TÖRPÜ (TDK)


1 . Ağaç, kurşun, kalay vb. yumuşak metallerin kabasını almaya yarayan, dişleri uzun ve aralıklı olan eğe.
2 . Bir şeyin yüzündeki pürüzleri gidermek, düzgünleştirmek için kullanılan kısa, ince, pürtüklü eğe: "Tırnak törpüsü."- .

Törpü kelimesi baş harfi T son harfi Ü olan bir kelime. Başında T sonunda Ü olan kelimenin birinci harfi T , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi R , dördüncü harfi P , beşinci harfi Ü . Başı T sonu Ü olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞAÇ Nedir?


1 . Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.
2 . sıfat Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan: "Ağaç tekne."- .
3 . Direk.

ALMA Nedir?


1 . Almak işi.
2 . Alıntı, iktibas: "Ondan acemicesine alma olarak."- Muallim Naci.
3 . spor Bir profesyonel sporcunun, para karşılığı kulübünden bir başka kulübe geçmesi, transfer.

ARALIKLI Nedir?


1 . Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan.
2 . Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklığı olan, espaslı.
3 . zarf Kesik kesik.

DÜZGÜ Nedir?

Norm.

DÜZGÜN Nedir?


1 . Doğru ve pürüzsüz, muntazam: "Düzgün tahta. Düzgün yol."- .
2 . Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.
3 . İyi: "Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil."- M. Ş. Esendal.
4 . zarf Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde: "Düzgün konuşuyor."- .
5 . matematik Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim): "Düzgün çok yüzlü."- .
6 . isim, eskimiş Fondöten.

GİDER Nedir?


1 . Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf: "Böylece temizleyici giderlerinden tasarruf ettiklerini sanırım."- H. Taner.
2 . Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı.
3 . ekonomi Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar.

GİDERME Nedir?

Gidermek işi.

GİDERMEK Nedir?


1 . Ortadan kaldırmak, yok etmek: "Vapur sorar, yol öğrenir, merakımızı gideririz."- S. F. Abasıyanık.
2 . Dindirmek.

İNCE Nedir?


1 . Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı: "İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."- .
2 . Zayıf: "Sarışın, kuru, ince bir kadındı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Taneleri ufak, iri karşıtı: "İnce un. İnce kum."- .
4 . Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı: "İnce nakış."- .
5 . Ayrıntılı: "Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..."- T. Uyar.
6 . Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
7 . Tiz (ses), pes karşıtı: "İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi."- R. N. Güntekin.
8 . Hafif, gücü az: "Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı: "Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı."- R. N. Güntekin.
10 . mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı: "Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor."- .

KABA Nedir?


1 . Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı: "Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı."- Ö. Seyfettin.
2 . Taneleri iri: "Kaba çakıl."- .
3 . Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse): "Kaba, hantal, şivesiz, bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar."- R. H. Karay.
4 . Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli: "Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum."- H. R. Gürpınar.
5 . isim Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer.
6 . mecaz Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü: "Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı."- O. C. Kaygılı.

KALAY Nedir?


1 . Atom numarası 50, atom ağırlığı 118,7, yoğunluğu 7,2
9 olan, 23
2 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, kolay işlenebilen, yumuşak bir element (simgesi Sn).
2 . Kalaylanmış bir kabın üzerindeki alaşım tabakası: "Pencereye, elinde yeni kalaydan çıkmış bir bakır sahanla orta yaşlı kadın geldi."- O. C. Kaygılı.
3 . mecaz Aldatıcı görünüş.
4 . argo Sövme, küfür.

KISA Nedir?


1 . Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı.
2 . Az süren, uzun olmayan: "Türk milleti en kısa zaman içinde yeni harflerle okumaya, yazmaya başladı."- E. İ. Benice.
3 . Ayrıntısı çok olmayan: "Kısa bilgi. Kısa yazı."- .
4 . isim Kısa olan şey: "Uzun lafın kısası."- .
5 . zarf Kısaca, kısaltarak: "Kısa konuştu."- .

KURŞUN Nedir?


1 . Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,
3 olan, 327,
4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb).
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Kurşun boru."- .
3 . Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi: "Kanatları kurşunla parçalanmış bir kartal / Benim gibi seyreder, yerden, mavilikleri."- Y. N. Nayır.

META Nedir?


1 - Mal, ticaret malı.
2 - Elde bulunan varlık, sermaye.

METAL Nedir?


1 . Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde, metal.
2 . Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

PÜRTÜKLÜ Nedir?

Pürtükleri olan: "Sanki bu daktilo gürültüleri içinden, sesi pürtüklü bir trombon, tek başına hâlâ o rumbayı çalmakta idi."- H. Taner.

PÜRÜZ Nedir?


1 . Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur: "Cildin pürüzleri."- .
2 . mecaz Engel, güçlük.

TÖRPÜ Nedir?


1 . Ağaç, kurşun, kalay vb. yumuşak metallerin kabasını almaya yarayan, dişleri uzun ve aralıklı olan eğe.
2 . Bir şeyin yüzündeki pürüzleri gidermek, düzgünleştirmek için kullanılan kısa, ince, pürtüklü eğe: "Tırnak törpüsü."- .

UZUN Nedir?


1 . İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren: "Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece."- Âşık Veysel.
3 . zarf Ayrıntılı, derinlemesine: "Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar."- H. E. Adıvar.

YARA Nedir?


1 . Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik: "Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım."- R. H. Karay.
2 . Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık: "Geminin omurgasındaki yara."- .
3 . mecaz Dert, üzüntü, acı: "Bu yarayı deşmeyin."- .

YUMUŞAK Nedir?


1 . Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı: "Pamuk yumuşaktır."- .
2 . Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı: "Yaş dallar yumuşak olur. Yumuşak kumaş."- .
3 . Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran: "... yumuşak lepiska saçlarına amiyane bir perişanlık gelmişti."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Kolaylıkla işlenebilen: "Uzun gagasını yumuşak topraklara sokar, otların kökündeki yaşlığı emerek yaşarmış."- M. Ş. Esendal.
5 . Kolay çiğnenen, kolay kesilen: "Yumuşak ekmek."- .
6 . Ilıman (iklim), sert karşıtı: "Yumuşak iklim. Yumuşak hava."- .
7 . mecaz Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal.
8 . mecaz Okşayıcı, tatlı, hoş: "Gözleri yan aralık, kirpiklerinin arasından bana her zamanki yumuşak, tatlı, sonsuz şefkatiyle bakıyor."- Y. Z. Ortaç.
9 . mecaz Sessiz, hafif: "Onun içinde mutlaka sönüp yanan gizli yumuşak ışıklarla fosforlu bir parıldayış vardır."- A. Ş. Hisar.
10 . dil bilgisi Ötümlü.

P R T Ö Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Törpü,

4 Harfli Kelimeler

Örtü,

3 Harfli Kelimeler

Örü, Pür, Tör, Tüp, Tür,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.