TAPANLAMAK (TDK)

Tarlaya atılan tohumu örtmek için sürgü çekmek.

Tapanlamak kelimesi baş harfi T son harfi K olan bir kelime. Başında T sonunda K olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi A , üçüncü harfi P , dördüncü harfi A , beşinci harfi N , altıncı harfi L , yedinci harfi A , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi A , onuncu harfi K . Başı T sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ATIL Nedir?


1 . Tembel.
2 . İşsiz, aylak.
3 . Etkisiz, işe yaramaz.
4 . fizik Süreduran.

ÇEKME Nedir?


1 . Çekmek işi: "Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı."- C. Uçuk.
2 . Çekmece: "Sonra çekmesinden pembe bir dosya çıkarıp önüne sürdü."- H. Taner.
3 . Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak.
4 . Parmak veya mızrapla çalınan çalgı.
5 . Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.
6 . İş yaparken giyilen bir tür şalvar.
7 . sıfat Çekilerek giyilen veya kullanılan: "Erkekleri yandan lastikli çekme fotinden başkasını bilmiyorlardı."- R. H. Karay.
8 . sıfat Düzgün biçimli: "Çekme burun."- .
9 . spor Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması.

ÇEKMEK Nedir?


1 . Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek: "Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı."- R. N. Güntekin.
2 . Taşıtı bir yere bırakmak, koymak.
3 . Germek: "İpi çekmek."- .
4 . İçine almak, emmek.
5 . Bir yerden başka bir yere taşımak: "Ekini tarladan çekmek."- .
6 . Bir amaçla ortadan kaldırmak: "Piyasadaki parayı çekmek."- .
7 . Solukla içine almak: "Beş defa yutkunup üç defa burnunu çektikten sonra anlattı."- B. R. Eyuboğlu.
8 . Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak: "Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi."- T. Buğra.
9 . Atmak, vurmak: "Dayak çekmek. Şut çekmek."- .
10 . Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. 1
1 . Güç durumlara dayanmak, katlanmak: "Yalnız bende meçhul bir hastalık vardı. Sekiz yaşından beri çekiyordum."- P. Safa. 1
2 . (-i) Yüklenmek, üzerine almak, etkisi altında bulunmak: "Onun bütün masraflarını ben çekiyorum."- . "Senin yüzünden bir hâl olursa azabını ömrün boyunca çekersin, ağabey..."- H. Taner. 1
3 . Tartıda ağırlığı olmak: "Tartsaydınız kırk, kırk beş kilodan fazla çekmezdi."- P. Safa. 1
4 . Döşemek: "Kablo çekmek."- . 1
5 . Herhangi bir engel kurmak: "Derenin kış yaz kurumayan suları böğürtlen fidanlarını yükseltmiş, iki tarafa yemiş dolu bir koyu çit çekmiş."- R. H. Karay. 1
6 . Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak: "Birisi niyet çeksin de biz de bir lokma bir şey yiyelim, diye bekleşiyorlar."- S. F. Abasıyanık. 1
7 . İmbik yardımı ile elde etmek: "İspirto çekmek. Gül yağı çekmek."- . 1
8 . Çizgi durumunda uzatmak: "Kirpiğine sürme çek / Kına yak parmağına."- F. N. Çamlıbel. 1
9 . Aynısını yazmak veya çizmek: "Yazıyı temize çekmek. Kopya çekmek."- .
20 . Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak: "Bardak çekmek."- . 2
1 . Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. 2
2 . Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek: "Fotoğraf çekmek. Film çekmek."- . 2
3 . Taşıma gücü olmak: "Bu araba 500 kilodan çok yük çekmez."- . 2
4 . Öğütmek: "Kahve çekmek."- . 2
5 . Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. 2
6 . Dikkat, ilgi vb.ni üzerine toplamak: "Bu kadın iyi terzi elinden çıkmış koyu renk elbiseleri içinde biçimli vücuduyla az sonra dikkati çeker."- R. H. Karay. 2
7 . Hoşa gitmek, sarmak. 2
8 . Kaçan ilmeği örmek: "Çorap çekmek."- . 2
9 . Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak: "Beni lokantasına götürdü, âlâ bir öğle yemeği çekti."- H. E. Adıvar.
30 . Bir duyguyu içinde yaşatmak: "Ona yanıyorum, onun hasretini çekiyorum."- R. H. Karay. 3
1 . Yürütmek, sürmek: "Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın."- Y. K. Beyatlı. 3
2 . (-e) Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek: "Yeğeninin ona çeken tek yanı yoktur."- T. Buğra. 3
3 . Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak: "Sorguya çekmek."- . 3
4 . (-i, -e) Herhangi bir anlama almak: "Bak, sözümü nereye çekti!"- . 3
5 . (-i, -e) Örtmek, giymek: "Yorganınızı başınıza çeker ve uykunuza devam edersiniz."- R. H. Karay. 3
6 . (-i, -e) Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. 3
7 . Yol, ay sürmek: "Sevmediğim ayların çoğu otuz bir çeker, uzundur."- B. Felek. 3
8 . (nsz) Daralıp kısalmak: "Kumaşı yıkayınca çekti."- . 3
9 . Söylemek: "Bir nutuk çekmeye başlarken birdenbire yutkunmuş susmuştu."- Y. K. Beyatlı.
40 . Asmak: "Açıkta durduk. Demir attık. Kayığa tehlike bayrakları çektik."- Halikarnas Balıkçısı. 4
1 . Boya, badana vb. sürmek. 4
2 . Yollamak: "Çektikleri telgrafı babasıyla annesi, bakalım, alabilecekler mi?"- A. İlhan. 4
3 . Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak: "Tulumba, suyu iyi çekiyor. Baca iyi çekiyor."- . 4
4 . Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. 4
5 . fizik Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. 4
6 . teknik Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, tele

ÇEKMEK Nedir?


1 - Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek.
2 - (Taşıt için) Bırakmak, koymak.

ÖRTMEK Nedir?


1 - Korumak, görünmez duruma getirmek ya da gizlemek için üstüne bir şey koymak.
2 - Kapamak.
3 - Kaplamak.
4 - (Kötü bir durumu) Belli etmemek, gizlemek, saklamak.

SÜRGÜ Nedir?


1 . Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme.
2 . Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan.
3 . Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala.
4 . Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap.
5 . Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama.

TARLA Nedir?


1 . Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası: "Kulübelerinize ve tarlalarınıza ne kadar üzülseniz yeridir."- R. E. Ünaydın.
2 . Deniz hayvanlarının çok olduğu yer: "Midye tarlası. İstiridye tarlası."- .

TOHUM Nedir?


1 . Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane.
2 . mecaz Soy sop, döl, nesil, sülale: "Tohumu kurudu."- .
3 . mecaz Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey: "Ruhuna ve hafızasına serpilen bu tohumlar onda zamanla çiçeklerini açar ve meyvelerini verir."- A. Ş. Hisar.
4 . Spermatozoit.

A A A A K L M N P T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Pataklanma, Tapalanmak, Tapanlamak,

9 Harfli Kelimeler

Pataklama, Tapalamak, Tapalanma, Tapanlama,

8 Harfli Kelimeler

Anlatmak, Atlanmak, Kalamata, Kaplanma, Kaplatma, Katlanma, Paklanma, Patlamak, Tanlamak, Tapalama,

7 Harfli Kelimeler

Aklanma, Alamana, Almanak, Anlamak, Anlatma, Atanmak, Atlamak, Atlanma, Kampana, Kanatma, Kanlama, Kapanma, Kapatma, Kaplama, Katalpa, Katlama, Paklama, Palanka, Patlama, Tanlama,

6 Harfli Kelimeler

Aklama, Alpaka, Anamal, Anlama, Apalak, Atamak, Ataman, Atanma, Atlama, Kanaat, Kanama, Kanata, Kapama, Kaplam, Kaplan, Kaptan, Katana, Katman, Matkap, Napalm, Panama, Patlak, Tapmak,

5 Harfli Kelimeler

Akala, Aklan, Akman, Alaka, Alkan, Almak, Alman, Anlak, Anlam, Anmak, Aptal, Atama, Atmak, Kalan, Kalma, Kaman, Kanal, Kanat, Kanma, Kapan, Kapma, Katma, Klapa, Lakap, Makat, Makta, Malak, Manat, Matla, Palan, Patak, Patal, Plaka, Takla, Takma, Talak, Talan, Tapan, Tapma,

4 Harfli Kelimeler

Akma, Alan, Alma, Amal, Aman, Anal, Anam, Anka, Anma, Apak, Atak, Atma, Kala, Kalp, Kama, Kamp, Kana, Kant, Klan, Laka, Lama, Lapa, Lata, Mala, Malt, Mana, Mapa, Naat, Pakt, Pala, Pata, Plak, Plan, Taam, Taka, Talk, Tank, Tapa,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Ala, Alp, Alt, Ama, Ana, Ant, Ata, Kal, Kam, Kan, Kap, Kat, Lak, Lam, Lan, Lap, Mal, Mat, Nal, Nam, Pak, Pal, Pat, Tak, Tal, Tam, Tan,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, An, At, La, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.