SUNMAK (TDK)


1 . Bir büyüğe veya nezaket gereğince bir kimseye bir şeyi vermek, yollamak, göndermek, takdim etmek: "Bu küçük hadiseyi devlet adamlarımıza bir müşahede olarak sunuyorum."- B. Felek.
2 . Tanıtmak, bilgi vermek amacıyla çeşitli yöntemler kullanarak bir konuyu dinleyenlere aktarmak.
3 . Radyoda, televizyonda, bir eğlence yerinde programı takdim etmek.

Sunmak kelimesi baş harfi S son harfi K olan bir kelime. Başında S sonunda K olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi U , üçüncü harfi N , dördüncü harfi M , beşinci harfi A , altıncı harfi K . Başı S sonu K olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADAM Nedir?


1 . İnsan.
2 . Erkek kişi, kadın karşıtı: "İyi bir adam isterse, babası da verirse varacak."- M. Ş. Esendal.
3 . Birinin yanında ve işinde bulunan kimse: "Kendisi gayet kibirli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar."- K. Tahir.
4 . Birinin yararlandığı, kullandığı kimse: "Hemen hepsi para çevrelerinin adamlarıydı."- C. Meriç.
5 . Birinin sözünü dinleyen, nazını çeken kimse, kayırıcı: "O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez."- .
6 . Görevli kimse: "Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam buluverse."- R. H. Karay.
7 . İyi huylu, güvenilir kimse: "Amcam, güngörmüş bir adamdı."- R. N. Güntekin.
8 . Bir alanda derin bilgisi olan kimse: "Bir sanatçının, bilim adamının düşünmek için bol zamana ihtiyacı vardır."- H. Taner.
9 . Bir alanı benimseyen kimse.
10 . ünlem Bir şeyin önemsenmediği anlatılmak istendiğinde kullanılan söz: "Adam, vazgeç!"- . 1
1 . halk ağzında Eş, koca.

AKTAR Nedir?


1 . Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân.
2 . İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.

AKTARMA Nedir?


1 . Aktarmak işi.
2 . Bir taşıttan başka bir taşıta geçme: "Bebek'ten aktarma Rumeli kıyısı vapurları bulunurdu."- R. H. Karay.
3 . Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme.
4 . Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
5 . edebiyat Alıntı.
6 . spor Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi.
7 . ekonomi Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer.
8 . ticaret Para aktarımı.

AKTARMAK Nedir?


1 . Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek.
2 . (-i) Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek.
3 . (-den, -e) Bir dilden başka bir dile çevirmek, tercüme etmek.
4 . Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak.
5 . Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek.
6 . İletmek, bildirmek: "Derdini size aktarıp arınmış, sizi zehirleyip bırakmıştır."- H. Taner.
7 . Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak.
8 . Bir kitabı başından sonuna kadar okumak.
9 . (-i) Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak.
10 . edebiyat Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. 1
1 . (-i), edebiyat Alıntılamak: "Onun yerine Salah Birsel'in bir şiirini aktaracağız."- S. Birsel. 1
2 . teknik Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek.

BİLGİ Nedir?


1 . İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.
2 . Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf: "Babası, önce ona, Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti."- H. E. Adıvar.
3 . İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
4 . felsefe Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler.
5 . Bilim: "Doğa bilgisi."- .
6 . bilişim Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.

BÜYÜ Nedir?


1 . Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, sihir, füsun, bağı: "Akkız Ana, Hasan'a gönül vermenin bir büyü olduğunu, ne kadar anlatmışsa da kâr etmemiş."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Karşı durulamaz güçlü etki: "Ondan tüten görünmez bir büyünün içinde titriyorum."- Y. Z. Ortaç.

ÇEŞİTLİ Nedir?

Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi: "Boğaziçi'nin çeşitli yerlerine dair fikirlerini söyledi."- R. H. Karay.

DEVLET Nedir?


1 - Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal örgütlü bir ulusun ya da uluslar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.
2 - Devletin yönetim katı, °hükümet.
3 - Mutluluk; talih.

EĞLENCE Nedir?


1 . Eğlenme işi, sefahat: "Biz bu işe tuhaf bir merakla eğlence şeklinde başladık."- F. R. Atay.
2 . Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey veya kimse: "Karıma göre en güzel eğlence, kırda yayan gezmek, kırların havasından istifade etmektir."- Ö. Seyfettin.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

FELEK Nedir?


1 . Gök, gökyüzü, sema.
2 . Dünya, âlem.
3 . Talih, baht, şans: "Felek oyun etmişti onlara, yiğitlerden ikisi uyuyakaldı."- C. Meriç.
4 . Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı.

GEREĞİNCE Nedir?

Gereği gibi, gereğine göre, gerektiği gibi, mucibince.

GÖNDER Nedir?


1 . Bayrak direği.
2 . Üvendire.
3 . halk ağzında Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa.

GÖNDERME Nedir?


1 . Göndermek işi, irsal.
2 . Sözlükçülükte bir madde başını işlerken, ilgisi dolayısıyla başka bir madde başına yollama.

GÖNDERMEK Nedir?


1 . Bir yere doğru yola çıkarmak, yollamak, ulaşmasını, gitmesini sağlamak, irsal etmek: "Hepimizi esir edip Malta'ya gönderecekleri ağızlarda dolaşıyordu."- H. E. Adıvar.
2 . Yetki vererek gitmesini sağlamak.
3 . Bir kaynaktan çıkıp gelmek, ulaşmak: "Güneş dünyaya ısı ve ışık gönderir."- .
4 . Yolcu etmek.
5 . Araştırma, yazışma vb.nde kaynak kişiye veya esere işaret etmek, atıf yapmak.

HADİ Nedir?

Haydi.

HADİS Nedir?


1 . Hz. Muhammed'in söz ve davranışları.
2 . Bu söz ve davranışları inceleyen bilim.

HADİSE Nedir?

Olay: "Bir gece evvelki hadiseyi unutmak mümkün müydü?"- P. Safa.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

MÜŞAHEDE Nedir?


1 . Görme.
2 . Gözlem: "Bu hastalığın gösterdiği çeşitli araz üzerindeki sayısız müşahedelerim bana bir nevi pratik ihtisas temin etmişti."- R. N. Güntekin.

NEZAKET Nedir?


1 - Başkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma, incelik, °naziklik.
2 - (Bir iş ya da durum için) Önemli olma, dikkatli davranmayı gerektirme.

PROGRAM Nedir?


1 . İzlence: "Ne yapacaksa yapmadan kurar hatta programını yanındakilere de söylerdi."- Ö. Seyfettin.
2 . Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge.
3 . Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt.
4 . Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü.
5 . Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri.
6 . Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi.
7 . eğitim bilimi Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek.

RADYO Nedir?


1 . Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi.
2 . Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş.
3 . Bu istasyonun yayınlarını alan araç: "Kasabanın matemine hürmet olarak bu akşam radyo susturulmuştu."- R. N. Güntekin.

SUNU Nedir?


1 . Sunulan şey: "İlk Çağın insanları sunu niyetine öd ağacı gibi, günlük gibi güzel koku saçan bitkiler yakarlardı."- A. Erhat.
2 . Ön söz, takdim.
3 . Piyasaya mal çıkartma, arz.

TAKDİM Nedir?


1 . Bir şeyi karşılıksız olarak birine verme, sunma.
2 . Tanıtma, tanıştırma.
3 . Öne alma, önceye alma.

TANI Nedir?

Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis.

TANIT Nedir?


1 . Tanıtlamaya yarayan belge veya herhangi bir şey, beyyine, hüccet.
2 . felsefe Öne sürülen bir şeyin doğruluğunu göstermede izlenen düşünce süreci.

TANITMA Nedir?

Tanıtmak işi, takdim, prezantasyon: "Prenses tanıtmasını bitirmedi, yanımıza genç süvari zabiti geldi."- A. Gündüz.

TANITMAK Nedir?


1 . Bir kimsenin veya bir şeyin tanınmasını sağlamak.
2 . Bir kişinin kim olduğunu başkasına bildirmek, tanıştırmak, takdim etmek, prezante etmek: "Bizim eve sığınmış, terbiyeli bir kadıncağız diye tanıtmıştım."- O. C. Kaygılı.

TELEVİZYON Nedir?

Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.

VERME Nedir?

Vermek işi: "İşitilen sözler, görülen tavırlar, beğenilen düşünceler Şinasi Bey'e yeni fikirler vermeye başladı."- M. Ş. Esendal.

VERMEK Nedir?


1 - (Üzerinde ya da yakınında olan bir şeyi) Birisine eriştirmek, iletmek.
2 - Bırakmak ya da bağışlamak.
3 - Ondan bilmek °atfetmek.
4 - (Düşünce ya da bilgi anlatan şeyler için) Başkalarına iletmek, bildirmek.
5 - Döndürmek, çevirmek, yöneltmek.
6 - Herhangi bir duruma yol açmak.
7 - (Eğlenceli toplantı) Düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
8 - (Sanatçı) Topluluk önünde sanatını göstermek, °icra etmek.
9 - Satmak.
10 - Biriyle evlendirmek. 1
1 - (-i) Ödemek. 1
2 - Yaymak. 1
3 - Ürün üretmek. 1
4 - Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. 1
5 - Tümünü herhangi bir duruma sokmak. 1
6 - Sahip olmasını sağlamak. 1
7 - (Bir şey üzerinde) Etki yapmak, biçimini değiştirmek. 1
8 - Saptamak, tespit etmek. 1
9 - Kazandırmak, katmak.
20 - Ayırmak, harcamak. 2
1 - Dayamak. 2
2 - Kök ya da gövdeleri sonuna -e (-a) ulaç eki almış eylemsilerle tezlikbildirir. 2
3 - Dilek bildiren birleşik eylemler yapar.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YERİNDE Nedir?


1 . İyi, yeterli: "Binbaşı, uzun boylu, ince yapılı, uzun kır bıyıklı, yaşlı ise de gücü yerinde, her işe eli yatan bir adam."- M. Ş. Esendal.
2 . zarf Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde: "Yerinde konuşmak."- .
3 . zarf Durumunda: "Sıkılacak ne var, doktor onun babası yerinde."- M. Ş. Esendal.

YOLLAMA Nedir?

Yollamak işi.

YOLLAMAK Nedir?

Göndermek: "Hekim hademeleri aşağıya yolladı."- M. Ş. Esendal.

YÖNTEM Nedir?


1 . Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika.
2 . Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

A K M N S U Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Sunmak,

5 Harfli Kelimeler

Kamus, Kuman, Kusma, Makus, Masnu, Masun, Muska, Namus, Sumak, Sunak, Sunma,

4 Harfli Kelimeler

Aksu, Kamu, Kuma, Mask, Maun, Suma, Suna,

3 Harfli Kelimeler

Aks, Ask, Kam, Kan, Kas, Kum, Mas, Nam, Nas, Sak, Sam, San,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Am, An, As, Su, Un, Us,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.