TÜRKÇELEŞTİRMEK (TDK)


1 . Türkçeleşmesini sağlamak.
2 . Yabancı dilden Türkçeye çevirmek: "Bazı kere bana hani film Türkçeleştirirler ya, dublaj mıdır nedir, öyle bir şey yapıyormuşum gibime geliyor."- S. F. Abasıyanık.

Türkçeleştirmek kelimesi baş harfi T son harfi K olan bir kelime. Başında T sonunda K olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi R , dördüncü harfi K , beşinci harfi Ç , altıncı harfi E , yedinci harfi L , sekizinci harfi E , dokuzuncu harfi Ş , onuncu harfi T , onbirinci harfi İ , onikinci harfi R , onüçüncü harfi M , ondördüncü harfi E , onbeşinci harfi K . Başı T sonu K olan 15 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BANA Nedir?

Ben zamirinin yönelme durumu ekli biçimi.

ÇEVİRME Nedir?


1 . Çevirmek işi, tedvir: "Kırmızı balıklar birdenbire canlanırlar ve kavanozun içinde birbiri ardınca keyifli keyifli çark çevirmeye başlarlar."- H. E. Adıvar.
2 . Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi: "Değirmende, daha sabahtan gönderilip hazırlanan yağlı bir oğlak çevirmesini tam kıvamında buldular."- R. H. Karay.
3 . sıfat Çevrilmiş, tercüme edilmiş: "Fransızcadan çevirme bir eser."- .
4 . halk ağzında Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar: "Evlerinin önü yüksek çevirme / Kadir Mevla'm bugünlük de ayırma"- Halk türküsü.
5 . askerlik Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara.
6 . müzik Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.

ÇEVİRMEK Nedir?


1 . Bir şeyin yönünü değiştirmek: "Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi."- Y. Z. Ortaç.
2 . Öteki yüzünü görünür duruma getirmek: "Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu."- Ö. Seyfettin.
3 . Döndürerek hareket ettirmek: "Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi."- S. F. Abasıyanık.
4 . Yönetmek, idare etmek: "Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor."- H. Taner.
5 . Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek: "Arkadaşı bizi çevirip evine götürdü."- .
6 . Geri göndermek: "Kendisine yollanan parayı çevirmiş."- .
7 . Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek.
8 . Çevrilemek, tevil etmek: "Sözü işine geldiği gibi çevirdi."- .
9 . (-den) Çeviri yapmak: "Romanlar, hikâyeler yazar; yahut Fransızcadan çevirirmiş."- M. Ş. Esendal.
10 . (-i, -le) Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak: "Bağı duvarla çevirmek."- . 1
1 . (-i, -e) Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek: "Evlerini otele çevirdiler."- . 1
2 . (-den, -e) Bir durumdan başka duruma geçmek. 1
3 . (nsz) Kâğıt oyunu oynamak. 1
4 . (nsz), mecaz Hile, dolap, dalavere vb. dürüst olmayan davranışlar ortaya koymak: "Bendenize şikâyetlerin yapılmaması, iş çevirmek isteyenlerin muvaffak olamayacaklarını bilmeleri neticesidir."- Atatürk. 1
5 . (-i, -e), mecaz Kötü bir duruma getirmek: "Adamı maskaraya çevirmek."- .

DUBLAJ Nedir?


1 . Seslendirme.
2 . Yabancı dildeki filmlerin başka bir dile çevrilmesi işi: "Bazı kere bana hani film Türkçeleştirirler ya, dublaj mıdır nedir, öyle bir şey yapıyormuşum gibime geliyor."- S. F. Abasıyanık.
3 . spor Voleybolda blok yapan arkadaşının arkasında bıraktığı boşluğu doldurma.

FİLM Nedir?


1 . Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit.
2 . sinema Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü.
3 . sinema Sinemalarda gösterilen eser.
4 . Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

HANİ Nedir?


1 . "Nerede, ne oldu, nerede kaldı" anlamlarında kullanılan bir soru sözü: "Çoban kaval çaldı sordu bülbüle / Sürülerim hani, ovam nerede?"- Z. Gökalp.
2 . Karşıdakinin daha önceden bildiği bir şey kendisine hatırlatılmak istenildiğinde kullanılan bir söz: "Nevin geçen sene kolunda bir ağrı duymuştu hani."- S. F. Abasıyanık.
3 . Verilen sözü hatırlatan sözün başına getirildiğinde sitem anlatan bir söz: "Hani uykun vardı?"- O. Kemal.
4 . Bazen "bari" anlamında kullanılan bir söz: "Hani, benim kim olduğumu bilmese."- .
5 . "Doğrusunu söylemek gerekirse, kaldı ki, üstelik" anlamlarında kullanılan bir söz: "Benim sormam hani yarenlik olsun, anlarsınız ya!"- M. Ş. Esendal.

KERE Nedir?

Kez, yol, defa, sefer: "Bir kere düştün mü ne arayan olur ne soran!"- B. Felek.

ÖYLE Nedir?


1 . Onun gibi olan, ona benzer: "Ben öyle bir şey demedim."- R. H. Karay.
2 . zarf O yolda, o biçimde, o tarzda: "... öyle tembel tembel salınışları, birdenbire öyle bir duruşları, arkalarına bir bakışları var ki insanı çileden çıkarıyor."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . zarf (ö'yle) O denli, o kadar, o derece: "Bugünlerde biraz üzüntü içindeysen de kasavetlenmeyesin öyle."- O. C. Kaygılı.
4 . ünlem İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz: "O ne biçim iş öyle! O nasıl hayvan öyle!"- .

SAĞLAM Nedir?


1 . Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil: "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı."- F. R. Atay.
2 . Zarar görmemiş, bozulmamış: "Bütün eşya sağlam."- .
3 . Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli: "Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor."- M. Ş. Esendal.
4 . Güvenilir: "Sağlam iş. Sağlam para."- .
5 . Gerçek, inanılır bir temeli olan: "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın."- M. Ş. Esendal.
6 . zarf, halk ağzında (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak: "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti."- H. R. Gürpınar.

SAĞLAMA Nedir?


1 . Sağlamak işi: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.
2 . matematik Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılan kontrol işlemi, mizan.

SAĞLAMAK Nedir?


1 . Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek: "Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık."- H. Taner.
2 . Elde etmek, sahip olmak: "... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti."- Y. N. Nayır.
3 . matematik Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. sağlamak (II) (nsz) Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

TÜRK Nedir?


1 . Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse: "Ne mutlu Türk'üm diyene!"- Atatürk.
2 . Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse: "Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur."- M. E. Yurdakul.

TÜRKÇE Nedir?


1 . Genel Türk dili: "Türk yavrusu hıçkırıklarını zapt edemeyerek Türkçe 'ben Bulgarca bilmem' dedi."- Y. K. Beyatlı.
2 . Türkiye Türkçesi.

YABANCI Nedir?


1 . Başka bir milletten olan, başka bir milletle ilgili olan (kimse), bigâne, ecnebi: "Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok."- R. E. Ünaydın.
2 . Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge: "Ben, yabancı bir adam, neme lazım, hiç sesimi çıkarmadım."- M. Ş. Esendal.
3 . Tanınmayan, bilinmeyen, yad: "Yabancı müşteri giremezdi kapısından. Gelenler hep edebiyat adamlarıydı."- Y. Z. Ortaç.
4 . Aynı türden, aynı çeşitten olmayan: "Yağın içinde yabancı maddeler var."- .
5 . Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan: "Bu uygulamanın yabancısıyım."- .
6 . Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan: "Yabancı arabalar buraya park edemez."- .

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

E E E K K L M R R T T Ç Ü İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

Türkçeleştirmek,

14 Harfli Kelimeler

Türkçeleştirme,

13 Harfli Kelimeler

Türkleştirmek,

12 Harfli Kelimeler

Kütleştirmek, Titrekleşmek, Türkçeleşmek, Türkleştirme,

11 Harfli Kelimeler

Ekleştirmek, Kireçleşmek, Kütleştirme, Tetikleşmek, Titrekleşme, Türkçeleşme,

10 Harfli Kelimeler

Çeşitlemek, Ekleştirme, Eleştirmek, Etkileşmek, Keçileşmek, Kertikleme, Kireçlemek, Kireçleşme, Müteşekkil, Müteşekkir, Şeritlemek, Tekerlekçi, Tetiklemek, Tetikleşme, Türkleşmek, Üleştirmek, Ürkekleşme,

9 Harfli Kelimeler

Çektirmek, Çeşitleme, Eleştirme, Erketelik, Erteletim, Eşitlemek, Etkilemek, Etkileşme, İçerlemek, İteklemek, Keçileşme, Kertilmek, Keşikleme, Kireçleme, Kirletmek, Kürelemek, Kütleşmek, Kütletmek, Şeritleme, Şükretmek, Tekleşmek, Telemetri, Terletmek, Termitler, Tetikleme, Tirelemek, Titreşmek, Türkleşme, Üleştirme, Üretilmek,

8 Harfli Kelimeler

Çekilmek, Çekişmek, Çekmelik, Çektirme, Çelişmek, Çitlemek, Ekleşmek, Ekletmek, Ekşitmek, Ektirmek, Elektrik, Eleşkirt, Erkekçil, Eşitleme, Eştirmek, Etkileme, Ettirmek, İçerleme, İşletmek, İtekleme, İtelemek, İtleşmek, Kemerlik, Kemrelik, Kertilme, Keşlemek, Kirletme, Kitlemek, Küreleme, Kütlemek, Kütleşme, Kütletme, Metrelik, Müşekkel, Müşterek, Reçeteli, Şekerlik, Şeritler, Şirretçe, Şükretme,

7 Harfli Kelimeler

Çekerek, Çekilme, Çekişme, Çekişte, Çekmeli, Çelişme, Çilekeş, Çilemek, Çitleme, Ekilmek, Eklemek, Ekleşme, Ekletme, Ekmekçi, Ekşimek, Ekşitme, Ektirme, Eletmek, Erişmek, Eritmek, Erkekçe, Erkekli, Eşeklik, Eşilmek, Eşlemek, Eştirme, Eteklik, Etkimek, Ettirme, İçerlek, İçermek, İçmeler, İletmek, İşetmek, İşlemek, İşletme, İteleme, İtleşme, Keçiler, Kekleme,

6 Harfli Kelimeler

Çekmek, Çelmek, Çelmik, Çeltek, Çeltik, Çemrek, Çerkeş, Çermik, Çetele, Çileme, Çitmek, Ekilme, Ekleme, Ekşime, Elekçi, Elemek, Eletme, Emekçi, Emekli, Erimek, Erişme, Erişte, Eritme, Erkete, Eşekçe, Eşekçi, Eşelek, Eşilme, Eşleme, Etiket, Etkime, İçerme, İletme, İrkmek, İşemek, İşetme, İşleme, Keçeli, Kekeme, Keleme,

5 Harfli Kelimeler

Çekek, Çekel, Çekem, Çeker, Çekik, Çekim, Çekiş, Çekme, Çekül, Çelek, Çelik, Çelim, Çelme, Çemiş, Çeşit, Çeşme, Çilek, Çimek, Çitme, Eklem, Ekler, Ekmek, Eküri, Elçek, Elçim, Eleme, Elmek, Emlik, Erime, Erkeç, Erkek, Erkli, Erlik, Ermek, Ermiş, Eşlek, Eşlem, Eşlik, Eşmek, Etçik,

4 Harfli Kelimeler

Çeki, Çeri, Çete, Çile, Ekim, Ekli, Ekme, Ekşi, Ekti, Elçi, Elek, Elem, Elik, Elim, Elit, Elti, Emeç, Emek, Emel, Emet, Emik, Emir, Emiş, Erek, Erik, Eril, Erim, Eriş, Erke, Erme, Erte, Eşek, Eşik, Eşit, Eşli, Eşme, Etçi, Etek, Eter, Etik,

3 Harfli Kelimeler

Çek, Çil, Çim, Çir, Çiş, Çit, Çük, Çüş, Eke, Ekü, Elk, Erk, Eti, İle, İlk, Kek, Kel, Kem, Ker, Keş, Ket, Kik, Kil, Kim, Kir, Kit, Kül, Kür, Küt, Leş, Lim, Lir, Lük, Meç, Met, Mil, Mir, Mit, Ret, Şek,

2 Harfli Kelimeler

Çe, Ek, El, Em, Er, Eş, Et, İç, İl, İm, İş, İt, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Re, Şe, Te, Ti, Üç,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.