "Yanında getirdiği dergileri çıkardı; karıştırmaya, okumaya başladı."- M. Ş. Esendal.

DİZİ Nedir?


1 . Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra: "İki dizi inci."- .
2 . Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri: "İşte bütün eserlerini bir araya toplayacak olan bu dizinin başına yazılacak ön söz."- A. Ş. Hisar.
3 . Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra: "Bir dizi olay. Olaylar dizisi."- .
4 . dil bilgisi Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma.
5 . askerlik Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler.
6 . matematik Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı.
7 . müzik Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü.
8 . sinema, TV (***) Dizi film.

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

ETME Nedir?

Etmek işi.

GAZETE Nedir?


1 . Politika, ekonomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu veya yorumsuz, her gün veya belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan yayın: "Kahvelerde ikinci bir oyalanma yolu, gazetelerdi."- N. Cumalı.
2 . Bu yayının yönetildiği, hazırlandığı, basıldığı yer: "Her gün gazeteye uğruyordu."- .

HÜRRİYET Nedir?

Özgürlük.

İKİL Nedir?

Kimi dillerde ad ve eylem çekimlerinde iki kişi ya da iki nesneyi göstermek için kullanılan nicelik.

İKİLİ Nedir?


1 . İki parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden iki tane bulunan: "İkili priz. İkili abajur."- .
2 . İskambil, domino vb. oyunlarda iki işareti bulunan (kâğıt veya pul).
3 . İki taraf arasında yapılmış: "İkili anlaşma."- .
4 . isim, müzik İki çalgı veya iki ses için düzenlenmiş müzik parçası, düet.
5 . isim İki kişiden oluşmuş topluluk.
6 . isim İkili bahis: "İkili, bir liraya iki yüz yirmi lira verdi."- N. Cumalı.

İKİLİK Nedir?


1 . İki değişik kullanımı veya uygulaması olma durumu.
2 . mecaz Görüş veya düşüncede ikiye bölünmüş olma durumu, anlaşmazlık: "Kasabanın tarihi, bir bakıma ikiliklerinin tarihiydi."- N. Cumalı.
3 . eskimiş İki kuruşluk gümüş akçe.
4 . müzik Birlik notanın yarı süre değerindeki nota.
5 . sıfat İkisi bir arada, iki taneden oluşmuş, iki tane alabilen: "İkilik cezve."- .

İŞİTME Nedir?


1 . İşitmek işi.
2 . Duyma, sema (II): "İnsanoğlunun işitme gücü saniyede üç bin titreşimden öteye eremez."- H. Taner.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

KALMA Nedir?


1 . Kalmak işi: "Asıl derdi, tumturaklı sözler, bitimsiz tartışmalarla gözünü boyayıp birazcık yanında kalmamı sağlamak."- T. Uyar.
2 . sıfat Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan: "Annemden kalma bir evim vardı. Onu rehine koyarak bir ev tuttuk"- Ö. Seyfettin.

KOYMAK Nedir?


1 - Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek.
2 - Eklemek, katmak.
3 - (Bedeni) Bir yere yerleştirmek, dokunmak.
4 - (Bir kimseyi, hayvanı) Bir yere kapatmak.
5 - Bir kimseyi bir kimseye bırakmak, emanet etmek.
6 - Bırakmak, terk etmek.
7 - Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak.
8 - Bırakmak.
9 - (Para için) Biriktirmek; yatırmak.
10 - (İmza, tarih, adres) Yazmak. 1
1 - Uyulması gereken kuralları saptamak, ortaya çıkarmak. 1
2 - Etkilemek, dokunmak. 1
3 - (Bütçede) Bir şey ya da kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. 1
4 - Pişmesi, ısınması için yemeği vb.'yi ocağın üzerine yerleştirmek. 1
5 - Bir kimseyi bir şey yerine koymak, onu öyle görmek.

KÖTÜLÜK Nedir?


1 . Kötü olma durumu, kemlik, şer: "Havaların kötülüğü yüzünden..."- .
2 . Zarar verecek davranış veya söz: "Hiç çare yok, bu tüller yırtılacak ve bütün korkunçluğuyla kötülük ateşi çıkarılacaktır ortaya."- Ç. Altan.

NİFAK Nedir?

Geçimsizlik, anlaşmazlık.

OLUŞ Nedir?


1 - Olmak eylemi ya da biçimi, °vuku.
2 - Oluşma, °teşekkül, °tekevvün.
3 - Bir durumdan öteki duruma geçiş.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SÜREKLİ Nedir?


1 . Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî.
2 . zarf Uzun süreli olarak, daima.
3 . dil bilgisi Ötümlü.

TAMAM Nedir?


1 . Bütün, tüm: "Paranın tamamını verdim."- .
2 . Eksiksiz: "Bu kitap tamam değildir."- .
3 . Yanlış ve yalan olmayan, doğru.
4 . Tamamlanmış, bitmiş: "Haydi Abbas, vakit tamam / Akşam diyordun işte oldu akşam."- C. S. Tarancı.
5 . edat, teklifsiz konuşmada Evet.
6 . ünlem Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz: "Tamam, başka işimiz kalmadı da şimdi onunla uğraşacağız!"- .

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TEFRİK Nedir?

Ayırma, ayırt etme.

TEFRİKA Nedir?


1 . Gazete veya dergilerde çıkan, birbirini tamamlayan yazılardan oluşan dizi: "Geçen yılki turnesini, gazetelerdeki tefrikalardan işitmeyen kalmadı."- H. Taner.
2 . sıfat Bu biçimde yayımlanan.
3 . eskimiş Birbirine kötülük etmeye kadar varan sürekli anlaşmazlık, ikilik: "Türkler arasına tefrika ve nifak koymak için de hürriyet vermişti."- H. C. Yalçın.

TURNE Nedir?

Bulunduğu yerden başka yerlere gösteri yapmak amacıyla giden tiyatro veya müzik sanatçılarının gezisi: "O günlerde Anadolu'ya turneye çıkmak üzere hazırlanıyorduk."- S. F. Abasıyanık.

VARAN Nedir?

Bir olayın tek kalmayıp arkadan daha başkalarının gelebileceğini anlatmak için birden başlayarak sıra ile sayıların başına getirilen bir söz: "Varan bir. Varan iki."- .

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YALÇIN Nedir?


1 . Dik, sarp: "Yanık ve yalçın araziden geçerken Mehmet Emin Bey'in bir mısrasını hatırladım."- H. E. Adıvar.
2 . Düz, kaygan.

YAYIM Nedir?


1 . Yayma işi.
2 . Kitap, gazete vb. okunacak şeylerin basılıp dağıtılması, neşir: "Kitap ve gazete yayımı işi bizim can davamızdır."- R. N. Güntekin.
3 . Herhangi bir eserin radyo ve televizyon aracılığıyla dinleyiciye, seyirciye ulaştırılması, neşir.

YAZI Nedir?


1 . Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi: "Türklerde yazının kullanılması eskidir."- .
2 . Alfabe: "Türk yazısı. Arap yazısı. Nota yazısı"- .
3 . Harfleri yazma biçimi: "İnci gibi bir yazı. Okunaklı yazı."- .
4 . Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü: "İstiklal Harbi'nde millî duyguları aksettiren ümit ile dolu yazılarını hâlâ unutmadık."- O. S. Orhon.
5 . Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale: "İlk yazı denemelerim için gazete bulmaya çalışıyorum."- F. R. Atay.
6 . Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü.
7 . din b. (***) Yazgı.

A E F K R T İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Kreatif, Reaktif, Tefarik, Tefrika,

6 Harfli Kelimeler

Fertik, Firkat, Refika, Tarife, Tefrik, Tekfir, Terfik, Trafik,

5 Harfli Kelimeler

Aktif, Arife, Efkar, Efrat, Erika, Etraf, Fakir, Ferik, Firak, Fitre, İfrat, İftar, Kafir, Katre, Kefir, Kerti, Rafit, Raket, Rakit, Refik, Rekat, Tarif, Tarik, Tekir, Terfi, Terki, Trake,

4 Harfli Kelimeler

Afet, Akit, Arif, Atik, Ekti, Erat, Erik, Etik, Etki, Faik, Fakr, Fare, Fark, Fert, Fire, Frak, İare, İfta, İrat, İtfa, Kafe, Kafi, Kare, Kari, Kart, Kati, Kira, Rate, Rika, Terk, Tike, Tire,

3 Harfli Kelimeler

Afi, Aft, Ait, Ari, Ark, Art, Ate, Ati, Erk, Eti, Fak, Far, Fek, Fer, Fit, İfa, İka, İta, Kar, Kat, Ker, Ket, Kir, Kit, Raf, Ret, Tak, Tar, Tef, Tek, Ter, Tik,

2 Harfli Kelimeler

Af, Ak, Ar, At, Ek, Er, Et, Fa, Fe, İt, Ke, Ki, Ra, Re, Ta, Te, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.