TIRPAN (TDK)


1 . Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak: "Ot orağından dönen birkaç köylü, omuzlarında uzun tırpanlarıyla geçiyorlardı."- M. Ş. Esendal.
2 . spor Güreşte devirmek amacıyla rakibin ayak bileklerine hızla ayak vurarak yapılan bir oyun.

Tırpan kelimesi baş harfi T son harfi N olan bir kelime. Başında T sonunda N olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi I , üçüncü harfi R , dördüncü harfi P , beşinci harfi A , altıncı harfi N . Başı T sonu N olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AYAK Nedir?


1 . Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
2 . Bacak.
3 . Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri: "İskemlenin bir ayağı kırık. Bu köprünün dört ayağı var."- .
4 . Vücudun belden aşağı bölümü: "Ayağına bir pantolon çekti."- .
5 . Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi: "Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız."- .
6 . Basamak.
7 . Fut.
8 . Futun küpü alınarak hesaplanan değer.
9 . halk ağzında Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste.
10 . eskimiş Yarım arşın veya 30,
5 cm uzunluğundaki ölçü birimi, kadem. 1
1 . coğrafya Göl ayağı. 1
2 . edebiyat Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. 1
3 . edebiyat Halk edebiyatında uyak: "Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler."- S. Birsel. 1
4 . matematik Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta: "Dikme ayağı."- . 1
5 . spor Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. 1
6 . spor Altılı ganyanda yer alan her bir koşu.

BIÇAK Nedir?


1 . Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç: "Ekmek bıçağı. Sebze bıçağı."- .
2 . Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç: "Basımevi bıçağı."- .

BİÇME Nedir?


1 . Biçmek işi.
2 . Yontulmuş yapı taşı.
3 . matematik Prizma.

BİLE Nedir?


1 . Da, de, dahi: "Bir damlası bile deniz hakkında bize ilmî bir fikir vermeye yetişir."- R. H. Karay.
2 . zarf, eskimiş Birlikte.
3 . zarf Üstelik: "Konuşmadılar bile."- .

BİLEK Nedir?


1 . Elle kolun, ayakla bacağın birleştiği bölüm: "Sonra bileğini avucumun içine alarak nabzını sayıyorum."- R. N. Güntekin.
2 . mecaz Güç, kuvvet.

BİRKAÇ Nedir?


1 - Çok olmayan, az sayıda, az.
2 - Az sayıda kimse.

ÇELİK Nedir?


1 . Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat: "Süngülerini çelikten birer parmak gibi göğe kaldırmışlar."- R. E. Ünaydın.
2 . sıfat Bu alaşımdan yapılmış: "Tavandaki abajursuz, çelik elektrik lambasını yakmış okuyordu."- S. F. Abasıyanık.

DEVİRMEK Nedir?


1 . Ayakta veya dik duran bir şeyi düşürmek, yatay duruma getirmek: "Ağacı devirmek. Masayı devirmek."- .
2 . mecaz Bir yönetim organının veya başkanının yönetim gücünü zorla elinden almak: "Başkanı devirmek."- .
3 . mecaz Bütünüyle içmek: "Birinci, ikinci ve üçüncü bardaklarını hep bu birlik konusuyla devirdiler."- N. Cumalı.
4 . mecaz Bir yana eğmek: "Şapkasını yana devirdi."- .
5 . (nsz), mecaz Bir kitabı başından sonuna kadar okuyup bitirmek.

EKİN Nedir?


1 . Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum: "Yağmur vaktinde ve yeterince yağmalı; ekinlere kına, pancarlara kurt düşmemeli."- T. Buğra.
2 . Kültür, hars.

ESEN Nedir?

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

GÜRE Nedir?


1 . Çiftleşmek isteyen kısrak veya dişi eşek.
2 . Bir yaşından üç yaşına kadar olan tay.
3 . sıfat, mecaz Kuvvetli, dinç.
4 . sıfat, mecaz Çekingen, korkak, ürkek.

GÜREŞ Nedir?

Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması.

HAFİFÇE Nedir?

Hafif olarak, hafif bir biçimde, belli belirsiz: "Birbirimize soğuk bir eda ile hafifçe baş eğdik."- R. H. Karay.

HIZLA Nedir?

Çabucak: "Dar ve sapa yollardan hızla yürümeye çalışıyorduk."- A. H. Tanpınar.

KIVRIK Nedir?

Eğrilip bükülmüş, yuvarlak bir biçim verilmiş: "Sarı, uçları az kıvrık bıyıkları vardı."- Y. Z. Ortaç.

KÖYLÜ Nedir?


1 . Köyde yaşayan veya köyde doğmuş olan: "Biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun / Görünce bir köylünün kıvrılmayan belini."- Ö. B. Uşaklı.
2 . isim Köydeş: "Hasan benim köylümdür."- .
3 . isim Köy halkı: "Köylüleri, özellikle onları çok iyi tanıyordu."- T. Buğra.
4 . mecaz Kaba, anlayışsız: "Otomobilin içinden köylü kılıklı, tıknaz bir adam çıktı."- H. Taner.

OMUZ Nedir?

Boynun iki yanında, kolların gövdeye bağlandığı bölüm.

OYUN Nedir?


1 . Vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence: "Tenis, tavla, dama, çelik çomak, bale oyundur."- .
2 . Kumar: "Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar."- P. Safa.
3 . Şaşkınlık uyandırıcı hüner: "Hokkabazın oyunu. Cambazın oyunu."- .
4 . Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.
5 . Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü: "Zeybek oyunu."- . "Büyük annem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor."- H. E. Adıvar.
6 . Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes.
7 . Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma: "Olimpiyat oyunları. Akdeniz oyunları."- .
8 . spor Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.
9 . spor Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.
10 . mecaz Hile, düzen, desise, entrika: "Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir."- H. Taner.

SPOR Nedir?


1 . Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü.
2 . sıfat Kullanışı rahat, kolay olan: "Hiç değilse spor bir ceket ister şöyle."- H. Taner.

TIRPAN Nedir?


1 . Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak: "Ot orağından dönen birkaç köylü, omuzlarında uzun tırpanlarıyla geçiyorlardı."- M. Ş. Esendal.
2 . spor Güreşte devirmek amacıyla rakibin ayak bileklerine hızla ayak vurarak yapılan bir oyun.

UZUN Nedir?


1 . İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren: "Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece."- Âşık Veysel.
3 . zarf Ayrıntılı, derinlemesine: "Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar."- H. E. Adıvar.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YARA Nedir?


1 . Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik: "Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım."- R. H. Karay.
2 . Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık: "Geminin omurgasındaki yara."- .
3 . mecaz Dert, üzüntü, acı: "Bu yarayı deşmeyin."- .

A I N P R T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Tırpan,

5 Harfli Kelimeler

Artın, Natır, Pınar, Ratıp, Tanrı,

4 Harfli Kelimeler

Anıt, Artı, Rant, Tanı, Tapı, Tıpa, Trap,

3 Harfli Kelimeler

Anı, Ant, Arı, Arp, Art, Ira, Nar, Pat, Pır, Pıt, Rap, Tan, Tar, Tın, Tıp, Tır,

2 Harfli Kelimeler

An, Ar, At, Ra, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.