TECESSÜS (TDK)


1 . Belli etmeden kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma: "Yahya Kemal tecessüsü, üstelemeyi Doğuluların bir kusuru olarak görür."- S. Birsel.
2 . Merakını gidermeye çalışma, görme, anlama merakı: "Yenemediğim bir tecessüs beni, bu iki sefilin yanına kadar sürükledi."- Y. K. Karaosmanoğlu.

Tecessüs kelimesi baş harfi T son harfi S olan bir kelime. Başında T sonunda S olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi E , üçüncü harfi C , dördüncü harfi E , beşinci harfi S , altıncı harfi S , yedinci harfi Ü , sekizinci harfi S . Başı T sonu S olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANLAMA Nedir?


1 . Anlamak işi, vukuf.
2 . felsefe Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

BELLİ Nedir?

Beli olan: "Hani sen benim gibi ince belli sarışınları severdin?"- N. Araz. Birleşik Sözler karınca belli http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=karınca belli&EskiSoz=belli&GeriDon=2 belli (II) sıfat
1 . Bilinmedik bir yanı olmayan, malum: "Hâlimiz, vaktimiz sizce belli."- H. R. Gürpınar.
2 . Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr: "Kıyafetinden söyleyeceği şeyin ciddiyeti belli."- Ö. Seyfettin.
3 . Belirli, muayyen: "Belli toplumsal evreler ve iktisadi çevrelerdeki şiir biçimi olan aruz ..."- S. Birsel.

ÇALI Nedir?

Böğürtlen, ahududu gibi ağaççıktan küçük, dalları çok çatallı ve sapları odunsu bitki.

ÇALIŞ Nedir?

Çalma işi: "Her muganninin okuyuşu, her çalanın çalışı yine şahsidir ve ayrıdır."- Y. K. Beyatlı.

ÇALIŞMA Nedir?


1 . Çalışmak işi, emek, say: "Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması: "Bu kiriş hesabında kirişin aşırı yük altında çalışması göz önüne alınmıştır."- .
3 . Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi: "Ağaçtan üretilen işlerin sonradan bozulması istenmiyorsa bütün birleştirilmelerde ağacın çalışması özelliği dikkate alınmalıdır."- .
4 . Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün.

DOĞU Nedir?


1 . Güneşin doğduğu ana yön, gün doğusu, şark, maşrık, batı karşıtı.
2 . Bulunulan yere göre güneşin doğduğu yönde kalan bölge.
3 . gök bilimi Güneşin 2
1 Mart ve 2
3 Eylülde doğduğu yön.

DOĞULU Nedir?


1 . Doğu ülkelerinden olan (kimse), Şarklı.
2 . Türkiye'nin doğusunda bulunan illerden olan (kimse).
3 . Doğu uygarlığını benimsemiş (kimse).

ETME Nedir?

Etmek işi.

GİDER Nedir?


1 . Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf: "Böylece temizleyici giderlerinden tasarruf ettiklerini sanırım."- H. Taner.
2 . Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı.
3 . ekonomi Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar.

GİDERME Nedir?

Gidermek işi.

GÖRME Nedir?

Görmek işi, rüyet.

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

İLGİ Nedir?


1 . İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk.
2 . kimya Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik.
3 . ruh bilimi Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
4 . ruh bilimi Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KEMAL Nedir?


1 - Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik.
2 - En yüksek değer.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

KUSUR Nedir?


1 - Eksiklik, noksan, °nakısa: Kişi kendi kusurunu bile düzeltebilir .
2 - Özür, sakatlık, aksaklık.
3 - Bilerek ya da bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmamak.
4 - Elverişsiz durum.
5 - Bir şeyden artan kısım, üst, °küsur.

MERA Nedir?

Otlak: "Yağmurun altında çobanıyla beraber meraya çıktı, birdenbire şaşırdı."- Ö. Seyfettin.

MERAK Nedir?


1 - Bir şeyi anlamak ya da öğrenmek için duyulan istek.
2 - Bir şeyi edinmek, yapmak, bir şeyle uğraşmak isteği.
3 - Düşkünlük, heves.
4 - Kaygı, tasa, evham.

ÖĞRENME Nedir?

Öğrenmek işi: "Benim kafam böyle bir öğrenme usulüne de yaratılıştan müsait değildi."- Y. K. Karaosmanoğlu.

SEFİL Nedir?


1 . Sefalet çeken, yoksul: "Bu, korkunç bir çocukluğun, sefil, bahtsız bir çocukluğun devamıdır."- S. F. Abasıyanık.
2 . Alçak: "Süfli gayeler, kütleleri ya oldukları yere mıhlayan ve bir arpa boyu ileri götürmeyen sefil isteklerdir."- S. Ayverdi.

SÜRÜ Nedir?


1 . Evcil hayvanlar topluluğu: "Karşıki yamaçların sırtında kısrak sürüleri çanlarını sallayarak otluyordu."- R. H. Karay.
2 . Bir insanın bakımı altındaki hayvanların tümü.
3 . Birlikte yaşayan hayvan topluluğu.
4 . mecaz Yönlendirilebilen insan topluluğu: "Sokaklarda alay geçerken başka çocuklar da sürüye katılır, mektebe kadar giderler."- H. E. Adıvar.

TECESSÜS Nedir?


1 . Belli etmeden kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma: "Yahya Kemal tecessüsü, üstelemeyi Doğuluların bir kusuru olarak görür."- S. Birsel.
2 . Merakını gidermeye çalışma, görme, anlama merakı: "Yenemediğim bir tecessüs beni, bu iki sefilin yanına kadar sürükledi."- Y. K. Karaosmanoğlu.

ÜSTE Nedir?

Fazladan, ayrıca.

ÜSTEL Nedir?

Üstü olan.

ÜSTELEME Nedir?

Üstelemek işi, tekit: "Yahya Kemal abartmayı, üstelemeyi Doğuluların bir kusuru olarak görür."- S. Birsel.

C E E S S S T Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Tecessüs,

7 Harfli Kelimeler

Teessüs,

5 Harfli Kelimeler

Ceset, Cüsse,

4 Harfli Kelimeler

Süet, Üste,

3 Harfli Kelimeler

Cet, Ece, Ses, Set, Süs, Süt, Üst,

2 Harfli Kelimeler

Ce, Es, Et, Se, Te, Üs,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.