TIKILMAK (TDK)


1 . Tıkma işi yapılmak: "Bütün vücudu sanki ziftten bir kılıf içine tıkılmış gibi idi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Dar, sıkıntılı bir yerde bulunmak, sıkışmak: "Mecliste altmış kişi bir odaya tıkıldık."- Y. Z. Ortaç.
3 . Tutukevine konmak: "Dama tıkıldım ama temyizde beraat ettim."- A. Gündüz.

Tıkılmak kelimesi baş harfi T son harfi K olan bir kelime. Başında T sonunda K olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi I , üçüncü harfi K , dördüncü harfi I , beşinci harfi L , altıncı harfi M , yedinci harfi A , sekizinci harfi K . Başı T sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALTMIŞ Nedir?


1 . Elli dokuzdan sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 60, LX rakamlarının adı.
3 . sıfat Altı kere on, elli dokuzdan bir artık.

BERAAT Nedir?

Aklanma.

BULUNMAK Nedir?


1 . Bulma işine konu olmak: "Yerde para bulundu."- .
2 . (-de) Herhangi bir durumda olmak: "Hayırlı bir işe yardımda bulunmuş oluyorsunuz."- R. H. Karay.
3 . (-de) Bir yerde olmak: "İçinde bulunduğumuz tarihte Osmanlı Devleti'nin temelleri çökmüş, ömrü tamam olmuştu."- Atatürk.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GÜNDÜZ Nedir?


1 . Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü.
2 . zarf Gündüz vaktinde: "Gündüz çalışmalı, gece uyumalı."- .

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KILIF Nedir?


1 . Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap: "Bütün vücudu sanki ziftten bir kılıf içine tıkılmış gibi idi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . mecaz Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe.

KİŞİ Nedir?


1 . İnsan, şahıs, zat, nefer: "Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık."- M. Ş. Esendal.
2 . dil bilgisi Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs: "Ben (tekil kişi), sen (tekil kişi), o (tekil kişi); biz (çoğul kişi.) siz (çoğul kişi), onlar (çoğul kişi)."- .
3 . edebiyat Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
4 . halk ağzında Eş, koca.
5 . eskimiş Erkek.

KONMA Nedir?

Konmak işi.

KONMAK Nedir?


1 - (Kuş, kelebek, uçak, toz vb.) Bir yere inmek.
2 - Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak, konaklamak.
3 - Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek.
4 - Bir şeyi emeksiz edinmek.

KONMAK Nedir?

Koymak eylemi yapılmak.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

ORTAÇ Nedir?

Sıfat-fiil.

SANKİ Nedir?


1 . Farz edelim ki, güya.
2 . Soru cümlelerinde belirtilen konuya ilgiyi çekmek veya uyarıda bulunmak için kullanılan bir söz: "Ne olur sanki, sen de gelsen?"- .
3 . Sözüm ona, sözde: "Hatta görünmez bir delikten biri sanki bakıyor."- R. H. Karay.

SIKI Nedir?


1 . Dar: "Sıkı bir kemer."- .
2 . İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan: "Sıkı bir denk."- .
3 . Zorlu, güçlü ve etkili: "En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir."- B. Felek.
4 . Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan: "Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı.
6 . Yoğun: "Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim."- Atatürk.
7 . Cimri.
8 . zarf Sıkıca, iyice: "Sıkı giyinmek."- .
9 . isim Disiplin.
10 . isim Zorlayıcı durum: "Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı."- . 1
1 . isim Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü: "İlk sıkıyı babam attı."- S. Kocagöz. 1
2 . Güçlü ve çabuk, hızlı: "Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker."- R. N. Güntekin.

SIKINTILI Nedir?


1 . Sıkıntısı olan: "Ağrılar kesilmeyince çok sıkıntılı vaziyete düştüm."- R. N. Güntekin.
2 . Sıkıntı veren, çileli, kasvetli, meşakkatli, mukassi: "Son birkaç yılındaki oldukça sıkıntılı durumu bir yana bırakılacak olursa maddi bakımdan rahat, ortanın epey üstünde bir hayatı olmuştur."- A. Ş. Hisar.

SIKIŞMA Nedir?

Sıkışmak durumu: "İçinde garip bir sıkışma, ezilip büzülme duyuyordu."- P. Safa.

SIKIŞMAK Nedir?


1 . Birbirine basınç yapacak kadar yaklaşmak: "Üç hademe, ebe, hasta bakıcı merdivenin orta sahanlığında sıkışmışlar, sedyeyi çevirmeye çalışıyorlar."- M. Ş. Esendal.
2 . Basınçla iki şey arasında kalmak: "Parmağı kapıya sıkışmış."- .
3 . Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak: "Karşıda apartmanın köşesine sıkışmış baraka kahveden bir adam, bir kürek ateş çıkardı."- M. Ş. Esendal.
4 . Zor bir durumda kalmak: "Osmanlı İmparatorluğu sıkışınca üç milyon asker çıkarabiliyordu."- E. İ. Benice.
5 . Sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak: "Göğsü sıkışmış."- .
6 . Tuvalet ihtiyacı gelmek.

TEMYİZ Nedir?


1 . Ayırt etme.
2 . hukuk Mahkemelerce verilen kararın kanun ve usul yönünden incelenmesini sağlayan yasal yol: "Dama tıkıldım ama temyizde beraat ettim."- A. Gündüz.

TIKMA Nedir?

Tıkmak işi.

TUTU Nedir?

Bir borcun ödeneceğine teminat olarak ödenince geri alınmak şartıyla borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin, ipotek.

TUTUK Nedir?


1 . Akıcı, rahat konuşamayan.
2 . Eski işlevini göremez duruma gelmiş: "Geçen gün beni dövdüler. Boynum, omuzlarım hâlâ tutuk."- A. İlhan.
3 . Kısılmış, tutulmuş, kesik: "Ağır ağır ve tahtalar arasında boğulan tutuk akislerle yükseliyordu."- P. Safa.
4 . hukuk Tutuklu.
5 . Kapalı, tıkalı.
6 . Sıkıntılı: "Bu tutuk hava içinde saat ona doğru Meclisin zili uzun uzun çaldı."- R. E. Ünaydın.
7 . mecaz Durgun, çekingen, sıkılgan: "Bu babadan geçme derviş huyum, hoşgörüm yüzünden tutuk oluşumu anlamıyorlar."- N. Meriç.

TUTUKEVİ Nedir?

Tutukluların kapatıldığı yer, °tevkifhane.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAPILMA Nedir?


1 . Yapılmak işi.
2 . sıfat Yapılmış: "Eve gelince sokak elbiselerini, yumuşak Fransız flanelinden yapılma ev elbiseleriyle değiştirirdi."- C. Uçuk.

YAPILMAK Nedir?


1 . Yapma işine konu olmak: "Yalı, bolluk zamanında yapılmış çok pencereli, iki katlı yayvan bir binadır."- B. Felek.
2 . mecaz Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak.

ZİFT Nedir?

Katran ve diğer organik maddelerin buharlaşmasından ya da damıtılmasından elde edilen, kolay kırılan, az ısı ile ergiyen, katı, siyah, parlak madde, kara sakız.

A I I K K L M T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Katımlık, Tıkılmak,

7 Harfli Kelimeler

Atımlık, Ilıtmak, Kalıtım, Katıklı, Katılık, Katılım, Katkılı, Tıkılma,

6 Harfli Kelimeler

Atılım, Atkılı, Ilımak, Ilıtma, Kılmak, Kıtlık, Matlık, Takılı, Talkım, Tamlık, Tıkalı, Tıkmak,

5 Harfli Kelimeler

Aklık, Alkım, Altık, Atılı, Atmık, Ilıma, Itlak, Kakım, Kalık, Kalım, Kalıt, Katık, Katım, Katkı, Katlı, Kılık, Kılma, Kımıl, Kıtal, Kıtık, Takım, Tıkım, Tıkma,

4 Harfli Kelimeler

Akıl, Akım, Aklı, Alık, Alım, Altı, Atık, Atıl, Atım, Atkı, Atlı, Ilık, Ilım, Katı, Kıta, Malt, Takı, Talk,

3 Harfli Kelimeler

Akı, Alt, Kak, Kal, Kam, Kat, Kıl, Kıt, Lak, Lam, Mal, Mat, Tak, Tal, Tam, Tık,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, Am, At, La, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.