TARAMA (TDK)


1 . Taramak işi.
2 . Balık yumurtası ile yapılan bir tür meze: "Tuzlu bademler, fıstıklar, fındıklar, kızarmış sucuklar, küçük börekler, tarama gibi şeylerden çimleniyorum."- B. Felek.
3 . sıfat Gölgeleri yol yol ve çizgi çizgi olan (resim, harita).

Tarama kelimesi baş harfi T son harfi A olan bir kelime. Başında T sonunda A olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi A , üçüncü harfi R , dördüncü harfi A , beşinci harfi M , altıncı harfi A . Başı T sonu A olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BADE Nedir?

Şarap, içki: "Fincanı taştan oyarlar / İçine bade koyarlar."- Halk türküsü.

BADEM Nedir?


1 . Badem ağacı.
2 . Bu ağacın yaş veya kuru yenilen yemişi.

BALIK Nedir?

Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı.

BÖREK Nedir?

Açılmış hamurun veya yufkanın arasına, peynir, kıyma, ıspanak vb. konularak çeşitli biçimlerde pişirilen hamur işi: "Puf böreği. Kol böreği. Nemse böreği."- .

ÇİZGİ Nedir?


1 . Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril: "Bu kâğıda üç çizgi çekti."- Ö. Seyfettin.
2 . Yüz ve vücut hatlarının her biri: "Gözlerinin rengi, yüzünün çizgileri, boyu bosu bile değişmiyordu."- O. Rifat.
3 . matematik Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim: "Çizginin yalnız uzunluk boyutu vardır."- .
4 . mecaz Temel: "Ben hayatımı yeniden ve bambaşka çizgiler üzerinde kuracağım."- A. İlhan.
5 . mecaz Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır.

FELEK Nedir?


1 . Gök, gökyüzü, sema.
2 . Dünya, âlem.
3 . Talih, baht, şans: "Felek oyun etmişti onlara, yiğitlerden ikisi uyuyakaldı."- C. Meriç.
4 . Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı.

FINDIK Nedir?


1 . Kayıngillerden, kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun genellikle Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen, boyu 6-
7 m, yaygın tepeli bir ağaççık (Corylus avellana).
2 . Bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı, nişastalı ürünü.
3 . argo Hileli zar.

FISTIK Nedir?


1 . Antep fıstığı, çam fıstığı veya yer fıstığı denilen yemişlerin genel adı.
2 . sıfat, mecaz Tombul, kısa boylu, tıknaz (kimse): "Anamızın büyük babalarından biri kısa boylu, şişman, eli ayağı ufak bir adam olmalıdır ki ona fıstık demişler."- M. Ş. Esendal.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GÖLGE Nedir?


1 . Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık: "Etrafına gölge salmayan, yemiş vermeyen hangi kütük baltadan kurtulur?"- H. E. Adıvar.
2 . Güneş ışınlarından korunacak yer: "Sakın kesme, gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin."- M. Ş. Esendal.
3 . Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet: "Pencereden dışarıya bir gölge çıktı, arkasından seğirttiler."- A. Gündüz.
4 . Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk.
5 . Röfle.
6 . Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan: "Gölge başkan. Gölge kabine."- .
7 . mecaz Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse.
8 . mecaz Koruma, kayırma himaye: "Onun gölgesi altında yaşıyor."- .

HARİTA Nedir?

Coğrafya, tarih, dil, nüfus vb. konularla ilgili yeryüzünün veya bir parçasının, belli bir orana göre küçültülerek düzlem üzerine çizilen taslağı.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

MEZE Nedir?


1 . İçki içilirken yenilen yiyecek: "Salatayı, peyniri yenilediler. Bu kadar mezenin yenilip bu kadar içkinin içilmesi gene de bir saat sürmedi."- N. Cumalı.
2 . mecaz Eğlence, alay.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SUCU Nedir?

Su satan veya evlere su taşıyan kimse, saka.

SUCUK Nedir?


1 . Şişirilip kurutulmuş bağırsak içine baharlı et kıyması doldurularak yapılan bir tür yiyecek.
2 . Ceviz, badem içi vb. şeyler, bir ipliğe dizildikten sonra nişasta ile koyulaştırılmış kaynar üzüm şırasına batırılarak yapılan tatlı yiyecek.

TARAMA Nedir?


1 . Taramak işi.
2 . Balık yumurtası ile yapılan bir tür meze: "Tuzlu bademler, fıstıklar, fındıklar, kızarmış sucuklar, küçük börekler, tarama gibi şeylerden çimleniyorum."- B. Felek.
3 . sıfat Gölgeleri yol yol ve çizgi çizgi olan (resim, harita).

TARAMAK Nedir?


1 . Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek: "Anası sabaha kadar saçlarını tarıyor, düşünüyor, ürküyordu."- Y. Kemal.
2 . Bir şey veya kimseyi bulmak, denetlemek için türlü yöntemlerden yararlanarak bir yeri sıkı bir biçimde aramak: "Birdenbire uzun bir ışık, sol tarafımızdaki sırtları taradı."- H. E. Adıvar.
3 . Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile ayıklamak, taraklamak.
4 . Taşın yüzünü dişli çelik kalemle işlemek.
5 . Makineli tüfek vb. ateşli silahlarla sürekli olarak bir yere ateş etmek.
6 . (-de) Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek: "Belleğimde taradığım yazarların yarısına yakını hastalıklı idiler."- H. Taner.
7 . mecaz Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçirmek veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit etmek: "Dergileri taramak."- .
8 . mecaz Dikkatle bakmak, süzmek.
9 . bilişim Tarayıcı aracılığıyla kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri bilgisayar ortamına aktarmak.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YUMURTA Nedir?


1 . Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre: "Balık yumurtası. Böcek yumurtası."- .
2 . Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.
3 . Tavuk yumurtası.
4 . anatomi Er bezi: "Koç yumurtası."- .
5 . halk ağzında Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp.

A A A M R T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Aratma, Matara, Tarama,

5 Harfli Kelimeler

Arama, Artma, Atama,

4 Harfli Kelimeler

Arma, Atma, Mart, Taam,

3 Harfli Kelimeler

Ama, Ara, Art, Ata, Mat, Ram, Tam, Tar,

2 Harfli Kelimeler

Am, Ar, At, Ra, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.