TIRMANMA (TDK)


1 . Tırmanmak işi.
2 . spor Kendine özgü araçlardan yararlanarak vücudu, kollarla çekerek yukarı doğru yer değiştirme.
3 . askerlik Atom silahlarının gücünün önüne geçilmez, önlenemez bir biçimde hızlanmasını belirten terim.
4 . mecaz Bir durumun, bir olgunun giderek güç kazanması, etkisini artırması, güçlenmesi.

Tırmanma kelimesi baş harfi T son harfi A olan bir kelime. Başında T sonunda A olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi I , üçüncü harfi R , dördüncü harfi M , beşinci harfi A , altıncı harfi N , yedinci harfi M , sekizinci harfi A . Başı T sonu A olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARAÇ Nedir?


1 . Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta, gücünden yararlanılan nesne.
2 . Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta: "Dil, anlaşmayı sağlayan bir araçtır."- .
3 . Taşıt: "Taşıt araçlarına hiç binmez, yaz kış asker postalları ile kilometrelerce yolu yaya yürürdü."- H. Taner.

ARTI Nedir?


1 . Toplama işleminde + işaretinin adı, zait.
2 . sıfat, matematik Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.
3 . mecaz Fazlalık: "Alışkanlıklarımız artılarıyla eksileriyle nelerdir, aktarılmıyor çocuklarımıza."- N. Meriç.

ARTIRMA Nedir?


1 . Artırmak işi: "Para artırmaya önem veriyor."- .
2 . Açık artırma.

ASKERLİK Nedir?

Asker olma durumu, askerlik hizmeti, bayrakaltı, askeriye.

ATOM Nedir?


1 . Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık.
2 . halk ağzında Yaprakları üst üste sarılı topak marul.
3 . felsefe Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

BELİRTEN Nedir?

Tamlayan.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

ÇEKER Nedir?

Bir tartma aletinin kaldırabildiği ağırlık miktarı.

DEĞİŞ Nedir?


1 . Değme işi.
2 . Değişim.

DEĞİŞTİRME Nedir?

Değiştirmek işi, tebdil, tahrif: "Yazınımızın gelenek değiştirmesine bağlı olarak değişik etkenleri var bu durumun"- N. Cumalı.

DOĞRU Nedir?


1 . Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
2 . Gerçek, yalan olmayan: "Doğru haber."- .
3 . Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun: "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur."- A. Gündüz.
4 . isim Gerçek, hakikat: "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz."- N. Ataç.
5 . isim, matematik İki nokta arasındaki en kısa çizgi: "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."- .
6 . zarf Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde: "Çocuk doğru okudu."- .
7 . zarf Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
8 . zarf Yakın, yakınlarında: "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu."- F. R. Atay.
9 . edat Karşı yönünce: "Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
10 . mecaz Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

ETKİ Nedir?


1 . Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor."- H. Taner.
2 . Bir etken veya bir sebebin sonucu: "Tokadın etkisi kötü oldu."- .
3 . mecaz Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim: "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."- T. Buğra.

GİDEREK Nedir?

Yavaş yavaş, derece derece, gittikçe, tedricî olarak, tedricen: "Giderek öyle bir durum ortaya çıktı ki..."- .

GÜCÜ Nedir?

Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.

GÜCÜN Nedir?


1 . Dara dar.
2 . Güçlükle, ancak, zorla.

HIZLA Nedir?

Çabucak: "Dar ve sapa yollardan hızla yürümeye çalışıyorduk."- A. H. Tanpınar.

HIZLANMA Nedir?

Hızlanmak işi.

KAZA Nedir?


1 . Can veya mal kaybına, zararına neden olan kötü olay: "Tren kazası."- .
2 . İlçe, kaymakamlık: "Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm."- R. N. Güntekin.
3 . din b. (***) Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme.
4 . eskimiş, hukuk Yargı.
5 . eskimiş Kadılık görevi.

KAZAN Nedir?


1 . Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap: "Koca bir kazan patates kaynattık."- A. Gündüz.
2 . Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap: "Kazan patladı."- .

KAZANMA Nedir?

Kazanmak işi, edinme.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLGU Nedir?


1 . Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa: "Bilim yoluyla olguları kavrayıp sıralayabiliriz."- O. Hançerlioğlu.
2 . Varlığı deneyle kanıtlanmış şey.
3 . edebiyat Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş.

OLGUN Nedir?


1 - (Meyveler için) Yenecek duruma gelmiş.
2 - (İnsanlar için) Bilgi, görgü ve höşgörüsü gelişmiş, °kâmil.

ÖZGÜ Nedir?

Birine, bir şeye ait olan, belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus: "Hepsi de halis sporculara özgü sevimli bir çocukluk ve candanlık içinde kocamışlardı."- H. Taner.

SİLAH Nedir?


1 . Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç.
2 . mecaz Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç.
3 . mecaz Bir konuda etkili her şey: "Bir maddi menfaate dayanmayan meselelerde rica ve niyaz en kuvvetli bir silahtır."- R. N. Güntekin.

SPOR Nedir?


1 . Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü.
2 . sıfat Kullanışı rahat, kolay olan: "Hiç değilse spor bir ceket ister şöyle."- H. Taner.

TERİM Nedir?


1 . Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah: "Bazıları ise terimlerimizi milletlerarası esaslara bağlamak davasındadırlar."- F. R. Atay.
2 . mantık Geleneksel mantıkta özne veya yüklem.
3 . matematik Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri.
4 . matematik Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri.
5 . matematik Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had.

TIRMANMAK Nedir?


1 . El ve ayaklarıyla tutunarak veya tırnaklarını iliştirerek dik bir yere çıkmak: "İçeride yer bulamayanlar, kahvenin yıkık duvarına tırmanıyorlardı."- H. Taner.
2 . (-i) Yokuş, merdiven vb. çıkmak: "Yokuşu biraz daha tırmandılar."- P. Safa.
3 . Bitki, yakınındaki bir nesneye tutunarak yükselmek: "Sarmaşıklar bahçe duvarına tırmanmış. Hanımeli bizim kata kadar tırmandı."- .
4 . Bir şeyin eğimini izleyerek yükselmek: "Boğazın karşı yakasına tırmanan yolda atı üstünde, tarlasından Urla'ya dönen bir rençperle karşılaştılar."- N. Cumalı.
5 . (nsz), mecaz Belli bir durum, olay gittikçe güç kazanmak, giderek artmak.

YARA Nedir?


1 . Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik: "Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım."- R. H. Karay.
2 . Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık: "Geminin omurgasındaki yara."- .
3 . mecaz Dert, üzüntü, acı: "Bu yarayı deşmeyin."- .

YARAR Nedir?


1 . Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj: "Al takke ver külah, kırsal kesimi çocuğunu okutmanın yararına inandırdık."- A. İlhan.
2 . Çıkar: "Kızılay yararına bir balo."- .
3 . sıfat Yarayan, elverişli, uygun: "Çiçek koymaya yarar bir kap."- .

YUKARI Nedir?


1 . Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı.
2 . mecaz Yetkili kimse: "Emir yukarıdan, çaresiz kaldık."- .
3 . sıfat Benzerleri arasında üstte bulunan: "Yukarı kat."- .
4 . sıfat, mecaz Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan: "O bizden yukarı sınıftandı."- .
5 . zarf Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya: "Yukarı, kocasının odasına çıktı."- M. Ş. Esendal.

A A I M M N R T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Tırmanma,

7 Harfli Kelimeler

Anırtma,

6 Harfli Kelimeler

Anırma, Arantı, Arınma, Arıtma, Mantar, Tanıma,

5 Harfli Kelimeler

Artım, Artın, Artma, Irama, Manat, Mantı, Martı, Natır, Tamam, Tanım, Tanrı, Tarım, Tımar, Tınma,

4 Harfli Kelimeler

Aman, Amma, Anam, Anıt, Anma, Arma, Artı, Atım, Atma, Mama, Mana, Marn, Mart, Naat, Nara, Rant, Taam, Tanı,

3 Harfli Kelimeler

Ama, Ana, Anı, Ant, Ara, Arı, Art, Ata, Ira, Mat, Nam, Nar, Ram, Tam, Tan, Tar, Tın, Tır,

2 Harfli Kelimeler

Am, An, Ar, At, Ra, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.