TÜREMEK (TDK)


1 . Oluşmak, ortaya çıkmak, meydana çıkmak, parçalanıp çoğalmak, üremek: "Halide Hanım'ın hikâyesinden sonra türeyen bugünkü Turan lokantaları, Turan berberleri, Turan ocakları bütün payitahtı sarmış."- Y. K. Beyatlı.
2 . dil bilgisi Bir kökten çıkmak.

Türemek kelimesi baş harfi T son harfi K olan bir kelime. Başında T sonunda K olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi R , dördüncü harfi E , beşinci harfi M , altıncı harfi E , yedinci harfi K . Başı T sonu K olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BERBER Nedir?


1 . Saç ve sakalın kesilmesi, taranması ve yapılması işiyle uğraşan veya bunu meslek edinen kimse, erkek berberi, perukar.
2 . Bu işin yapıldığı dükkân, erkek berberi, perukar: "Bütün dükkânlar, bakkallar, berberler, kunduracılar bu ana yolun üzerindedir."- S. F. Abasıyanık.

BİLGİ Nedir?


1 . İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.
2 . Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf: "Babası, önce ona, Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti."- H. E. Adıvar.
3 . İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
4 . felsefe Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler.
5 . Bilim: "Doğa bilgisi."- .
6 . bilişim Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.

BUGÜNKÜ Nedir?

Bugüne özgü, bugün olan, bugün yapılan: "Bugünkü Türk şiirinin manzarası şairlerle dolu bir memlekette yaşadığımızı gösteriyor."- S. F. Abasıyanık.

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

ÇIKMA Nedir?


1 . Çıkmak işi.
2 . Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
3 . Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak.
4 . Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, derkenar.
5 . Desteklemek amacıyla verilen para.
6 . sıfat Çıkmış: "Saraydan çıkma İstanbul eşyalarını görünce bunların hakikatine inanmak lazım geldiğini anlamış."- A. Ş. Hisar.
7 . sıfat Eski, kullanılmış: "Çıkma jant."- .

ÇIKMAK Nedir?


1 - İçeriden dışarıya varmak, gitmek.
2 - Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek.
3 - Bir meslek ya da bilim kurumunda okuyup sınavını vererek yetişmiş olmak, mezun olmak.
4 - Ayrılmak, ilgisini kesmek.
5 - Süresi dolunca ayrılmak.
6 - Yapılmak, yürümek.
7 - Yetişecek ölçüde olmak.
8 - Eksilmek.
9 - Sonuca ulaşmak.
10 - Sıyrılmak, ayrılmak. 1
1 - Harcama zorunda kalmak. 1
2 - Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. 1
3 - Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. 1
4 - Bir şeyin yukarısına varmak ya da yükselmek. 1
5 - Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. 1
6 - İş için, yetkili birini orununda görmek. 1
7 - Talihine ya da payına düşmek, isabet etmek, vurmak. 1
8 - Gitmek, koyulmak. 1
9 - Bir konu yetkililerce karara bağlanmak.
20 - Birdenbire görünmek. 2
1 - Mal olmak.

ÇOĞALMA Nedir?

Çoğalmak durumu.

ÇOĞALMAK Nedir?

Azken çok olmak, çok duruma gelmek, artmak: "Ansızın aşağıda ayak sesleri, uğultular çoğaldı."- Y. Z. Ortaç.

HANIM Nedir?


1 . Kız ve kadınlara verilen unvan, bayan: "Ülker Hanım."- .
2 . Kadın, eş: "Yok bizim hanım öyle değildir."- M. Ş. Esendal.
3 . Toplumsal durumu, varlığı iyi olan, hizmetinde bulunulan kadın: "Becerikli hâliyle Zeynep'e ve hanımına ait bütün işleri elinin içine almıştı."- H. E. Adıvar.
4 . sıfat Kadınlığın bütün iyi niteliklerini taşıyan: "Hanım kadın. Hanım kız."- .

KÖKTEN Nedir?

Yüzeyde kalmayıp derine inen, asıl konuyu da içine alan, köklü, cezrî, radikal: "Kökten bir değişiklik."- .

LOKANTA Nedir?


1 . Yemek pişirilip satılan yer, aşevi, restoran: "Galata lokantalarının yemekleri üzerine tetkikler yapmaya başlamış."- A. Rasim.
2 . halk ağzında Aşçı.

MEYDAN Nedir?


1 . Alan, saha: "Yüz binlerce asker sokakları, meydanları, kırları dolduruyordu."- Ö. Seyfettin.
2 . Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri: "Şehir kapılarının önündeki meydanlarda davul zurna çalınıyor, cirit, bar oynanıyordu."- A. H. Tanpınar.
3 . Bulunulan yer ve çevresi, ortalık: "Kileri kilitlemezdi, paraları meydanda dururdu."- Ö. Seyfettin.
4 . Fırsat, imkân veya vakit.
5 . Mevlevi tekkelerinde ayin yapılan yer.

OCAK Nedir?


1 . Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer: "Üç balıkçı güneş batarken kumların üzerine iki taştan bir ocak yaptılar ve ateş yaktılar."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . Şömine: "Ocağın önünde oturup acayip bir dikkatle odunların yanışına bakar."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet: "Anlaşılan çamaşırcı giderken ocağı tam söndürmemiş olacak."- H. Taner.
4 . Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer: "Konuşmalar iyice kızışmaya başladığı vakit kahve ocağının önünde görünür."- S. Birsel.
5 . Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer: "Mermer ocağı. Kömür ocağı."- .
6 . Bahçelerde ve bostanlarda her tür meyve ve sebze ekimine ayrılmış, çevresinden biraz yükseltilmiş toprak parçası: "Mustafa, arkasına güçlü kuvvetli bir kadın takmış, üç evleğine çizgiler, ocaklar açıyordu."- S. F. Abasıyanık.
7 . Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer: "Başlangıçtan beri burası bir vatansever ocağı idi."- F. R. Atay.
8 . Yılın birinci ayı, kânunusani: "Ocak ayını sevmem, oldum olası."- B. Felek.
9 . tarih Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri.
10 . mecaz Ev, aile, soy: "Henüz temelleri atılmayan kendi ocağım kurulmadan yıkılmıştı."- A. Gündüz. 1
1 . halk ağzında Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile.

OLUŞ Nedir?


1 - Olmak eylemi ya da biçimi, °vuku.
2 - Oluşma, °teşekkül, °tekevvün.
3 - Bir durumdan öteki duruma geçiş.

OLUŞMA Nedir?

Oluşmak işi, teşekkül.

OLUŞMAK Nedir?

Belli bir varlık kazanmak, ortaya çıkmak, meydana gelmek, teşekkül etmek, tekevvün etmek: "Gün batımına yakın İskenderun körfezini sis basıyor, sisten dağlar oluşuyor."- R. H. Karay.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

ORTAY Nedir?


1 . Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).
2 . Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

PAYİTAHT Nedir?

Başkent.

SONRA Nedir?


1 . Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı: "Hadi sen git yağmur bastırmadan ben sonra gelirim."- A. İlhan.
2 . Daha uzak ve ileri bir yerde: "Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık."- R. N. Güntekin.
3 . Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz: "Evvela arabada, sonra sundurmada uyuyup dinlendiğime fena etmiştim."- R. N. Güntekin.
4 . Yoksa, aksi hâlde: "Tembellik etmesin, sonra sınıfta kalır."- .
5 . isim Arkadan gelen bölüm veya zaman: "Bunun sonrası yok. Bu işi sonraya bırakmamalı."- .

TURA Nedir?


1 . Tuğra.
2 . Halat gibi örülmüş iplik çilesi.
3 . Bazı oyunlarda, vurmak için kullanılan düğümlenmiş mendil.
4 . Ucu düğümlenmiş bir mendil aracılığıyla yanan veya yanılanların ebe tarafından cezalandırıldığı bir tür çocuk oyunu.
5 . Metal paranın resimli yüzü.

TURAN Nedir?


1 . Turancıların dünyadaki bütün Türkleri birleştirerek kurmayı amaçladıkları ülkenin adı.
2 . Türklerin Orta Asya'daki en eski yurtları.

TÜRE Nedir?

Adalet.

ÜREM Nedir?

Faiz, getiri.

ÜREME Nedir?


1 . Üremek durumu.
2 . biyoloji Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları sporlarla çoğalmaları, tenasül.

ÜREMEK Nedir?


1 . Canlı, doğup çoğalmak: "Altı, yedi ay içinde küçük sürü üredi."- Ö. Seyfettin.
2 . Yetişmek: "Çubuklu bahçede üreyen kızılcık da hiçbir yerde bulunmaz."- S. Birsel.
3 . mecaz Çoğalmak, artmak: "Yün kalın olduğu için örgü çabuk ürüyor."- .

E E K M R T Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Türemek, Üretmek,

6 Harfli Kelimeler

Kertme, Küreme, Mertek, Türeme, Üremek, Üretme,

5 Harfli Kelimeler

Ermek, Etmek, Kemer, Kemre, Kerem, Kerte, Merek, Meret, Metre, Teker, Tekme, Temek, Terek, Terme, Üreme, Ürkme, Ütmek,

4 Harfli Kelimeler

Ekme, Emek, Emet, Erek, Erke, Erme, Erte, Etek, Eter, Etme, Keme, Kere, Kete, Krem, Küme, Küre, Kürt, Meke, Mert, Mürt, Teke, Tere, Terk, Trük, Türe, Türk, Ürem, Ütme,

3 Harfli Kelimeler

Eke, Ekü, Erk, Kem, Ker, Ket, Kür, Küt, Met, Ret, Tek, Tem, Ter, Tüm, Tür, Üre,

2 Harfli Kelimeler

Ek, Em, Er, Et, Ke, Me, Re, Te,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.